Deri Hastalıklarında Ozon

Ozon terapi kliniğimizde deri hastalıklarında uygulanan tedavi yöntemlerinden biridir.

İnsan vücudunu dış ortama karşı koruyan ana sınır organı olarak deri çevresel değişikliklere de en çok maruz kalan organdır. Bu nedenle deri bağışıklık sistemimizin pek çok savunma tepkisini sergilediği yerdir. Derinin bir bağışıklık organı olduğu da söylenebilir.

Deri Hastalıklarında ozon tedavisi, hepsi de nedene yönelik etkileriyle kısa sürede iyileşmeler sağlayabilir.
Deri vücudun en büyük organıdır. Dişler, saç, tüyler, kıllar, bezler (gözyaşı bezleri, yağ bezleri, ter bezleri, memenin süt bezleri) ve tırnaklar derinin ekleridir.

Deri bir duyusal algı organıdır. Dokunma, baskı, soğuk, sıcak, hareket, gerilme ve ağrıyı algılayan özel sinirsel yapılara sahiptir.

Deri nöronların bir uzantısı gibi de düşünülen bir organdır. Örneğin sinirsel iletide sinirlerden salgılanan maddeler (nöromediatörler) yara iyileşmesinin tüm aşamalarında da yer alır. Sinirleri kesilmiş dokularda yara iyileşmesinin mümkün olmadığı gösterilmiştir.

Deri, periferik duyusal sinir sistemi, otonom sinir sistemi ve merkezi sinir sistemi ile olan ilişkileri nedeniyle nöro-immüno-endokrin bir organ olarak kabul edilir. Deri sinir sisteminin olduğu kadar, bağışıklık ve endokrin sistemin de bir parçasıdır.

Deri bir detoks organıdır. Toksinler deriden ter ve yağ salgısı ile atılırlar.

Deri vücudun antioksidan savunma sisteminin ana bileşenlerinden biridir.

Deri Hastalıkları Nelerdir?

Deri hastalıklarının çoğu enfeksiyonlardan kaynaklanır: Mantar, bakteri, virüs ve parazit ve akarların yol açtığı hastalıklardır.

Deri hastalıklarının çoğu bulaşıcı hastalıklardır, ve genellikle nedeni bilinir:

İmpetigo – ağız çevresinde iltihaplı yaralarla seyreden bir bakteriyel deri hastalığıdır.

Mantar enfeksiyonları – Saçlı deride, tırnaklarda ve tüm vücut bölgelerinin derisinde görülebilir. Bazı mantar türlerinin yaptığı enfeksiyonlar ayak parmakları başta olmak üzere, derinin nemli bölgelerinde çatlaklar ve kaşıntılı soyulmalarla seyreder.

Uçuk – Genellikle ağız çevresinde yaralara yol açan bir viral hastalıktır. Antiviral tedaviler belli bir iyileşme sağlayabilmektedir.

En çok görülen deri hastalıklarından biri olan uçuk ozon tedavisinin bağışıklığı güçlendirmesinden sonra kişiyi nadiren hastalandırır
Uçuk en çok dudakta görülmekle birlikte vücudun her yerinde ortaya çıkabilir.

Bir deri hastalığı olduğu düşünülebilirse de, uçuk aslında herpes simpleks virüsünün (HSV-1 ve HSV-2) sinirlerde meydana getirdiği viral hastalığın deri belirtisidir.

Yaralar kendiliğinden ortalama iki hafta içinde iyileşir. Ancak sinir köklerindeki hastalık tam olarak iyileşmediği gibi uygun koşullarda yeni ataklar yapar.

HSV-1 genellikle ağızda/yüzde yaralar yapar. HSV-2 ise genellikle cinsel organlarda yaralar yapar. Ancak öpme ve oral seks ile HSV-1 cinsel organdan ve HSV-2 ağız ve yüzden bulaşarak virüsün vücuda girdiği yerde yara oluşturabilir.

Herpes virüslerin tümü yakın temas ile bulaşırlar. Ortak kaşık-çatallar, jiletler ve havlular da herpesvirüsleri yayabilir. Bulaştıran kişinin o sırada aktif lezyonu olması gerekmez.

Uçuklar, sızıntı yapan kabarcık safhasında en bulaşıcı dönemindedir çünkü virüs, enfekte vücut sıvılarıyla temas yoluyla kolayca yayılır.

Bulaştan 20 gün kadar sonra ilk hastalık belirtileri başlar:

  • Ateş
  • Boğaz ağrısı
  • Baş ağrısı
  • Kas ağrıları
  • Ağrılı diş etleri
  • Şişmiş lenf düğümleri
  • Göz kaşıntısı (virüsün konjoktivite neden olduğunun işaretidir, gözde hasar bırakabilir)

Uçuklar, 5 yaş altındaki çocukların ağızlarının içinde olabilir ve lezyonlar genellikle aftlarla karıştırılır (aftlar ağzın sadece mukozal zarında yer alır ve herpes simpleks virüsünden kaynaklanmaz).

Virüs bulaşmış olduğu halde hiç uçuk geçirmemiş çok insan vardır. Bu şu anlama gelmektedir: Virüs deri ve mukozalar ile temas etmiş ve virüse karşı bağışıklık yanıtı gerçekleşmiştir, ancak güçlü bağışıklık yanıtı sayesinde, ateş vb ilk hastalık belirtileri oluşmasına rağmen, virüs sinirlere bulaşmamıştır.

Bir uçuk enfeksiyonu atağı geçirdikten sonra, virüs cildinizdeki sinirlerde bariz hastalık belirtisine yol açmaksızın sessiz kalır ve bağışıklık zayıfladığında daha önce yara çıkan yerde başka bir uçuk oluşturabilir. Nüksetme şu durumlarda tetiklenebilir:

  • Viral enfeksiyon veya ateş
  • Kadınlarda adetlerle ilişkili olan veya olmayan hormonal değişiklikler
  • Stres
  • Yorgunluk
  • Güneşe ve rüzgara maruz kalma
  • Bağışıklık sistemindeki değişiklikler
  • Deri yaralanmaları/travmalar

Genital Herpes – Herpes Simpleks Tip-II (HSV-2) virüsünün bulaşması üzerine cinsel organlarda görülen uçuk hastalığıdır. Yaralar kendiliğinden ortalama iki hafta içinde iyileşir. Ancak sinir köklerindeki hastalık tam olarak iyileşmediği gibi uygun koşullarda yeni ataklar yapar.

Tedavi olarak, uçuk ataklarını yatıştırmak için antiviral ilaçlar kullanılır. Bu ilaçlar atakları gidermese de, virüsün beyne yayılmasını sınırlayabilir.

Okumak isteyebilirsiniz: Herpes Virüsler Sadece Uçuk Yapmıyor

Genital siğil (kondiloma acuminata) – HPV virüsü ile bulaşan bir cinsel organ hastalığıdır.

100 kadar HPV tipinden sadece birkaçı genital siğillere neden olur. Bazı HPV türleri rahim ağzı kanserine neden olur. Diğer türleri anal kansere, penis kanserine veya ağız ve gırtlak kanserine neden olabilir.

Birden fazla HPV virüsü ile enfekte olmak mümkündür. Bir kez HPV bulaşan kişiler, aktif lezyonu olmadan da bulaştırıcı olabilirler. Deri ve mukoza lezyonları yakılarak veya asitle giderilebilir ancak virüsün vücuttan temizlenmesi mümkün değildir.

Kontakt Dermatit – Genellikle kimyasallar vb tahriş edici maddelerle temasın sonucudur. Temasın sona ermesini izleyen günlerde, normal yara bakımları ile iyileşir.

Temas sonrasında saatler içinde veya bir gün sonra deride kaşıntı, ödem ve kızarıklığa neden olan bir yangı gelişir.

Kontakt dermatit oldukça kaşıntılı olabilir veya yanma hissi yaratabilir.

Zona (Herpes Zoster) – Suçiçeği virüsünün sonradan sebep olduğu viral bir hastalıktır. Daha geniş bilgi için -> Zona ve Ozon Tedavisi sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Zona Bulaşıcı Mıdır?
Zona vücuda önceden bulaşmış herpes virüslerin yeniden aktive olmasıyla oluşur ancak kendisi bulaşıcı değildir

Sifiliz (Frengi) – Cinsel yolla bulaşan bir bakteriyel hastalıktır. Giderek yaygınlaşmaktadır. Bulaştıktan 10-90 gün sonra cinsel organda yaralar açılır. Ağrısız olduğundan fark edilmeyebilir. Pensilin vb antibiyotiklerle iyileşir.

Bir süre sonra deride yaygın kızarıklıklar meydana getirir. İlk belirtilerini deride (ağız veya cinsel organlar dahil) vermekle birlikte, kısa süre içinde neredeyse tüm iç organları etkileyen bir hastalıktır. Antibiyotiklerle iyileşir.

Lepra (Cüzzam) – Aslında bir bakteriyel sinir hastalığıdır. Sinirlerin hasarına bağlı olarak deri belirtileri görülür. Antibiyotiklerle iyileşir.

Uyuz – Ancak mikroskopla görülebilen böceklerin (akarların) deri altına yerleşerek yaptığı bir hastalıktır. Yoğun kaşıntı ve sivilce benzeri deri belirtileri verir. Sülfürlü merhemler vb ilaçlı karışımlarla iyileşir.

Bitlenmeler – Baş biti ve kasık biti olarak bilinen böcekler (akarlar) kan ile beslenirler ve insandan insana bulaşarak kaşıntılı hastalık yaparlar.

Layşmanyazis (Şark Çıbanı) – Tropikal ve subtropikal ülkelerde görülen bir hücre-içi parazitten kaynaklanır. Güneydoğu bölgemizde yaygın olmakla beraber göçler ve küresel ısınma nedeniyle son yıllarda komşu bölgelerde de gözlenmektedir.

Hastalığı kum sineği (tatarcık, üvez, yakağan, yakarca) bulaştırır. Parazitin kamçılı formunu enfekte insan ve hayvanlardan emdiği kan ile alır. Sonra, insanı soktuğunda larvayı deriye bulaştırır. Sineğin soktuğu yerde ağrısız  bir yara açılır.

Parazitin sebep olduğu yara deride çöküntülü bir iz bırakır.  Antimon bileşikleri ve antibiyotik, antifungal merhemlerle tedavi edilir. İç organlarda da hastalık yapabilir. Ateş, dalak ve karaciğer büyümesi, ve kansızlığa neden olur (Kala-Azar hastalığı).

Bulaşıcı hastalıklar dışındaki mikrobik hastalıkların bazısının hastalık etkeni bilinmekle beraber, hastalığın oluşum sürecinde rol oynayan tüm mekanizmalar tam olarak bilinmemektedir:

Arpacık – Bakteriler tarafından meydana getirilen, içi irin dolu lokal deri infeksiyonlarıdır (apse).

Folikülit – (Kıl kökü iltihabı) Bakterilerin neden olduğu bir hastalıktır. Bazen kıl dönmesi ile birlikte de görülür.

Folikülitler, Furonkül (çıban) ve karbonkül‘e (çıban kümeleri) dönüşebilir. Ense ve kuyruksokumu bölgesi yakınlarında çok görülürler. Cerrahi temizlik ve antibiyotik tedavisi ile iyileşirler.

Hidradenitis suppurativa (Köpek memesi hastalığı) – Koltukaltı gibi cildin katlantı yaptığı bölgelerde oluşan ağrılı apselere denir. Cerrahi temizlik ve antibiyotik tedavisi ile iyileşir ancak tekrarlama eğilimi vardır.  İyileşme süreci zorlu ve uzun olabilir, hiçbir zaman tam olarak iyileşmeyebilir.

Hidranetis suppurativa, köpek memesi bakteriyel bir hastalıktır
Köpekmemesi en çok koltukaltı ter bezlerini tutmakla beraber vücutta her yerde görülebilir

Hastalık sebebi bakteriyel iltihap gibi görünmekle beraber, bu iltihabı başlatan ve kronikleşmesine, iyileşse bile tekrarlamasına yol açan asıl neden başkadır.

Köpekmemesi hastalığında asıl sebep bağırsak bikrobiotasında artmış patojen bakterilerdir. Kan yoluyla karaciğere geçen bakteriler lenf yoluyla deriye taşınarak dermis-epidermis sınırında deriyi tehdit ederler. Deri bu tehdite karşılık aşırı sebum üretir, böylece iltihap şiddetlenir.

Sebum, birçok fonksiyonunun yanı sıra deri savunma sisteminin önemli bir parçasıdır ve bağışıklık fonksiyonları vardır. Derinin bakteri yayılmasını sınırlandırmak amaçlı savunma faaliyetleri, köpekmemesi hastalığının ilk iltihaplarını başlatır.

Barsak mikrobiotasındaki bozulma süreçleri devam ettikçe lokal bakım ve antibiyotiklerle yapılan tedaviler, hatta cerrahi girişimler sonuçsuz kalmaya mahkumdur.

Nedeni Bilinmeyen Deri Hastalıkları

Ozon, çok yönlü bir tedavi programı çerçevesinde ürtiker gibi nedeni bilinmeyen deri hastalıklarında da etkili olabilmektedir.
Ürtiker lezyonları kızarık, kabarık ve kaşıntılıdır.

Ürtiker (kurdeşen) – Derinin kaşıntılı bir enflamasyon hastalığıdır. Bu tepkinin nedeni kişiye göre farklılık gösterebilmektedir ancak çoğu durumda nedeni bulunamamaktadır.

Ürtikere güneş ışınları, sıcak dahi neden olabilmektedir. Stres ile de çok yakından ilişkisi vardır.

Lekeler 24 saat içerisinde belirip kaybolabilir. Belirtiler haftalar hatta aylar boyunca da sürebilir, bu durumda hastalık kronik ürtiker olarak kabul edilir.

Ozon, çok yönlü bir tedavi programı çerçevesinde ürtikeryal vaskülit gibi nedeni bilinmeyen deri hastalıklarında da etkili olabilmektedir.
Ürtikeryal vaskülitte lezyonlar ürtiker lezyonlarına çok benzer

Ürtikeryal Vaskülit – Deride iltihaplı ve kızarık döküntüler veya yaralar, anjioödem, ayrıca kaşıntı ile seyreden bir hastalıktır.

Hem görüntüsünün benzerliği, hem kaşıntının tipi nedeniyle “ürtikeryal” adını almıştır. Daha geniş bilgi için -> https://drnilgunerozturk.com/urtikeryal-vaskulit-ozon-tedavisi/ sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Granuloma Annulare – Halka şeklinde granülom dokusu (nedbeleşme) ile seyreden hastalıklardan biridir. Deri belirtileri birçok granülomun meydana getirdiği halka şeklinde (anuler) lezyonlar şeklinde olduğu için bu ad verilmiştir.

granüloma annulare ozon tedavisiGranuloma annulare hastalığındaki nedbe dokusunu bağışıklık sistemi oluşturur. Granülomlar, bağışıklık hücreleri bir araya toplanıp enfeksiyon veya iltihaplanma bölgesinde küçük nodüller oluşturduğunda ortaya çıkar.

Granülom, bakteriyel, viral veya mantar enfeksiyonlu bir alanı kontrol altında tutmak üzere vücudun bir korunma yoludur. Örneğin tüberküloz hastalığında vücut, basilleri bu yolla bir kapsülün (tüberkül) içine hapseder.

Romatoid nodüller gibi, granuloma annulare hastalığının sebebinin de otoimmün olabileceği düşünülmektedir. Ancak günümüzde otoimmüniteyi başlatıcı etken olarak viral enfeksiyonların üzerinde durulmaktadır.

Bu teoriyi destekleyen bulgular da vardır: Hepatit-C gibi, koronavirüs enfeksiyonları ya da HIV infeksiyonu gibi durumlarda, zonayı takiben lezyon bölgesinde, Moderna kovid aşısından sonra vakalar bildirilmiştir.

granuloma annulare deri hastalığı ozon tedavisiGranülomlar deriden başka organlarda da oluşabilirler: Meme, akciğer, karaciğer, mesane, damarlar.

Hastalık damarlarda oluştuğunda bir çeşit vaskülit meydana getirir (örneğin Granülomatöz polianjitis).

Granülomlar, başta akciğer olmak üzere pek çok organı tutabilen Sarkoidoz, bağırsaklarda Crohn hastalığı adını verdiğimiz klinik tabloları da oluşturur.

Granülomatöz enflamasyonlar timoma (timus bezi tümörü), lenfoma ve myastenia gravis gibi bağışıklık hastalıklarında da görülür.

Notalgia Paresthesia – Sırt derisinde kaşıntılı veya yanma-karıncalanma-ağrı şeklinde duyu bozukluğu gösteren alanlar şeklinde başlayan kronik bir sinir hastalığıdır.

Lezyonlar deride başladığı için başta deri hastalığı zannedilmiştir ama sonradan sinirlerin omurilikten çıktığı bölgede başlayan bir radikülit olduğu anlaşılmıştır.

Nedeni açıklığa kavuşmamakla beraber, ozon tedavisi ile iyileşmesi, viral kökenli olabileceğini düşündürmektedir.

İlerleyici, ve omurga dejenerasyonuna yol açması nedeniyle de tehlikeli bir hastalıktır. Geniş bilgi için ->> Notalgia Paresthetica Hastalığında Tedavilerimiz

Aşırı Terleme – Diyabet, hipertiroidizm, enfeksiyon hastalıkları, lösemi, lenfoma ve nörolojik hastalıklarda görülür. Terlemeyi yöneten sempatik sinir sistemimiz olduğu için metabolik bir sendroma bağlı olarak veya sempatik sinir liflerinin enflamasyonuyla ilgili olabileceği düşünülmektedir.

Cilt Lekeleri – Akne vb derinin enflamatuar hastalıklarından sonra, gebelikte veya yaş ilerledikçe görülürler.

Deri Renginde Koyulaşma – Böbreküstü bezi yetmezliği, hipertiroidizm veya demir depo hastalığı gibi sistemik hastalıkların sonucu olarak ortaya çıkabilir.

Bu durumların dışındaki renk koyulaşmaları ise deri hücrelerinin toksin birikiminden kaynaklandığı düşünülmektedir. Bu gibi renk koyulaşmaları karaciğer detoksu ile hafifleyebilmektedirler.

Cilt Çatlakları – Gebelikte, ergenlikte hızlı büyüme veya hızlı kilo alma-verme sırasında oluşurlar.

Saç dökülmesi ve Kellik – Pek çok hastalıktan kaynaklanabilir. Vitamin-mineral eksikliğinden de olabilir. Bazı durumlarda belli bir neden bulunamaz.

Cilt Kuruluğu – Nedeni bilinmemektedir. Soğuk hava, alerjiler, ekzema gibi sebeplerden alevlenebilir.

Dermatofaji (deri yeme hastalığı) veya dermatilomani (deri yolma hastalığı) – Psikolojik nedenlerden kaynaklanır. Bu takıntılı davranışlar bir çeşit obsesif kompulsif bozukluk işaretidir.

Kronik Cilt Hastalıkları

Bazı kronik cilt hastalıkları doğumdan itibaren mevcuttur, diğerleri ise yaşamın ilerleyen dönemlerinde aniden ortaya çıkar.

Bu hastalıkları nedeni çoğu zaman bilinmediği gibi, tamamen iyileşmesini sağlayan bir tedavileri de yoktur.

Çoğu kronik cilt hastalığı karaciğer sorunlarından kaynaklanır.

Deri başlıbaşına bir organ olmakla beraber, vücutta neler olup bittiğini gözlemleyebileceğimiz bir pencere gibidir. Bu anlamda deri, sıklıkla altta yatan bir iç hastalığının, özellikle de karaciğer sorunlarının belirti verdiği yerdir.

Karaciğer, kanı süzen bir organ olarak kandan temizlediği pek çok kimyasalı ve ağır metali zorunlu olarak hücrelerinde depolar. Bir virüs enfeksiyonu olduğunda bu hücreler ağır toksin yüklerinden ötürü kendilerini savunamazlar ve virüsler tarafından kolaylıkla enfekte olurlar.

Karaciğer hücrelerinde artmış viral faaliyet enflamasyon başlatır. Enflamasyon oksidatif süreçleri tetikler. Oksidasyon, paslanma demektir. Bu süreçte hücresel yapılar gibi, ağır metaller ve kimyasal toksinler de oksidasyona uğrarlar.

Organik yapıların oksidasyonu karaciğer fonksiyonlarına zarar verir ancak inorganik maddelerin oksidasyonu zehirli maddelerin üretilmesi anlamına gelir.

Toksin deposu haline gelmiş olan karaciğer hücreleri viral enflamasyon sırasında hızla ölmeye başlarlar. Ölen hücrelerden açığa çıkan okside olmuş ağır metal ve kimyasal atıklar kana karışmaları halinde yaşamı tehdit edeceğinden, karaciğer bu atıkları lenf dolaşımı ile deriye yönlendirir.

Bu atıklar zehirli bileşiklerdir. Toksik etkileri genellikle deri ve sinirlerde gözlenmiş olduğundan bu bileşiklere dermotoksin ve nörotoksin adları verilmiştir.

Derimiz bir detoks organı olmakla beraber, kendisini iyi temizleyemez. Detoks ölü derilerin atılma hızı ile sınırlı kalır. Bu yüzden deriye ulaşan toksinler burada hafiften ağıra değişen derecelerde enflamasyon yapar.

Ödem, şişlikler, kızarıklıklar, kabarıklıklar, pullanma, su toplaması, sulantılı döküntüler, çatlaklar, yaralar ve lekeler böyle olur.

Enflamasyon sırasında derideki sinir sonlanmaları da hasar görür ve böylece kaşıntılar, batmalar, yanmalar, böcek gezinmesi hisleri ve her tür rahatsızlık hissi olduğu gibi, yara iyileşmesi de bozulur, deri hastalığı iyileşmek bilmez.

Pek çok deri hastalığı böyle gelişir.

Karaciğerden Kaynaklanan Deri Hastalıkları

Ozon tedavisi gül hastalığı gibi birçok deri hastalığında çok yönlü bir tedavi programı içerisinde uygulandığında başarılı olur.
Gül hastalığı veya gülleme olarak bilinen Rozasea yüzün orta hattını, özellikle burun, alın, çene ve yanakları tutan, tekrarlayıcı, kronik bir cilt hastalığıdır..
Rozasea lezyonlarından alınan materyalin mikroskopik incelemesinde demodeks akarı ve normalde midede yaşayan Helicobakter pylori bakterisine sık rastlanmaktadır.

Rozasea yüzde küçük, kızarık, irin dolu şişliklere ve gözde konjuktivite neden olur. Lezyonlarda çeşitli bakteri ve hatta akarlara rastlanmakta ise de altta yatan sebep derinin bağışıklığının bozulması ve genellikle de karaciğerde cıva birikimi ve virüslerdir.

Psoriazis veya Sedef Hastalığında, yer yer pullu, kaşıntılı ve kuru deri bölgeleri oluşur.

Psoriazis ozon tedavisinin çok etkili olduğu bir deri hastalığıdır
Psoriazis (sedef hastalığı) sıklıkla eklem yerlerinde lezyon meydana getirir.

Ekzema (Atopik Dermatitis) vücudun her yerinde olabilen, kaşıntılı kızarıklıklarla kendini gösteren bir deri yangısıdır. Stres ve deterjanlarla ilgili olabileceği düşünülse de genelde nedeni bulunamaz. Beslenme ile ilişkisi olabileceği düşünülmektedir.

Ekzema ve sedef hastalığında altta yatan sebep genellikle cıva ve bakır başta olmak üzere ağır metal birikimi ve çeşitli virüslerdir. Virüsün ve ağır metalin cinsine göre döküntülerin görünüşü ve hastalığın seyri değişir.

Ekzema da, sedef hastalığı da, yine bir karaciğer hastalığı belirtisi olan insülin direnci ve şeker hastalığı ile birlikte sık görülürler.

Hailey Hailey Hastalığı bir çeşit Pemfigus hastalığıdır. Babadan genlerle geçen viral DNA varlığında, karaciğerin ağır metallerle intoksikasyonu ve erken çocuklukta meydana gelen viral enfeksiyonlar nedeniyle oluşur.

Vitiligo hastalığında büyük, renksiz cilt lekeleri oluşur. Nedeni melanin pigmenti yokluğudur.

Prurigo nodülaris şiddetli kaşıntı ile başlayan, sonradan bu bölgelerde sert nodüllerin (şişlikler) oluştuğu bir hastalıktır.

Sarkoidoz akciğerde, deride ve lenf düğümlerinde iltihaplı hücrelerden oluşan küçük kitleler ile seyreden bir hastalıktır.

Skleroderma hastalığında deri esnekliğini yitirir

Skleroderma, vücudun aşırı kollajen ürettiği, bu yüzden deri, eklemler, kaslar ve hatta böbrekler ve akciğerler gibi iç organların sıkılaşıp sertleştiği, el parmaklarında yaralar ve kalsiyum birikimleri görülen bir hastalıktır.

Sklerodermanın sebebi karaciğerde birikmiş olan tarım kimyasallarına dayanmaktadır. Dermatoksinler deri belirtilerini oluştururken, derin bağ dokularında ve eklemlerde biriken nörotoksinler buralardaki hastalık belirtilerine yol açar.

Skleroderma deriyi kalınlaştırır ve esneklik kaybına sebep olur

İnsülin Direncinde Görülen Deri Hastalıkları Nelerdir?

İnsülin Direnci ile Güçlü İlişki Gösteren Hastalıklar

  • Akantozis nigrikans
  • Akne
  • Psoriasis (Sedef hastalığı)
  • İnsülin Direnci ile olası ilişki düşünülen hastalıklar
  • Akrokordon (selim deri tümörleri)
  • Köpekmemesi hastalığı
  • Kadınlarda erkek tipi kıllanma
  • Erkek tipi kellik
  • Hiperandrojenizm (polikistik over hastalığı vb)

İnsülin Direnci Sırasında Ortaya Çıktığı Bilinen Hastalıklar

  • Alopecia areata (saçkıran)
  • Vitiligo

Deri Hastalıkları Çeşitleri

Deri hastalıklarının bir kısmı derinin dış etkenlere maruz kalmasından kaynaklanan travmatik hastalıklardır: Güneş, soğuk ve diğer sert hava koşullarına bağlı renk koyulaşması, pullanma, kuruluk ve çatlamalar, temasta bulunulan maddelere bağlı dermatitler ve kimyasal yanıklar gibi.

Birçok deri hastalığı da mikrobiktir. Bunlar derinin mantar hastalıkları, viral, ve bakteriyel hastalıklarıdır.

Derinin paraziter hastalıkları da vardır: Uyuz, tatarcıklar tarafından insana bulaştırılan bir parazitin yaptığı layşmanyazis hastalığı, pediküloz (bitlenme) ve demodeks akarları ile infestasyon gibi.

Vücutta sürmekte olan birçok hastalık da deride belirti verir. Örneğin iç parazitler deride belirti verebilirler.

Parazitik enfestasyonlardan giardiyazis, oksiyüriyazis, askariyaz, trişinelloz ve kist hidatik genellikle mide-barsak bulguları ile seyrederler.

Ancak parazitler ürtiker, kaşıntı, ekzema gibi aşırı duyarlılık reaksiyonları başta olmak üzere çeşitli deri reaksiyonlarına da yol açabilirler.

Deride Belirti Veren İç Organ Hastalıkları

Deri hastalıkları bazen sadece deride kendini gösterir, çoğu zaman ise başka organların hastalıkları sırasında deri de hastalandığı için veya hastalık etkeninin vücuda girdiği yer deri olduğu için deri belirtileri vardır.

Çok sayıda enfeksiyon hastalığı deri belirtileri gösterir. Virüs enfeksiyonları neredeyse her zaman deride belirti verir.

Örneğin viral enfeksiyonlar, çocuklarda tüm akut ürtiker (kurdeşen) vakalarının yüzde 80’inden fazlasına neden olur.

Pek çok ilaç yan etkisi, diğer organların yanısıra deride de görülebilir. Örneğin karaciğerdeki yan etkileri bilinen sodyum valproat tırnaklarda yapısal bozulmalara yol açabilir.

Karpal tünel hastalığını yapan, kolun median sinirinin hasarı elin ilk üç parmağında uyuşukluk dışında, su toplamalarına da yol açabilir. Bu belirtiler parmaklarda uyuşukluk başlamadan önce ortaya çıkabilirler.

Hansen’s Nörit hastalığı (Lepra) bir bakteriyel enfeksiyon hastalığıdır ve sinirlerin iltihabı şeklinde seyreder. İltihaplı sinirler; deri, üst solunum yolları, gözler ve burun mukozasını hastalandırır.

Uzun yıllar, lepranın bir deri hastalığı olduğu düşünülmüştür. Ancak artık, hastalık etkeninin esasen sinirleri hastalandırdığı kabul edilmektedir. Lepra bazen deride hiçbir belirti vermeden sadece sinir belirtileri ile seyredebilmektedir.

Seboreik dermatoz da birden çok lezyon halinde yayıldığında vücutta kanser olduğu görülür. Özellikle boyunda aniden ortaya çıkan, kaşıntılı, sayıları giderek artan seboreik keratozlar gibi. Ender görülen paraneoplastik bir olaydır.

Dermatomyositis sıklıkla kanser belirtisidir. Vücutta bir organda kanser varsa deride dermatomyosit ortaya çıkabilir.

Bu yüzden dermatomiyozit hastalığı iç organ kanserlerinin belirtisi olarak kabul edilir. 40 yaşın üzerindeki dermatomiyozitli hastalarda meme, akciğer, yumurtalık ve gastrointestinal kanser bulunması riski yüksektir.

  • Akut febril nötrofilik dermatoz (Sweet sendromu) bazen hematolojik kanser ile ilişkilidir.
  • Kanserle ilişkili Akantozis nigrikans hızlı başlangıçlı ve özellikle yaygın olabilir.
  • İktiyozis veya açıkça ilişkili bir dermatit olmadan kaşıntı, gizli kansere, sıklıkla da lenfomaya işaret edebilir.
  • Paraneoplastik pemfigus da lösemiler de dahil olmak üzere çeşitli kanserlerle ilişkilendirilen bir hastalıktır.
  • Karsinoid sendrom (boyunda kızarıklık ve kızarıklık) karsinoid tümör ile ilişkilidir.
  • Eritema giratum repens, ağaç gövdesindeki halkalara benzeyen, konsantrik kırmızımsı lezyonlardan oluşan nadir bir döküntüdür. Çeşitli kanserlerle ilişkilendirilmiştir.

Pek çok cilt bulgusu endokrin hastalıklarla ilişkilidir ancak spesifik değildir.

Diabetes mellituslu hastalarda akantozis nigrikans, nekrobiyoz lipoidika, perforasyon bozuklukları ve skleroderma olabilir. Skleroderma sırtın üst kısmının, omuzlar ve boyun derisinin sertleşip, kalınlaşmasıyla seyreder.

Tiroid hastalığı, hem hipotiroidizm hem de hipertiroidizm saç, tırnak ve cildi etkileyebilir.

Cushing sendromu, çatlaklar, ay gibi yuvarlak yüz ve cilt incelmesine neden olur.
Addison hastalığı, cilt kırışıklarında ve travma alanlarında vurgulanan hiperpigmentasyon ile karakterizedir.

Vücutta ağır metal birikimleri, besin duyarlılıkları, gıda alerjileri de deri belirtilerine veya deri hastalıklarına yol açabilir.

Gastrointestinal hastalıklarla ilişkili cilt hastalıkları şunlardır:

  • Pyoderma gangrenosum: İnflamatuar barsak hastalığı ile ilişkilidir
  • Liken planus (liken deri hastalığı) ve porfiria kutanea tarda: Hepatit C enfeksiyonu ile ilişkilidir
  • Eritema nodosum: İltihaplı bağırsak hastalığı, sarkoidoz ve çeşitli enfeksiyonlar ile ilişkilidir
  • Erüptif ksantomlar: Yükselmiş serum trigliseritleri ile ilişkilidir

Deri Hastalıklarının Tedavisi Nasıl Gerçekleşir?

Deri hastalıklarında genellikle aşağıdaki ilaç grupları uygulanır:

  • Kortikosteroidler
  • İmmünosüpresanlar (bağışıklık baskılayıcılar)
  • Antibiyotikler
  • Antifungal ilaçlar
  • Antimon bileşikleri, kükürt gibi çeşitli elementler.

Ozon Tedavisinin Deri Hastalıklarındaki Önemi

Ozon tedavisi deri hastalıklarında aşağıdaki etkileriyle iyileştirici olmaktadır:

  • Antiviral
  • Antifungal
  • Antibakteriyel
  • Bağışıklığı güçlendirici, dengeleyici
  • Hücrelerin detoks kapasitesini arttırıcı
  • Vücudun antioksidan kapasitesini arttırıcı
  • Yara iyileşmesini hızlandırıcı

Ozon tedavisi ayrıca stres ve depresyon-anksiyete belirtilerini giderip, uykuları düzenleyerek de deri hastalıklarının iyileşmesine katkıda bulunur.

Ozon Tedavisinin Faydaları Nelerdir?

Ozon terapi, çok yönlü etkilere sahiptir:

Ozon tedavisi ile dolaşım düzenlenir, damarların esnekliği geri kazanılır, kan akışkanlığı düzelir, kan pıhtılaşma bozuklukları düzelir. Bu etkiler hep ozonun karaciğeri iyileştirici etkileri üzerinden gerçekleşmektedir.

Ozon tedavisi hormonları düzenler, beyinde melatonin ve endorfin üretimi sağlar ve bu etkiler de karaciğeri iyileştirici etkileri üzerinden gerçekleşmektedir.

Ozon tedavisi selülitleri giderir, cildi parlaklaştırır, kollajen içeriğini arttırarak cilde esneklik ve gerginlik kazandırır, cildin rengini açar ve bu etkiler de karaciğeri iyileştirici etkileri üzerinden gerçekleşir.

Ozon tedavisi uykusuzluğu daha tedavinin ilk gününden itibaren giderir. Derin bir uyku ve sabah zinde uyanmayı sağlar. Uyku apnesini ve huzursuz bacağı çok kısa sürede iyileştirir ve bu etkiler de karaciğeri iyileştirici etkileri üzerinden gerçekleşir.

Ozon tedavisi depresyonu giderir, anksiyeteyi giderir, konsantrasyonu artırır, ve bu etkiler de karaciğeri iyileştirici etkileri üzerinden gerçekleşmektedir.

Ozon tedavisi kronik ağrıları, fibromiyalji ve kronik yorgunluğu iyileştirir ve bu etkiler de karaciğeri iyileştirici etkileri üzerinden gerçekleşir.

Ozon tedavisi insülin direncini iyileştirir, şeker hastalığında kan şekeri düzeylerini düşürür, kontrol edilemeyen hipertansiyonu kontrol altına almayı kolaylaştırır, kilo vermeyi kolaylaştırır ve bu etkiler de karaciğeri iyileştirici etkileri üzerinden gerçekleşmektedir.

Çünkü ozon tedavisi;

Anti-viral etkileri ve bağışıklığı güçlendirici etkileri ile yorgun karaciğerin virüslerle mücadelesine destek olur, viral yükü çok düşük seviyelere düşürür.

Karaciğer hücrelerinin detoksifikasyon işlevlerini destekleyerek ağır metaller, kimyasallar gibi birikmiş toksinlerini atmalarına yardımcı olur.

Karaciğeri iyileştirir ve karaciğer hücrelerinin glutatyon üretme kapasitesini artırır, böylece serbest radikal hasarını onarır.

Ozon tedavisinin etki mekanizması hakkında bilgi edinmek için -> Ozon Tedavisinin Etkileri sayfamızı okuyunuz.

Ozonun Uygulandığı Deri Hastalıkları Nelerdir?

  • Deri enfeksiyonları
  • Herpes (uçuk), Genital herpes
  • Dermatitis Herpetiformis
  • Piyoderma, vb mikrobik deri hastalıkları
  • Otoimmun Hastalıklar
  • Vitiligo
  • Lokalize skleroderma
  • Psöriazis/psöriatik artrit (sedef hastalığı ve sedef hastalığı artriti)
  • Liken planus
  • Alerjik Deri Reaksiyonları
  • Akne
  • Ekzema
  • Nörodermatit
  • Seboreik Dermatit
  • Alopesi (kellik)
  • Derinin venöz ülserleri
  • Anjioödem
  • Ürtiker
  • Ürtikeryal vaskülit
  • Granuloma annulare
  • Hidradenitis suppurativa (Köpekmemesi)

Sık Sorulan Sorular

Kaşıntılı deri hastalıkları nelerdir?

Mantar enfeksiyonları, Kontakt dermatit, Ürtiker, Ekzema, Sedef hastalığı, Prurigo nodülaris, derinin duyusal sinirlerinin enflamasyonları, barsak parazitleri, karaciğerde kist hidatik, Uyuz ve bitlenme.

Strese bağlı cilt hastalıkları nelerdir?

Stres bağışıklığı zayıflatarak enfeksiyonlara karşı savunmayı düşürdüğünden, pek çok cilt hastalığının altta yatan nedeni olabilir. Örneğin, stresle ilişkisi bilinen bir hastalık olan ürtiker (kurdeşen), çoğunlukla viral enfeksiyonlar sırasında görülmektedir.

Deri hastalıkları neden oluyor?

Mikrobik olanların dışında deri hastalıklarının çoğu karaciğer hastalığının bir uzantısıdır. Nadiren başka organların hastalıklarının belirtisidir.

Verilen bilgilerin bilimsel yayınları var mıdır?

Yapılan pek çok bilimsel araştırmanın özetlendiği değerlendirme makaleleri: Machado 2022, Modena 2022, Liu 2022

Sonuç:

Deri hastalıklarının tedavisinde tedavi ilkeleri öncelikle derideki lezyona yönelik iyileştirici, rahatlatıcı, derinin bütünlüğünü öncelikle ele alan bir tedaviyi gerektirir.

Bu tedavi paralelinde aşağıdaki nedenlere yönelik önlemler de alınmalıdır:

  • Bağışıklığı güçlendirmek
  • Karaciğeri güçlendirmek
  • Detoks (toksinlerden temizlenmek)
  • Derinin dezenfeksiyonu
  • Bağırsak florasını dengelemek ve metabolizmayı desteklemek üzere beslenmeyi düzenlemek, desteklemek

bu ilkeler doğrultusunda;

Kliniğimizde deri hastalıklarında metabolik detoks tedavi programımızı uygulamaktayız. Bu programın içeriğinde, sizin sağlık durumunuzun gereksinimlerine göre aşağıdaki tedavilerimiz bulunabilir:

  • Ozon tedavisi (kan yolu veya rektal yol ile; ayrıca kapalı kabin içinde tüm vücudun deri yoluyla ozonlanması, ayrıca ozonlu merhemlerle yara bakımı)
  • Hidrojen tedavisi
  • Beslenme programı
  • Detoks programı
  • Serumla verilen vitamin ve mineraller, antioksidan tedaviler
  • Destekleyici bitkisel tedaviler, takviyeler