Göz Hastalıklarında Ozon Tedavisi

Son 20 yılda ozon terapinin göz hastalıklarında kullanımı giderek artmaktadır. Göz hastalıklarında ozon terapinin etkilerini araştıran klinik çalışmaların sonuçları ümit vericidir.

Yaşa Bağlı Maküler Dejenerasyonda (ARMD) OZON TERAPİ

1996 yılında yayınlanan bir klinik araştırmada, maküler dejenerasyonu (kuru form ARMD) olan 90 hastanın 6 yıl boyunca yılda 14 seans ozon terapi yapılarak izlenmesi sonucunda hastalarda görme keskinliğinin bariz bir şekilde arttığı gözlenmiştir (Vision Research – Vol 36 Suppl Oct 418. 1996).

O günden bugüne ozon terapi bu hastalıkta giderek daha çok kullanılmaya başlamıştır.

Antioksidan tedavisinin süreci ancak yavaşlatabildiği Yaşa Bağlı Maküler Dejenerasyon hastalığında Ozon Terapi gerçek bir ümit olmuştur.

Günümüzde sıklığı giderek artan bu hastalığın başka hiç bir tedavisinin olmaması bu hastalarda ozon terapiyi zorunlu kılmaktadır.

“Dünya genelinde 30 milyondan fazla insan yaşa bağlı makula dejenerasyonunun ilerlemesini yavaşlatan bir tedavi arayışında. Ancak oftalmologlar, yalnızca minimal düzeyde etkili olan antioksidanlar ve çinko reçete edebiliyorlar. 1995’ten bu yana, yaşa bağlı makula dejenerasyonunun kuru formuna sahip yaklaşık 1000 hasta Siena Polikliniğinde (İtalya) OOT ile tedavi edildi ve dörtte üçü görme keskinliği tablosunda bir ila iki satırlık bir iyileşme gösterdi. Ayrıca, hastalığın OOT sırasında ilerlememesi de önemlidir.” Bocci 2011

Retina Dekolmanında Ozon Terapi

Ozon terapi retina ayrılması (retina dekolmanı) vakalarında tedaviyi takiben 1 ay içinde fonksiyonel aktiviteyi düzeltebilmektedir. Bunu araştıran klinik çalışmada izlemeler Elektroretinografi (ERG), Maküler ERG (MERG), ve Ritmik ERG (RERG) ile yapılmış, ve bulgular ozon terapinin etkinliğini kanıtlamıştır.

Ozon Terapinin göz hastalıklarındaki etkilerini araştıran laboratuvar ve klinik çalışmalar devam etmektedir.

Normal retinada damarlar, optik sinir (beyaz alan) ve makula (optik sinirin sağında görülen koyu renkli leke)
Diyabetik retinada (NPDR tip) mikro-anevrizmalar, kanama alanları (kırmızı), eksüda (sarı lekeler) ve maküler ödem (makulada açık renkli ‘kırışıklıklar’) görülmekte
Diyabetik retinada aşırı damarlanma (damarlanma artışı)

Retinitis Pigmentosa (Gece Körlüğü) Hastalığında Ozon Terapi

Gece Körlüğü ya da Tavuk Karası adlarıyla bilinen Retinitis Pigmentosa hastalığı sebebi bilinmeyen kalıtsal bir hastalıktır. Sık görülmemesine rağmen ilerleyerek körlüğe yol açması yüzünden nedenine ve tedavisine yönelik pek çok araştırmaya konu olmaktadır.

Retinitis Pigmentosa hastalığı genellikle çocukluk çağlarında tanı alır. Karanlıkta gözlerin iyi seçmemesi, çevresel görüşün bozulması, aydınlıktan karanlığa geçişte uyumun zor olması ile karakterizedir.

Retinitis Pigmentosa ilerleyici bir hastalıktır ve vakaların yarısı orta yaşlarda yasal olarak kör kabul edilirler.
Göz dibi incelemesinde gözün içini kaplayan damar tabakada siyah renkli lekelerin görülmesi ve damarların inceldiğinin tespit edilmesi ile tanı konur. Retinitis Pigmentosa’da gece görüşü sağlayan hücreler azalır, görme siniri belirsizleşmiştir.

Retinitis Pigmentosa hastalığı ilaç ya da ameliyatla tedavi edilemez. Vitamin takviyelerinin, anti-oksidanların ve DHA oranı yüksek balıkyağının bazı vakalarda ilerlemeyi yavaşlatabildiği görülmüştür. Hastalık, beslenmede yapılan değişikliklerden de fayda görmektedir.

Ozon Terapi, vücudun antioksidan kapasitesini artırması ile, antienflamatuar ve damarları iyileştirici etkileri ile araştırmacıların ilgisini çekmiş ve ozon terapinin yaygın olduğu ülkelerde ilk kullanılmaya başladığı günden bu yana tedavi başarıları giderek artmıştır.

Kliniğimizde gece körlüğü hastalığı ozonterapi ve kişiye özel beslenme programı ile tedavi edilmektedir.

Ozon Terapi ile Retinitis Pigmentosa (Gece Körlüğü / Tavuk Karası) hastalığında başka hiçbir yöntemin sağlayamadığı tedavi başarısına erişilmiştir.

Ozon Terapi Retinitis Pigmentosa hastalığında görme alanında büyük düzelme meydana getirir, görme keskinliğini arttırır Copello 2012.

Resim: 15 seanslık tedaviden önceki görme alanı siyah ile, tedavi sonrası görme alanı kırmızı çember ile gösterilmektedir.
Resim: 68 Retinitis Pigmentosa hastasının iki gruba ayrılarak ozon veya oksijen terapi almak üzere gruplandırıldığı çalışmada Ozon Terapi alan 34 kişiden 30’u önemli derecede iyileşme göstermiştir. Bu çalışmada Ozon hastalara Rektal İnsüflasyon yöntemi ile uygulanmıştır.

Ozon Terapi alan Retinitis Pigmentosa hastalarına yapılan tedaviden sonra iyileşme ilk 6 ayda zirveye ulaşır.

Resim: 15 seanslık terapiden sonra, görme alanı değerlerinde elde edilen % 30 oranındaki tedavi başarısı 7. aya dek sabit kalır, sonra azalsa da görme alanı değeri 12. ayda dahi başlangıca göre % 5 yüksek kalmaktadır.

Hastaların % 80’inde iyileşme 6 ay içinde görülürken % 20 vakada iyileşme görülmesi 1 yılı bulabilir.

Ozon Terapi olmadan, bu hastalıkta görme alanı değerinde normalde yılda %16 kayıp beklenir. Ozon Terapi alan hastaların en zayıf ilerleme gösterenleri bile görme alanı değerlerinde % 8 iyileşme kaydetmişlerdir.

Yılda 2 kez Ozon Terapi alan Retinitis Pigmentosa hastalarında iyileşme kesintisiz devam eder, 5 yılın sonunda ortalama % 70 oranında iyileşme tespit edilmiştir.

Ozon Terapi ile 5 yılın sonunda görme keskinliğinde de % 42 oranında iyileşme tespit edilmiştir.

Ozon Terapi ile Tedavi Planı

Retinitis Pigmentosa hastalığında Ozon Terapi 6 ay aralarla, her kür 15 seanstan az olmamak üzere planlanır. Tedaviler sürdükçe iyileşme de devam eder.

Seanslar kan yoluyla yapılabileceği gibi, ‘Rektal İnsüflasyon’ veya kadınlarda ‘Vajinal İnsüflasyon’ yöntemi ile de yapılabilir. Bu yöntemlerde de, ozon verildiğinde hızla kana karıştığından, kan ozonlama sayılabilirler. Rektal ozon terapi ile yapılmış bilimsel araştırmalar bulunmakla beraber, vajinal insüflasyon yöntemi ile yapılmış bir bilimsel yahyın henüz bulunmamaktadır.

Tedavi sıklığı haftada 2 veya 3 gündür.

Tedaviler kişiye özel planlanır.

Glokom

Göz içi basıncı yükselmesi ile seyreden, kontrol edilemediğinde artan göz içi basıncı nedeniyle görme sinirlerinin hasarlanması sonucunda görme kaybı yaratan bir hastalıktır. Glokom körlük nedenleri arasında 2. sırada yer almakta ve görülme sıklığı giderek artmaktadır.

Glokom ile birlikte en yaygın görülen hastalıklar şunlardır:

Hipertansiyon (%60,8)

Diyabet (%58,3)

Obezite (%43,1)

Kolesterol ve diğer kan yağları yüksekliği (%33,6)

Katarakt ise en sık eşlik eden göz hastalığıdır (%49.1)

Kliniğimizde glokom tedavisine yardımcı yöntem olarak ozon terapi ve beslenme yönetimi uygulamaları yapılmaktadır. Beslenme yönetimi ideal tedavi programı için şarttır zira yukarıdaki listeden de anlaşılacağı gibi glokom ile ilişkili hastalıkların hepsi karaciğer yağlanmasına, başka bir deyişle karaciğer sağlığının yerinde olmadığını göstermektedir.

Bu nedenle gerçek bir tedavi için ilaç tedavilerinin ve ozonterapinin yanısıra mutlaka beslenmenin de doğru bir şekilde yönetilmesi gerekmektedir. Kliniğimizde beslenme yönetimi kan testleri ve muayene bulgularının ışığında kişiye özel programlarla, ve takibi doktor tarafından yapılarak uygulanmaktadır.

Obezite ve Göz Hastalıkları

Obezite ve göz hastalıkları sıklıkla birlikte görülmektedir. Bu hastalıklar; Glokom (Göz tansiyonu), Yaşa Bağlı Makular Dejenerasyon (Sarı nokta hastalığı), Katarakt ve Diyabetik Retinopati’dir Cheung 2007.

Ozonterapi tüm bu hastalıklarda ilerleyişi durduran veya yavaşlatan bir tedavidir. Özellikle de doğru bir beslenme yönetimi ile uygulandığında ozonterapi ideal bir çözüm olabilir.

Ozonterapi göz hastalıklarında nadiren göze doğrudan uygulanır. En yaygın tedavi kan yoluyla yapılan Major AutoHemoterapi’dir. Bu yöntemde damardan alınan 100-200 ml kandan ozon geçirilerek tekrar damara verilir. Birbirini izleyen uygulamalar ile toplamda ozonlanan kan miktarı arttıkça ozonterapinin olumlu etkileri vücut dengelerinde ve göz sağlığında kendini gösterir. Tedaviler kişiye özel programlanır.

Ozon Terapi hiçbir yan etkisi olmayan, güvenli bir tedavidir.

Dr. Nilgün Eröztürk – Her hakkı saklıdır

Başa dön tuşu