Haşimoto Hastalığında Ozon Tedavisi

Tiroid Dokusunda Virüslerin Varlığı Gösterildi

Dr. Hakaru Haşimoto (1881-1934) cerrahi uzmanlık eğitimi sırasında ameliyat ettiği guatr hastalarından çıkardığı tiroid dokularının histolojik incelemelerini de yapmıştı. Uzmanlık bitirme tezi olarak bu inceleme sonuçlarını Haşimoto hastalığı tedavisi1912 yılında “Archiv Für Klinische Chirurgie” dergisinde yayınladı.

Dr. Haşimoto 29 sayfalık monografında, hasta tiroid dokusu gözlemlerini “kronik lenfositik tiroidit” olarak tarif ediyordu ve hastalığı da “lenfomatöz guatr” olarak isimlendirmişti.

Çok sonraları, tüm dünyada hekimler bu tabloya giderek daha sık rastlamaya başlayınca, yüzyılın başlarında bir Alman dergisinde yayınlanmış ve o güne dek unutulmuş olan makalenin bu hastalığa dair ilk yayın olduğunu gören cerrahlar, bu konudaki geleneğe dayanarak hastalığa Dr. Haşimoto’nun adını verdiler.

Dr. Haşimoto’nun tanımlaması ancak 1930’larda (ABD’de) ders kitaplarına girdi ve 1938’de Washington’da yapılan yıllık Tiroid Hastalıkları konferansında tam bir bölüm ‘Haşimoto Hastalığı’na ayrıldı. Ancak o sırada bu hastalığın hipotiroidi problemi olanlarda ne kadar yaygın olduğu henüz anlaşılamamıştı.

1950’lerde yaygın olarak görülen hipotiroidi ve tiroidin lenfosit istilası ile seyreden bir tiroid hastalığından bahsediliyordu ama Haşimoto hastalığının bundan farklı bir hastalık olduğu zannediliyordu.

Otoimmün hastalık teorisi 1956’da immünologların tiroglobulin antikorlarını keşfetmesiyle beraber ileri sürüldü. Bunun nedeni, bağışıklık hücreleri olan lenfositlerin tiroid dokusunda bol miktarda bulunması idi. Lenfositlerin orada bulunma nedeninin tiroid dokusuna saldırmak olduğu düşünüldü.

Oysa bugün, lenfositlerin varlığının, tiroid hücrelerinin virüsler tarafından ele geçirilmiş olmasından kaynaklandığı düşünülüyor. Bu teoriye göre asıl sebep tiroidin kronik viral enfeksiyonudur. Nitekim otoimmün tiroid hastalığı bulunan bütün hastaların tiroid dokusunda HHV6 virüsü bulunuyor.

Tiroidin Kronik Viral Enfeksiyonu Nedir?

Tiroid dokusunda virüslerin varlığı tiroid hastalıklarının kökeninde viral enfeksiyonun yattığını düşündürüyor
Haşimoto ve Graves hastalıkları gibi tiroidin enflamatuar hastalıklarında lenfositlerin verdiği doku hasarının nedeninin tiroid bezi hücrelerinde hastalık yapan virüsler olduğu düşünülüyor.

Tiroid dokusu boğazda bulunan yerleşimi dolayısıyla, virüslerin vücuda en çok girdiği yol olan solunum yolları üzerindedir.

Çevresindeki çok sayıda lenf düğümüne komşuluğu nedeniyle bademcik iltihabı gibi, larenjit, farenjit gibi enfeksiyonlar sırasında tiroid de tehdit altında kalmaktadır.

Bu nedenle solunum yollarını tutan viral enfeksiyonlar sonrasında tiroid dokusu da enfeksiyona (bulaşmaya) maruz kalabilir.

Ancak bağışıklığı baskılayan stres, ateş düşürücü ve antibiyotik gibi ilaçlar, veya virüslerin bağışıklık sistemine de bulaşması nedeniyle ateş, ağrı gibi bir bağışıklık reaksiyonu gelişmeyeceğinden, enfeksiyon sessiz bir şekilde devam eder.

Hastalık tiroid işlevlerini zayıflattığı için tiroid hormon düzeyleri düşer, vücutta enerji üretimi azalır. Kırgınlık, halsizlik, depresyon, iştahsızlık gibi belirtiler nekahet dönemi şeklinde yorumlanır. Bu sırada vücut bu belirtilerle mücadele etmek için iştahı açmak üzere insülin direnci geliştirir, bu ise ilave süreçlere yol açar.

Haşimoto Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Hücresel enerji üretiminin düşüklüğü bir çok belirtiye yol açar:Haşimoto hastalığı viral nedenlere dayanır. Ozon tedavisi ile iyileşebilir.

  • Aşırı üşüme (herkesin üşümediği bir havada üşüme)
  • Vücut ısısı düşüklüğü
  • Depresif duygudurumu, depresyon
  • Uyku hali, uykudan zor uyanma
  • Tansiyon düşüklüğü
  • Halsizlik
  • Çabuk yorulma
  • Kabızlık
  • Efordan kaçınma
  • Cilt kuruluğu
  • Kilo artışı

tiroid hastalığının sebebi virüsler olabilirHaşimoto Hastalığı Virüslerden mi Kaynaklanıyor?

Haşimoto hastalığı tıbbi literatüre girdiği ilk yıllarda herhangi bir etken saptanamadığından otoimmün hastalık olarak kabul edilmiştir.

Bu teoriyi kabul etmeyip lenfositlerin orada bulunmasının bir nedeni olması gerektiğini, bunun bir viral hastalık olabileceğini ileri sürenler ise günümüze kadar hipotezlerini kanıtlayamamışlardır.

Sebep bir dokudan virüsleri izole etmenin teknik olanaksızlıklarıdır. Yakın zamanda meydana gelen teknik ilerlemeler sayesinde artık;

  • Hasta tiroid dokusunda virüs varlığı gösterilmiştir.

Herhangi bir tiroid hastalığı bulunanların tiroid dokusunda özellikle de Herpes Virüs ailesinden HHV-6A virüsü çok sık görülmektedir.

  • HHV-6A ve otoimmün tiroid hastalığı arasında bir ilişki olduğu belgelenmiştir.

Bilimsel araştırmalar 2005 yılından bu tarafa birbirini destekleyen sonuçlar sunmaktadır. Bunlardan bazıları: Thomas 2008Descamps 2013Sultanova 2017Ozaki 2005Caselli 2012, Rizzo 2016, Leite 2010Caselli 2017

  • Ancak hastalığı virüslerin başlattığı henüz kesinleşmemiştir.

Şimdilik bulgular T lenfositlerin viral hastalığının otoimmün süreçlere yol açtığına işaret etmektedir.

HHV-6 Virüsü Nedir?

Herpes virüsler ailesindendir. Çocuklukta vücuda girdiğinde 6. hastalık olarak bilinen tabloya neden olur. Yetişkinlerde ensefalit ve meningoensefalite ilaveten kolit, miyokardit ve hepatite neden olur.

Nörotoksiktir, özellikle sinir hücrelerine zarar verir. Alzheimer ve MS hastalarında beyin dokusunda görülmüştür.

Dünya nüfusunda çok yaygındır. Organ nakli ile bulaştığında hastalık tablosu ağır olur. Kemik iliğinin işlev görmesi bozulur, akciğer ve beyinde iltihabi hastalık yapar (ensefalit, pnömoni).

Herpesvirüslerin çoğu gibi T lenfositlerine bulaşıp hastalandırarak otoimmün hastalıklara neden olur.

Virüsler Tiroidi Nasıl Hastalandırıyor?

  • Virüsler tiroid hücresinin epigenetiğini değiştirerek hastalık yapıyor

2017 yılında Ferrara Üniversitesinden araştırmacılar, HHV-6A virüsü ile enfekte olmuş tiroid hücrelerinde ilgi çekici değişiklikler keşfettiler: Virüsler hücrenin mikro RNA’larının (miRNA’lar) ekspresyonunu değiştiriyordu.

MiRNA’lar, hücrenin normal işleyişinin ayrılmaz bir parçasıdırlar. miRNA artışı kanser ve damar kireçlenmesi/damar sertliği dahil olmak üzere ciddi hastalıklara neden olabilmektedir (Baltimore 2008).

Mikro RNA’nın özellikle bağışıklıkta yoğun bir şekilde rol oynadığı bilinmektedir.

  • Virüsler T lenfositlerinin de epigenetiğini değiştirmektedir
    t hücresi
    T hücresi (T Lenfosit)

Böylece T lenfositler sağlam hücrelerle virüs yükü artmış hücreleri birbirinden ayıramayarak tiroid dokusunda harabiyet yaratırlar, düzenleyici Treg hücreleri iltihap yapıcı sitokinler ve immünglobülinlerin aşırı üretimine neden olur.

HHV-6A virüsünün hem tiroid hücrelerinde, hem T-lenfositlerde epigenetik değişiklikler yaparak tiroidi hastalandırdıkları gösterilmiştir.

Uzun yıllar otoimmün olduğu düşünülen Graves hastalığında da, bu süreçleri herpes virüslerin başlattığı düşünülmektedir.

Bu çalışmaların sonuçları HHV-6A ve enflamatuar tiroiditler arasındaki ilişkiye güçlü kanıtlar sunmaktadır.

Sonuçların MSkadınlarda görülen kısırlık, ve bazı kanserler dahil olmak üzere HHV-6A’nın ilişkili olduğu diğer hastalıkların nasıl geliştiğini anlamak için de faydalı olması bekleniyor.

Haşimoto Hastalığında Ozon Tedavisi

Ozonun tiroid hastalığındaki etki mekanizması birden çok etkisiyle açıklanabilir.

Ozon tedavisi; ozon tedavisi otoimmün süreçlerde önemli rol oynayan, kısa adıyla Treg hücreleri olarak bilinen düzenleyici T-lenfositlerin bağışıklık yanıtını da yükseltmektedir. Tahmasebi 2021

  • Güçlü anti-viral etkilere sahiptir
  • Bağışıklığı güçlendirir
    • T lenfositlerin sayısını artırır
    • T-lenfositlerin bağışıklık yanıtını düzenleyerek virüs üreten hasta hücrelerin elimine edilmesini sağlar.
    • T-Helper hücrelerini aktive ederek B lenfositlerin antijene göre antikor üretmesini teşvik eder.
  • Anti-enflamatuardır
    • Sitokin artışını baskılar
    • NF-κB yollarını baskılar
    • Artmış miRNA düzeylerini düşürerek enflamasyonu önler
  • Hücresel detoksifikasyon başlatır
  • Hücrelerde otofaji başlatır
  • Kılcal dolaşımı geliştirir
  • Doku onarımı başlatır

Ozon tedavisi, tiroid doku kaybına uğramadan uygulandığında enflamasyonu durdurarak kalan tiroid dokusunu koruyabilir, hastalığı sınırlayabilir.

Ozon tedavisi ve bağışıklık konusunda bilgi almak için -> Ozonterapinin bağışıklık etkileri

Tiroid hastalıkları konusunda bilgi almak için -> Tiroid hastalıklarında Ozon Tedavisi

SONUÇ

Uzun yıllar Tip-1 diyabetin genetik olduğu düşünülmüştür. Tıbbın ilerlemesi ve genetiğin asıl sebep olmadığının anlaşılmasıyla birlikte, otoimmün teori gündeme gelmiştir.

Viroloji biliminin gelişmesiyle beraber pankreastaki beta hücrelerini harap eden immün reaksiyonların asıl sebebinin virüsler olduğu anlaşılmıştır. Bugün bağırsak yoluyla bulaşan virüsler ve kızamıkçık virüsü en başta sayılmaktadır.

İlk 1 yaşta inek sütü kullanımı da, bağırsak mikrobiotasını ve bağışıklığını etkileyerek hastalık gelişiminde rol oynuyor görünmektedir.

Böylece tip-1 diyabet hastalığında otoimmün teori artık terk edilmiştir. Virüslerin pankreasta doku harabiyetini nasıl yaptığı araştırılmaktadır. Öte yandan, eski ve artık geçersiz teoriler hala gündemde kalabilmektedir.

Doku harabiyetiyle seyreden tiroid hastalıkları için de aynı süreç bizi bekliyor.

Tiroid hastalıklarının ve belki kanserin de viral enfeksiyondan kaynaklandığı anlaşıldığında ozonun birçok hastalığı birden iyileştirici etkilerinin temelde güçlü anti-viral etkisine dayandığı da anlaşılacaktır.

Tiroidinizi daha fazla hasardan korumak ve hastalığı durdurmak istiyorsanız ilk belirtileri gördüğünüzde ozon tedavisine başlayınız.

Dr. Nilgün Eröztürk

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir