İnsülin Direnci ve Diyabette Tedavilerimiz

Metabolik Etkiye Sahip Yeni Tedaviler

İnsülin direnci ve diyabet tedavilerimiz tamamen doğal tedavilerdir. Hiçbir ilaç reçete edilmez. Sizi yiyecekleriniz kendi enerjiniz ve doğanın elementleri ile iyileştiriyoruz.

Tedavilerimizde medikal gazların iyileştirici gücünü görmek, metabolik detoks beslenme programı, akupunktur ve bitkisel tedavilerin desteğini almak istiyorsanız yazının devamını okuyunuz.

İnsülin Direnci Nedir?

İnsülin direnci fazla kiloya ve şeker hastalığına yol açan bir sendrom olarak bilinir. Bu hastalıkta ozon terapisi ve hidrojen tedavisi ve akupunktur gibi çok yönlü tedavilerin ve metabolik detoks gibi bir beslenme programının faydası bulunmaktadır.

Ozon tedavisi ve hidrojen tedavisi antioksidan ve antienflamatuar özellikleri sayesinde faydalıdır zira bu hastalıklar pankreas ve karaciğerde enflamasyon ve oksidatif süreçlerle seyreder.

Diyabet Neden Olur?

Tip-1 diyabet hastalığı bir pankreas hastalığıdır. Pankreasın insülin üretememesiyle başlar.

Tip-2 diyabet hastalığına ise kontrol edilemeyen insülin direnci ve yanlış beslenme alışkanlıkları yol açar. Burada hasta organ pankreas değil, karaciğerdir.

Pankreas başta hasta olmasa da zamanla insülin üretimi azalabilir.

ozon terapi hidrojen tedavisi insülin direnci diyabet

İnsülin Direnci Neden Olur?

İnsülin Direncinin asıl nedeni halen araştırılmaktadır. Üzerinde en çok durulan teori viral hastalık teorisidir.

Bozulan insülin duyarlılığının karaciğerin viral hastalığına bağlı olduğuna dair bulgular elde edilmiştir.

Geniş Bilgi İçin -> İnsülin Direncinin Nedeni 

İnsülin Direnci Belirtileri Nelerdir?

Kanda şeker ve insülin düzeylerinin normalin üstüne çıkması sonucu vücutta pek çok etki oluşur.

İnsülin duyarlılığının bozulduğu durumlarda kanda hem şeker hem insülin artmıştır ancak hücreler şeker eksikliği yaşamaktadır. Bu yüzden şu belirtiler görülür:

  • İştah artması, özellikle şekerli veya karbonhidrat içeriği yüksek gıdalara yönelme
  • Sık sık yeme isteği. Yemeklerden 2 saat kadar sonra tekrar atıştırma isteği, gece öğünleri
  • Kilo almak
  • Enerji düşüklüğü veya halsizlik
  • Hareketsizliğe eğilim
  • İç yağlanma artışı (göbek çevresi ölçüsünün boy ölçüsünün yarısını geçmesi)

İnsülin duyarlılığının bozulduğu durumlarda obezite de görülür. Bunda yanlış beslenme alışkanlıklarının da rolü vardır. Bunların bir kısmı aileden gelen alışkanlıklar olduğu için normal kabul edilebilir ancak bilimsel araştırmalar doğru olduğu zannedilen pek çok yanlış beslenme alışkanlığına dikkat çekmektedir.

İnsülin direnci ve kilo artışı zamanla şeker hastalığı (tip-2 diyabet) gelişmesine yol açar.

İnsülin Direncinin Sonuçları Nelerdir?

Bozulan insülin duyarlılığı kontrol altına alınamazsa metabolik sendroma yol açar, diyabet (şeker hastalığı) gelişebilir. Ancak daha şeker hastalığı ortaya çıkmadan önce insülin direncinin metabolik sonuçları birçok organ belirtisine yol açar. Bunlar:

  • Kilo artışı ve obezite
  • Karaciğerde yağlanma
  • Karaciğer büyümesi
  • Yağlı karaciğer hastalığı
  • Karaciğer safra yollarında taş oluşumu
  • Safra kesesinde çamur/kum ve taş oluşumu
  • Kan yağları profilinde bozulma (kolesterol artışı, trigliserid artışı)
  • Lenf dolaşımında bozulma, ayaklarda ödem
  • Dolaşım bozuklukları, ateroskleroz (damar sertliği)
  • Hipertansiyon
  • Kan şekeri düzensizlikleri (hiperglisemi ve hipoglisemi atakları)
  • Kalp fonksiyonlarında bozulmalar
  • Kalp kapakçıklarında bozulmalar
  • Beyin, gözler ve böbreklerde kılcal damar anomalileri

Aşağıdaki hastalıkların da insülin direnci olan kişilerde daha fazla görüldüğü tespit edilmiştir:

  • KOAH
  • Glokom
  • Katarakt
  • Reflü
  • SiBO

Yukarıda sayılan semptom ve hastalıkların bir kısmı insülin direncinin neden olduğu beslenme alışkanlıklarına bağlıdır.

Tip-1 Diyabet Nedir?

Genellikle çocuklukta başlayan şeker hastalığı türüdür. İnsülin takviyesi ile kontrol altına alınır. Nadiren, yetişkinlikte de ortaya çıkabilir.

Geniş bilgi için -> Tip-1 Diyabetin Nedeni

Tip-2 Diyabet Nedir?

Genellikle yetişkinlikte başlar. Ancak son yıllarda çocuklarda da görülebilmektedir. Yanlış beslenme alışkanlıklarıyla ilişkisi olduğu düşünülmektedir. Geniş bilgi için -> Tip-2 Diyabetin Nedeni

Tip-2 diyabet hastalığının kendisi kadar vücuda verdiği hasarlar da tehlikelidir. Bu hasarlara bozulan kan dinamikleri ve damar yapılarındaki bozulmalar yol açar. Bu yüzden aşağıdaki hastalıklar ortaya çıkar.

  • Hipertansiyon
  • Ateroskleroz (Damar Sertliği)
  • Kalp Kapak Hastalıkları
  • Koroner Hastalıkları
  • İnme ve Felç
  • Retina Hastalıkları
  • Böbrek Hastalıkları
  • Polinöropatiler
  • Diyabetik Ayak

Geniş bilgi için Bkz -> Tip-2 Diyabet Komplikasyonları

İnsülin Direncinin Sebebi Nedir?

Bu sendroma karaciğerde insülin metabolizmasının bozulması yol açar.

İnsülin duyarlılığını bozulmasını nedenleri hakkında daha geniş bilgi için -> İnsülin Direncinin Olası Nedenleri

İnsülin Direncine Yol Açan Hastalıklar Nelerdir?

  • Virüs bulaşmaları (viral enfeksiyonlar kısa süreli dahi olsa insüline direnç geliştirir)
  • Karaciğer Yağlanması (yağlı karaciğer hücreleri insüline direnç geliştirir)
  • Cushing hastalığı (Cushing sendromu aşırı kortizol hormonuna bağlı gelişir)
  • Akromegali (Aşırı büyüme hormonu üretimi sonucunda gelişir)

Geniş bilgi için -> İnsülin Direncine Yol Açan Viral Hastalıklar

İnsülin Direnci Nasıl Kilo Aldırır?

Azalmış insülin duyarlılığı ya da diğer adı ile metabolik sendromda insülin metabolizması bozulmuştur. İnsülin kanda normalden daha uzun süre kalarak kan şekerini düşürmeye devam eder ve kısa sürede tekrar acıktırır.

Kan şekerinin öğün sonrasında 70 mg/dL altına düşmesine reaktif hipoglisemi denir. Reaktif hipoglisemi ile baş etmenin tek yolu karbonhidrat atıştırmaktır.

Böylece öğünler arasındaki her bir ara öğünde pankreas tarafından kana tekrar insülin verilir. Bu sadece bir bitki çayı olsa bile, insülin salgılanmasına yol açtığı için, kan insülin seviyelerini besleyecektir.

Kanda yüksek seviyede kalan insülin yemeklerden sonra reaktif hipoglisemi (kan şekeri düşmesi) dışında, uyku gelmesi, ardından çabuk acıkma gibi belirtilere yol açar.

Gün içinde sürekli devam eden yemek öğünleri ve ara öğünlerin yarattığı yüksek insülin düzeyleri, gece de yemek yemeye yol açar ve bu kişiler sabah da yüksek insülin düzeyleriyle uyanırlar.

Metabolik sendromda özellikle şekerli veya hızla şekere dönüşen gıda maddelerine yönelim olur. Bu seçimler de kan şeker ve insülin düzeylerini gün içinde giderek yükseltir.

İnsülin iştah açar, yağ deposunu büyütür, bünyeye yağları yaktırmaz.

Karaciğer yağlanması ve iç yağlanma sürekli olarak artar, böylece göbek çevresi genişler.

bkz -> İnsülin Direncinin Teşhis ve Tedavisi

Bu bulgular ışığında, şeker hastalığının bir bağışıklığın zayıflığından kaynaklandığı söylenebilir.

İnsülin Direnci Tedavi Edilir Mi?

Bozulan insülin duyarlılığını tedavi etmek amacıyla pek çok ilaç geliştirilmiştir. Bu ilaçlar diyabette de reçete edilir.

Ancak bu ilaçlarla insülin direnci veya diyabet önlenemediği gibi ilerlemesi de durdurulamamaktadır.

Nedene yönelik bir tedavi şarttır.

İnsülin direnci diyabet tedavileri ozon terapisi

İnsülin Direnci ve Diyabette Ozon Tedavisi

İnsülin direnci, ozon terapisinin en etkili olduğu durumlardan biridir. İyi bir tedavi ile ozon terapi insülin direncini 6 haftada tamamen iyileştirebilir.

Zira ozon tedavisi, bozulan insülin duyarlılığı ve diyabette nedene yönelik etkiler gösterir.

Ozon terapisi ayrıca diyabetin kronik komplikasyonlarında da etkili bir tedavi sağlar.

Tedavi sonuçları ile ilgili geniş bilgi için bkz -> İnsülin Direnci ve Diyabette Ozon Tedavisi

İnsülin Direnci ve Diyabette Hidrojen Tedavisi

Hidrojen tedavisi yeni bir tedavidir. Hidrojen gazının solunarak dolaşıma alınması yoluyla yapılır.

Hidrojen hiçbir tat ve kokuya sahip olmayan, rahatlıkla solunabilen bir gazdır. Hiçbir yan etkisi yoktur.

Hidrojenin güçlü antioksidan etkilere sahip olduğu anlaşılmıştır. Bu etkiler metabolik sendrom süreçlerinde en çok ihtiyaç duyulan iyileştirici etkilerden biridir.

Vücuda verilen hidrojen en yüksek konsantrasyona karaciğer dokusunda ulaşmaktadır. Bu gözlem sonucu hidrojenin karaciğer ve metabolizma hastalıklardaki kullanımına yönelik araştırmalar yoğunlaşmıştır.

Hidrojenin metabolik sendrom ve karaciğer üzerindeki etkileri ile ilgili geniş bilgi için bkz -> Hidrojenin Karaciğer Etkileri

Ozon Tedavisinin Faydaları Nelerdir?

  • Bağışıklık sistemini güçlendirir. Makrofajları aktive eder, lökosit sayısını artırır.
  • Güçlü bir antimikrobik ajandır, virüs, bakteri ve mantarları öldürür veya çoğalmalarını durdurur.
  • Antienflamatuardır, enflamasyonu (iltihabı) durdurur.
  • Hücrelerin detoks kapasitesini artırarak vücuda toksin attırır.
  • Vücudun antioksidan kapasitesini arttırarak serbest radikal hasarından korur.
  • Ozon, damar elastikiyetini düzelttiği bilinen tek tedavi ajanıdır. Bu etkisi ile damar sertliği ile seyreden aterosklerozu iyileştirir.
  • Ozon kan oksijen düzeylerini yükseltir. Hücrelerin oksijen kullanımında artış sağlar.
  • Mitokondri hasarını onararak hücre enerji üretimini arttırır
  • Ozon tedavisi kılcal dolaşım bozukluğunu iyileştirir, hipoksik (oksijen alamayan) alanlarda yeni kılcal damarlar oluşmasını sağlar.
  • Kalbin kasılma gücünü artırır, dolaşımı iyileştirir.

Hidrojen Tedavisinin Faydaları Nelerdir?

  • Güçlü anti-enflamatuardır
  • Seçici antioksidandır, en tehlikeli serbest radikalleri etkisizleştirir
  • Stres altındaki hücrelerin ölmesini engeller, böylece doku hasarını ve organ kaybını önler
  • Hücrelerde otofaji başlatarak vücudu gençleştirir

Metabolik sendromda hidrojen tedavisi hakkında daha geniş bilgi için bkz -> Hidrojen Tedavisinde Bilimsel Gelişmeler

Sonuç

Kliniğimizde insülin metabolizmasında bozukluklar, insülin duyarlılığı azalması ve diyabet süreçlerinde görülen tüm hastalıklara yönelik tedaviler yapmaktayız.

Ozon tedavisi ve Hidrojen tedavisi çok yönlü etkileriyle insülin direncini iyileştirir, enflamasyon ile savaşır, ve karaciğeri iyileştirirler.

Kişiye özel hazırlanan Metabolik Detoks programı ile beslenme yönetimi ise yağları yakarak kilo vermenin yanı sıra, insülin direncini de iyileştirmekte etkilidir.

Beslenme programımız sürdürülebilir bir yapıya sahiptir. Dengeli beslenme alışkanlıklarını kzandırarak verilen kiloların tekrar geri alınmamasını sağlar.

Akupunktur tedavileri bütün organ ve sistemlerin hastalıklarında temel tedaviler sunar. Metabolik sendromda da akupunktur desteğine ihtiyaç vardır.

Tedavilerimiz diyabetin kalp hastalığı, hipertansiyon, inme, polinöropati, böbrek yetmezliği, göz hastalıkları, diyabetik ayak gibi komplikasyonlarında da etkilidir.

Diyabet komplikasyonlarının tedavisinde standart ozonterapi yeterli olabileceği gibi daha detaylı ozon terapi programları gerekebilir.

Tedaviler birkaç gün aralıklarla, belli bir sıklıkta yapılır. Süresi kişiye göre değişmekle beraber 6-12 haftalık tedaviler önerilir.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı