Demans ve Alzheimer Hastalığı Tedavileri

Kadınlar Daha Büyük Risk Altında

Demans beyin hastalıklarında görülen bir grup belirtiyi tanımlamak için kullanılan kapsamlı bir terimdir. En çok görülen demans hastalıkları:

  • Alzheimer hastalığı
  • Vasküler demans
  • Parkinson hastalığı
  • Lewy cisimcikli demans
  • Huntington hastalığı

Demans Nedir?

Bellek bozuklukları, odaklanma, muhakeme, akıl yürütme, problem çözme ve diğer bilişsel işlevleri etkileyen bir beyin sendromudur.

Demans kişinin günlük yaşam aktivitelerini engeller. Uyku genellikle bozulur, zamanla sanrılar/hezeyanlar başlayabilir, sosyalleşme etkilenir.

Hastalık ilerledikçe fiziksel aktivite azalır. Sinirlerdeki hasarlar sonucu yapısal gerileme zamanla yürüme zorluğu ve yutkunma/yutma sorunlarına kadar ilerler.

Ozon terapisi Hidrojen Tedavisi demans Alzheimer hastalığı parkinson hastalığılewy cisimcikli demans

Dünya Sağlık Örgütü tarafından halk sağlığı önceliği olarak kabul edilmektedir.

Demansa Neden Olan Hastalıklar Nelerdir?

Demansın en yaygın iki türü Alzheimer hastalığı ve Vasküler demans’tır. Demans vakalarının %50-75 kadar Alzheimer hastalığı, %20-30 kadarı da Vasküler demanstır. Daha az sıklıkta görülen ama yine de nadir olmayan hastalıklar ise Parkinson Hastalığı, Lewy Cisimcikli Demans hastalığıdır.

Nispeten nadir görülen ve demansla seyreden başka hastalıklar da vardır.

Demansa neden olan hastalıklar şunlardır:

  • Alzheimer hastalığı
  • Vasküler demans
  • Lewy Cisim hastalığı
  • Frontotemporal demans
  • Alkole bağlı demans
  • Down sendromu ve Alzheimer hastalığı
  • HIV ile ilişkili demans
  • Kronik Travmatik Ensefalopati (CTE) demans
  • Çocukluk çağı demansı

Demansa yol açan hastalıklarının ortak özelliği beyin dokusunda enflamasyon olmasıdır. Enflamasyon travma veya mikropların başlattığı ilerleyici bir süreçtir.

Demansın Belirtileri Nedir?

Demansın en iyi bilinen etkisi unutkanlıktır. Zamanla problem çözme, karar verme yeteneklerinde azalma başlar. Odaklanma güçlüğü, çabuk sinirlenme, uyku sorunları, depresif düşünceler, eskiden hoşlandığı şeylerden artık keyif alamama gibi belirtiler çoğunlukla görülür.

Demans ilerlediğinde kişi özbakımını ihmal eder, sosyal ilişkilerini yürütemez olur, içine kapanır.

Demansa neden olan hastalığa bağlı olarak, bu belirtilere başkaları da eklenir. Örneğin Parkinson hastalığında kas tonusunda azalma, titremeler; Huntington hastalığında kore denilen istemsiz kas hareketleri gibi.

Demansın Nedenleri Nedir?

Demansta beyindeki baskın patoloji enflamasyondur. Enflamasyonun nedeni ise tam olarak açıklığa kavuşmamıştır.

Ancak enflamasyonun bağışıklığın zayıflaması ile birlikte görüldüğü ve kanser dahil pek çok hastalık sürecinde yer aldığı bilinmektedir.

Yaşlanmanın da demansa yol açabileceği ileri sürülmektedir.

Kan Dolaşımı ve Demans (Vasküler Demans)

Vasküler (damarlara ve dolaşıma ait) nedenler beyin dokusunun beslenmesini bozarak hastalık başlatabileceği için, olası bir neden olarak araştırılmaktadır.

Beyin damarlarının herhangi bir nedenle tıkanması o damarın beslediği alanda bulunan hücrelerin oksijensiz ve gıdasız kalmasına yol açacağı için bu durum konuşma ve bellek bozukluklarına, denge/yürüme sorunlarına yol açabilir.

Demans ile seyreden ve Alzheimer hastalığı, Parkinson hastalığı, Lewy cisimcikli demans veya Huntington hastalığı gibi, bilinen bir beyin hastalığıyla ilişkilendirilemeyen durumlar vasküler demans olarak sınıflanır.

Genetik ve Demans

Bunamanın genetik faktörlere bağlı olması ihtimali bilim dünyasını uzun zaman meşgul etmiştir. Ancak araştırmalar sadece Huntington hastalığının genetik nedenlere bağlı olduğunu göstermiştir.

Demans ile seyreden Alzheimer hastalığı, Parkinson hastalığı ve Lewy cisimcikli demans hastalığının nedeninin genetik olmadığı anlaşılmıştır.

Metabolik Hastalıklar ve Demans

Yüksek tansiyon, kan şekeri, abdominal obezite ve bozulmuş kan lipid profili gibi metabolik sendrom bileşenleri, ileri yaşlarda demans oluşumuyla ilişkili iyi bilinen faktörlerdir.

Bunlar karaciğer hastalıklarını düşündürmektedir. Ancak metabolik sendrom ile bilişsel bozukluk arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmak için yürütülen çalışmalarda henüz net sonuçlar elde edilememiştir.

Addison hastalığı, Cushing hastalığı gibi hormonal bozukluklarla demans arasında ilişki olduğu düşünülmektedir.

Kurşun, arsenik, cıva veya manganez gibi ağır metallere maruz kalmanın etkileri halen araştırılmaktadır.

İnsülin kullanan diyabet hastalarında görülen düşük kan şekeri (hipoglisemi) ataklarının tekrarlanmasının rolü olabileceği de ileri sürülmektedir.

Yaşlanma ve Demans

Bunama yaşlanmanın doğal bir sonucu değildir ancak yaşlanma ile bir ilişkisi vardır. Burada yaşla beraber azalan bağışıklığın rol oynama ihtimali yüksektir.

Demans çocukluk çağında da görülebilir.

Çocukluk Çağında Demans

Çocukluk çağı demansı; çocukları konuşma, oyun oynama ve sevdiklerini tanıma gibi becerileri geç öğrenmelerine, öğrenmiş olsalar bile kısa sürede unutmalarına yol açan ilerleyici bir durumdur. Bu durum aylar, yıllar ya da on yıllar boyunca sürebilir, ta ki sonunda beyin vücudu canlı tutma yeteneğini kaybedene kadar.

Çocukluk çağı demansı ilerleyici beyin hasarından kaynaklanır ve anne karnında oluşmuş, 100’den fazla nadir genetik bozukluktan kaynaklanır. Bu çocuklar bu genetik bozukluklarla doğar.

Yetişkin demansının bazı semptomları bu vakalarda da görülür. Bu çocuklar kafa karışıklığı, hafıza kaybı, konuşma kaybı veya hiç öğrenememe ve benzeri daha bir çok semptomlar da gösterir.

Her vakanın demans süreçleri kendine özgüdür. Bazı durumlarda demans belirtileri 1 yaş altı bebeklerde de ortaya çıkabilir ve hızla ilerleyebilir.

demans çocukluk çağı ozon terapi hidrojen tedavisi beslenme alerjiler

Bazı çocuklarda ise belirtiler ergenlik çağına gelene kadar başlamayabilir. Ancak demanslı tüm çocuklar ortak bir zorlukla karşı karşıyadır:

Çocukluk çağı demansı ilerleyicidir. Aylar, yıllar geçtikçe beyinleri giderek daha fazla hasar görür ve yazma, okuma, konuşma, yürüme ve oyun oynama gibi halihazırda geliştirdikleri becerileri giderek kaybederler.

Beyinleri ayrıca vücudun düzgün çalışmasını sağlama ve sonunda vücudu canlı tutma yeteneğini de kaybeder.

100’den fazla nadir nörodejeneratif genetik bozukluğun çocukluk çağı demansına neden olduğu tespit edilmiştir. En çok görülenler aşağıda listelenmektedir:

  • Doğuştan gelen metabolizma bozuklukları
  • Lizozomal bozukluklar
  • Glikoproteinoz
  • Lipid metabolizması ve taşınmasında lizozomal bozukluklar
  • Mukopolisakkaridozlar
  • Diğer lizozomal hastalıklar
  • Lipit metabolizması ve taşınmasıyla ilgili diğer bozukluklar
  • Amino asit ve diğer organik asit metabolizması bozuklukları
  • Vitamine duyarlı doğuştan metabolizma bozuklukları
  • Mineral emilimi ve taşınması bozuklukları
  • Peroksizomal hastalıklar
  • Mitokondriyal bozukluklar
  • Başka şekilde sınıflandırılmamış lökodistrofiler
  • Beyin demir birikimi ile nörodejenerasyon
  • Başka şekilde sınıflandırılmamış hastalıklar

Enfeksiyonlar ve Demans

15 688 kişinin 32 yıl boyunca izlendiği bir araştırmada, bir enfeksiyon nedeniyle hastaneye yatırılan kişilerde daha sonra demans başlama ihtimalinin 2 kat daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Bu enfeksiyonların yerleşimi solunum, idrar yolu, deri, kan ve dolaşım sistemi olarak bildirilmiştir.

Başka araştırmacılar; uçuk, zatürre, frengi, Lyme hastalığı ve diş eti hastalığı (gingivit) geçirenlerde Alzheimer hastalığının daha çok görüldüğünü tespit etmişlerdir.

Çalışmalarda önemli bağlantılar bulunmuştur: Örneğin bir araştırmada Alzheimer hastalığında biriken protein yumaklarının içinde uçuk virüsü DNA’sı tespit edilmiştir.

Bunun yanı sıra bazı araştırmacılar uçuğun beyinde aşırı iltihaba neden olabileceğini gözlemlediler. Laboratuvarda yetiştirilen beyin hücrelerinde, uçuk virüsünün neden olduğu iltihaplanma gösterilerek bu kanıtlandı.

Demans ile pnömoni (zatürre) arasında da bir ilişki bulunmuştur. Araştırmalar hafıza ve düşünme sorunları olan kişilerin zatürreye yakalanma olasılığının daha yüksek olduğunu göstermiştir.

Ayrıca zatürre nedeniyle hastaneye kaldırılan kişilerde hafıza ve düşünme kaybı yaşama olasılığı daha yüksektir. Ancak bu sadece her iki hastalıkta da  bağışıklığın zayıf olmasıyla ilişkili olabilir.

Klamidya, (C. pneumoniae), zatürreye neden olabilen bakterilerden biridir. Bu bakteriler Alzheimer hastalığı olan kişilerin beyin hücrelerinde tespit edilmiştir.

Bakterilerin beyindeki varlığı beyin dokusunda şiddetli enflamasyona (iltihaplanmaya) neden olabilir. Bu, altta yatan Alzheimer hastalığı mekanizmasına katkıda bulunabilir.

Bakterilerin, koku sinyallerini burundan beyne ileten koku alma siniri yoluyla beyne girebildiği farelerde gösterilmiştir.

Beyinde Viral Hastalık ve Demans

Beynin viral enfeksiyonları ile demans arasında ilişki bulunmuştur. Her vakada demans gelişmemekle beraber, hafif unutkanlıklar ve düşünme sorunları bu hastalıklar sırasında sık görülür.

Bulaşıcı bakteriler, virüsler veya mantarlar beyne ulaşırsa, beynin mikroglia adı verilen bağışıklık hücrelerini aktive eder. Mikroglialar aktive edildiğinde beyinde enfeksiyon ajanına bir tepki başlamış olur. Enflamasyon genellikle hasar veya enfeksiyonlarla savaştığı için aslında faydalıdır.

beyin alzheimer parkinson hastalığı ozon
Mikroglia: Beyin bağışıklığının temel hücresi

Ancak çok uzun sürerse ve çözülmezse sorunlara neden olabilir. Saldırganlar bağışıklık sisteminden daha güçlü olduklarında enflamasyon kronik bir hal alır, bu ise dokularda harabiyet yaratır. Aşırı inflamasyonun, sinir hücresi ölümüne neden olarak demansın ilerlemesinde rol oynadığı düşünülmektedir.

Alzheimer hastalığı olan kişilerin kan-beyin bariyeri normalden daha zayıf bulunmuştur. Bu sayede, virüsler, virüslerle enfekte olmuş bağışıklık hücreleri ve diğer iltihabi sinyaller (sitokinler) kolaylıkla beyne girebilir.

Bu, beynin kendi bağışıklık hücrelerinin aktive olmasına neden olur, bu da beyin hücrelerinin iltihaplanmasına ve muhtemelen ölümüne yol açar.

Beyin iltihabı aynı zamanda kan-beyin bariyerini aşırı geçirgen hale getirebilir. Bu, kandaki bağışıklık hücrelerinin daha da fazlasının beyne geçmesine izin verir ve beyin hasarlanma sürecinde bir kısır döngü başlatır.

Alkol Tüketimi ve Demans

Kronik alkol tüketimi ile demans arasında bir ilişki olduğu bilinmektedir. Ancak bu etkinin hangi mekanizmalar üzerinden geliştiği kesinlik kazanmamıştır. Alkolün doğrudan sinir hücrelerine verdiği zarar dışında karaciğer yağlanması ve bağışıklık zayıflığı arasındaki ilişki üzerinde de durulmaktadır.

Kafa Travması ve Demans

Travmatik beyin hasarı, hem demans, hem de beyin tümörü ihtimalini artırır.

Travmatik beyin hasarlarının en korkulan uzun vadeli sonuçlarından biri demanstır; çünkü çok sayıda araştırma, erken veya orta yaşta bir beyin sarsıntısı yaşamanın, ileri yaşlarda demans riskinin artmasıyla ilişkili olduğunu göstermektedir.

Verilere göre, orta şiddette bir beyin sarsıntısı demans riskini 2 kat arttırırken ağır bir beyin sarsıntısı demans riskini 4 kat arttırmaktadır.

Demansta Beyinde Ne Olur?

Demansın altında nörodejeneratif hastalıklar ve vasküler hastalıklar da dahil olmak üzere birçok değişik hastalık süreci yatabilir.

Demansla seyreden tüm beyin hastalıklarında beyin hücrelerinde ortak moleküler mekanizmalar görülür:

  • Oksijen mekanizmasında azalma
  • Oksidatif stres (Oksidasyon=Paslanma)
  • Enflamasyon (iltihap)
  • Mitokondriyal biyo-enerjetiğin bozulması (hücre enerji üretiminde azalma)
  • Nöro-dejenerasyon (beyin hücrelerinin hasarlanarak ölmesi)
  • Kan-beyin bariyeri geçirgenliğinin bozulması (Kandan beyne istenmeyen maddelerin kolaylıkla geçmesi)

Bu süreçler demansa neden olan hastalığın sebepleri ve ilerlemesinden sorumludur.

Nöropsikiyatrik bozukluklarla seyreden pek çok hastalıkta, beyinde değişen oranlarda korteks incelmesi de görülür (beyin küçülmesi veya beyin sulanması).

Demansın Teşhisi ve Tanısı Nasıl Olur?

Demans tanısı ve demansa yol açan hastalığın teşhisi bir nörolog tarafından saptanır. Nörolog, bazı psikolojik testler ve MR, tomografi gibi beyin görüntüleme yöntemlerinin de yardımıyla demansa neden olan hastalığı ve hastalığın hangi safhada bulunduğunu tespit eder.

Bütün demans vakalarının yarıdan fazlasında Alzheimer hastalığı teşhis edilmektedir. Alzheimer hastalığı vakaların %62’sini oluşturur. İkinci en sık görülen hastalık ise %17 ile vasküler demanstır.

Diğer demans türlerinin her biri yüzde 10’un altında bir oranda görülür. Ayrıca semptomları çeşitlilik gösteren ve belli bir alt tipe tam olarak uymayan ‘farklılaşmamış’ demans ile başvuran kişiler de vardır.

Bazı bireylerde ise birden fazla demans alt tipi görülebilmektedir. Bunun nedeni tanı kriterlerinin örtüşmesi olabilir. Çoğu durumda bu bireylerde ‘AD-PD’ (Alzheimer hastalığı ve Parkinson hastalığı) gibi iki demans bozukluğu aynı anda gelişmiş olmaktadır.

Ayrıca ‘Alkole Bağlı Demans’ ve ‘İlaçlara Bağlı Demans’ türleri de vardır. Bu ilaçlara genel anestezi/narkoz da dahildir.

Demans türleri erkek ve kadınlarda farklı sıklıkta görülmektedir: Alzheimer kadınlarda daha sık görülürken Parkinson hastalığı daha çok erkeklerde görülmektedir.

Demansın Tedavisi ve İyileştirme Yolları Nelerdir?

Demansa katkıda bulunan birçok nörodejeneratif bozukluk ilerleyici olduğundan, beyin fonksiyonlarına ek olarak nöronların kaybı da geri döndürülemez olabilir. Bu da demans ile seyreden hastalıkların ilaçlarla tedavisinin olmamasını açıklamaktadır.

Ozon tedavisi ve moleküler hidrojen tedavisi demansı iyileştirdiği bilinen yöntemler arasındadır. Ayrıca akupunktur tedavisinin de destekleyici etkileri vardır.

Ozon Tedavisi bilişsel yaşlanmada en etkili terapötik olanakları sunduğu gibi, Alzheimer hastalığında en az yüzde 70 oranında başarı sağlamaktadır. Bkz -> Demans ve Alzheimer Hastalığında Ozon Tedavisi

Demans Nasıl Önlenir?

Demans ile seyreden beyin hastalıklarının enflamasyon temelinde geliştiği göz önünde bulundurulduğunda; demansa karşı alınacak en iyi önlemler şunlar olabilir:

  • Anti-enflamatuar tıbbi yaklaşımlar (Ozon Tedavisi, Metabolik Detoks Beslenme Programı)
  • Antioksidan desteği (Hidrojen Tedavisi)
  • Bağışıklığı yükseltecek önlemler (Fitoterapi, Akupunktur, Vitamin takviyeleri)
  • Demans riskini azaltmaya yönelik yaşam tarzı değişiklikleri (sosyalleşme, hobiler edinme)
  • Açık havada yapılan fiziksel egzersizler, güneşlenme vb

Demans Araştırmaları ve Yenilikler

Demans araştırmaları hem sebepleri açıklığa kavuşturmak, hem de yeni tedaviler keşfetmek için tüm dünya ülkelerinde devam etmektedir.

Uzun yıllar genetikçilerin sürdürdüğü araştırmalar artık yerini virologların araştırmalarına bıraktı. Şimdiden birkaç virüs türü ile demans ile seyreden hastalıklar arasında bağlantı kurulmuş durumdadır.

Şüpheli virüslerin başında herpes virüs ailesi geliyor. Bu aile insan herpes virüsleri (Human Herpes Virus, HHV) adı ile biliniyor. Uçuk ve suçiçeğine (aynı zamanda zonaya) yol açan virüslerin bulunduğu bu ailede çok daha tehlikeli virüsler de bulunmaktadır:

İnfeksiyöz mononükleozis ve lenfoma hastalıklarına yol açan Epstein-Barr virüsü (HHV-4), Sitomegalik inklüzyon hastalığına yol açan Sitomegalovirüs (HHV-5), altıncı hastalığa yol açan HHV-6A ve B, Pitriazis rozeaya yol açan HHV-7, Kaposi sarkomuna yol açan HHV-8 bunların arasındadır.

Bu gerçek 1979 yılında yapılmış bir araştırmanın Lancet dergisinde yayınlanmasıyla bilim dünyasına sunuldu. Bu araştırma Alzheimer hastalığı ile uçuk virüsü arasında bir bağ olduğunu ileri sürmekte idi. O günden bu yana yayınlanan araştırmalar bu gerçeği kanıtlamış bulunmaktadır.

Bu virüsler vücuda ilk girdikleri zaman ateşli bir hastalık meydana getirirler ama sonrasında bağışıklık sisteminin önemli hücrelerini istila ettikleri için alevlenme dönemlerinde artık bağışıklık sistemi vücut ısısını yükseltecek şekilde savunma tepkisi verememektedir. Bu bağışıklık hücreleri kanımızdaki akyuvarlardır (B lenfositler ve T lenfositler).

Grip virüslerinin ve koronavirüslerin, bu arada COViD-19 etkeni olan SARS-CoV-2 virüsünün de beyinde enflamasyona yol açtığı düşünülmekte. Bu virüslerin, doğrudan beyinde hastalık yapmasalar bile, beyinde daha önce başlamış olan sessiz herpesvirüs enfeksiyonunun alevlenmesine yol açarak etki gösterdiğine dair kanıtlara erişilmiştir

Beyin dokusuna geçen virüsler beyinde enflamasyona yol açarak doku harabiyeti meydana getirirler. Bkz -> COViD-19 Hastalığında Beyin Yaşlanması

1980’lerin başında Time dergisinin kapağından ilan edildiği gibi, enflamasyon çağımızın hastalığı ve demans ile seyreden hastalıklar da beynin enflamatuar hastalıklarıdır.

Günümüzde virüsler arasında Alzheimer hastalığı ile en çok ilişkilendirilen virüsler HHV-6A ve B virüsleridir. Bu virüslerle ilgili yoğun araştırmalar gittikçe hız kazanmaktadır. Daha geniş bilgi için -> Herpes Virüslerin Neden Olduğu Hastalıklar

Alzheimer hastalığı, demans, bunama, Parkinson hastalığı lewy cisimcikli demans

Alzheimer Hastalığı Nedir?

Alzheimer Hastalığı Demans (bunama) ile seyreden beyin hastalıklarından biridir. Tüm demans vakalarının yarıdan çoğu Alzheimer hastalığıdır.

Hastalıkta beyin hücreleri hastalanarak ölür ve zamanla beyin küçülür.

Hastalık ilerleyicidir ve başlangıçtan itibaren beyindeki sinir iletisini aksatmaya başlar. Belirtiler buna bağlı olarak şiddetlenir ve çeşitlenir.

Alzheimer Hastalığı Belirtileri Nasıl Başlar?

Alzheimer hastalığının başlangıcının, teşhisten 20 hatta daha fazla yıl öncesine dayandığı düşünülmektedir.

İlerleyici bellek kaybı, bilişsel yeteneklerde azalma, davranış değişiklikleri gibi belirtiler demansın önde gelen işaretleridir ancak Alzheimer hastalığı teşhis edilmeden önceki yıllarda başka bir çok hastalık görülebilmektedir. Çoğunlukla bunlar Alzheimer hastalığı ile ilişkilendirilemez.

Araştırmalar, Alzheimer Hastalığı teşhisi konulmadan ortalama 3 yıl öncesinden itibaren çeşitli sağlık sorunlarının yoğunlaştığını, bu nedenle doktor ziyaretlerinin sıklaştığını göstermektedir. Bu ziyaretler çok çeşitli nedenlere dayanmakla birlikte en sık görülenler aşağıda listelenmiştir:

  • Sık sık soğuk algınlığı ve grip geçirmek
  • Zona ve uçuk (özellikle yüz bölgesinde, özellikle üst çene ve yüzün üst bölgesinde, göz kapaklarında)
  • Yüz felci, trigeminal nevralji
  • Diyabet hastalığında kan şekeri düzeylerinin iyi kontrol edilememesi
  • Hipertansiyonu olanlarda yüksek tansiyon krizleri
  • Haşimoto tiroiditi, Graves Hastalığı
  • Halsizlik, bir iş gördükten sonra aşırı yorgunluk
  • Sık geçirilen eklem hastalıkları (donuk omuz, artrit, kireçlenme, sırt bel-boyun tutulması vb)
  • Yaygın ağrılar, siyatik ağrısı, fibromiyalji, kronik yorgunluk sendromu (miyaljik ensefalomiyelit/ME)
  • Depresyon ve anksiyete, sinirlilik, tepkisellik, yeni çevrelere uyum zorluğu, odaklanma sorunları
  • İdraryolu şikayetleri (sık idrara çıkma, zorla işeme, prostat sorunları)
  • Sindirim sistemi şikayetleri (mide ağrıları, hazımsızlık, kabızlık)
  • Uyku bozuklukları (uykuya dalma güçlüğü, kesintili uyku, uykuda kabus görme, uykuda yürüme)
  • Kulak uğultusu/çınlaması
  • Meniere hastalığı, baş dönmesi/vertigo atakları
  • Esansiyel tremor
  • Huzursuz bacak
  • Pek çok otoimmün hastalık

Alzheimer hastalığı, ozon tedavisi, ozonterapi, demans

Alzheimer Hastalığında Erken Teşhis

Tıklayınız

Alzheimer Hastalığında Ne Olur?

Alzheimer hastalığı, bunama ile seyreden diğer beyin hastalıklarından, üretim süreci bozulmuş iki proteinin beyin dokusunda tespit edilmesiyle ayrılır.

Bu protein birikimlerine “amiloid-beta” ve “tau” adı verilir. Amiloid-beta birikimleri plak denilen yapıları oluşturur, tau proteinleri ise yumaklar şeklinde birikirler.

Bu plaklar ve yumaklar hücrelerin içinde oluşur. Bunun üzerine hücreler ölür ve bu yapılar hücreler arasındaki alana salınır ve orada kalırlar.

Beyinde amiloid-beta birikimlerinin yüksek oranda toplandığı alanlar plakların çekirdeğini oluşturur. Bu çekirdeğin çevresindeki nöronlar arasındaki sinaptik bağlantılar zamanla kaybolur.

Bu alanlarda aynı zamanda aşırı derecede şişmiş aksonlar da bulunur. Bu durum distrofik nörit olarak adlandırılır. Distrofik nörit sinirlerin şeklini bozan sinir iltihabını tarif eder.

Alzheimer Hastalığı Nasıl Teşhis Edilir?

Demans belirtileri gösteren hastanın tanı için bir nörolog tarafından değerlendirilmesi gerekir.

Beyin görüntüleme yöntemlerinde beyinde Alzheimer hastalığına özgü plakların ve yumakların görülmesi ile kesin tanı konur.

Teşhis için başvurulan görüntüleme yöntemleri şunlardır:

1-) MR Alzheimer hastalığının tanısında en çok başvurulan görüntüleme yöntemidir. Yeni MR teknikleri ise beyinde unutkanlıkla ilişkili bölgelerin hacmini ölçebilir. Böylece belli sürelerle tekrarlayan ölçümler hastalığın ilerleme hızı hakkında bilgi verir.

2-) PET bir tomografi yöntemidir ve Alzheimer hastalığının teşhisinde önemi vardır. Yeni amiloid PET cihazları ise daha ayrıntılı görüntü verebilmektedirler. Kesin tanı için bu tetkikler günümüzde vazgeçilmez hale gelmiştir.

3-) Fonksiyonel MR (fMRI) ile nöronlar arasındaki bağlantıların kaybı görüntülenebilir. Teşhis için olduğu kadar hastalık sürecindeki beyin aktivite değişikliklerini, hastalığın tedaviye verdiği yanıtı takip etmek için başvurulur.

4-) DTI (Difüzyon Tensör Görüntüleme) ile beyindeki sinir ve sinir uzantılarındaki kayıplar, örneğin sinir uzantılarının incelmesi gibi değişiklikler görüntülenebilir.

Alzheimer Hastalığında Erken Teşhis Mümkün mü?

Alzheimer hastalığı ne kadar erken teşhis edilse de, bu yine de geç kalınan bir teşhistir. Zira klinik bir teşhis belirlendiğinde, bu genellikle hastalığın ilerlemesi sırasında belirtilerin bariz hale gelmesi ile mümkün olabilmektedir.

Hastalığın tanısı konulduğunda, hastalar beyindeki değişikliklerin işaretlerini ve demansa yol açan hastalığın oluşturduğu dejenerasyonun kanıtlarını zaten göstermektedir.

Birçok araştırma, demans hastalarının birçok başka hastalığa da sahip olduğunu ve buna bağlı olarak doktora görünme sıklığının arttığını göstermektedir.

Hem bilişsel bozulma hem de nöropsikiyatrik semptomlar yaşlanmakla yaygınlaştığından, bu tür semptomlar demans tanısı konmadan birkaç yıl önce başlayabilir.

Sonuç

Demans hangi yaşta olursa olsun ilerleyici ve ilaçlarla tedavi edilemeyen önlenemeyen bir halk sağlığı sorunudur. Nedeni tam anlaşılamamakla birlikte viral enfeksiyona bağlı olabileceğine dair güçlü kanıtlar ortaya çıkmaktadır.

Ozon ve hidrojen gazlarıyla yapılan tedavilerin hem beyin hastalıklarındaki hem bilişsel bozulmalar üzerindeki etkileri gösterilmiştir.

  • Ozon güçlü antiviral ve antienflamatuar etkilere, ayrıca doku onarıcı yara iyileştirici özelliklere sahiptir.
  • Ozon tedavisi Alzheimer hastalığında en az yüzde 70 oranında başarı sağlamaktadır.

Hidrojen tedavisi Alzheimer ve Parkinson hastalığında araştırılmış, etkili bulunmuştur. Hidrojen soluma tedavisinin ayrıca L-Dopa ilaç tedavisi sırasında görülen yan etkileri de hafiflettiği gözlenmiştir.

  • Hidrojen bilinen en güçlü antioksidan maddedir. Ayrıca beyin koruyucu bir moleküldür. Beyin sağlığı üzerindeki etkileri bilim adamlarını birçok beyin hastalığındaki etkilerini araştırmaya yönlendirmektedir.
  • Alzheimer hastalığında başı çeken patoloji oksidatif strestir. Hidrojen ise güçlü bir antioksidandır.
  • Hidrojen akciğerlerde kana karıştıktan sonra kan dolaşımıyla hızla beyne ulaşmakta ve hücre içine kolaylıkla girmektedir. Hücrelerde oksidatif stresi durdurduğu ve onarım başlattığı gösterilmiştir.
  • Hidrojen hücre ölümünü durdurur.

Kliniğimizdeki deneyimlerimize dayanarak, her iki tedavinin eşzamanlı olarak uygulanmasını önermekteyiz.

Tedavilerimiz kişiye beslenme programları ve gerektiğinde akupunktur tedavisi ve vitamin-mineral takviyeleri ile desteklenmektedir.

Şu yazılarımızı da okumak isteyebilirsiniz:

-> Alzheimer Hastalığında Erken Teşhis ve Korunma Yöntemleri

-> Hidrojen Soluma Tedavisinin Etkileri

-> Beyin Hastalıklarında Tedavilerimiz

-> Bilişsel Yaşlanmada Ozon Tedavisi

-> Ruhsal Hastalıklarda Virüslerin Rolü

-> Yüksek Doz Ozonterapi Doğru Bir Yaklaşım mı?

-> Virüsler, Hastalıklar ve Ozon Terapisi

-> Virüslerin Neden Olduğu Bilinmeyen Hastalıklar

alzheimer beslenmesi tedavisi ozon terapi zona parkinson
Milliyet/Dr. Nilgün Eröztürk – Röportajı okumak için tıklayınız

 

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir