Kalp ve Damar Hastalıklarında Ozonterapi

Kanın kalpten pompalanarak atardamar, kılcal damarlar ve toplardamarlar yoluyla bütün vücudu dolaşıp kalbe dönmesine kan dolaşımı denir. Kan dolaşım yolu, kalbin sağ karıncığından başlayan akciğer dolaşımı ve sol karıncıktan başlayan sistemik dolaşım (vücutta dolaşım) olmak üzere ikiye ayrılır. Kan, akciğer dolaşımı ve sistemik dolaşım içinde dönüşümlü olarak vücudu sürekli dolaşır.

Yapısına bakıldığında akciğer dolaşımı; kalbin sağ karıncığından akciğerlere giden, venöz kandan gelen karbondioksitin akciğerlerin kılcal damarlarına gönderildiği ve burada karbondioksiti bırakıp oksijen aldığı bir yapıdır. Kan buradan tekrar kalbe gelir, kalbin sol kulakçığından sol karıncığına geçer ve sol karıncığın kasılması ile kalbi besleyen koroner damarlar dahil tüm vücuda dağılır.

Büyük damarların görevi kanı kılcal damarlara ulaştırmaktır. Hücreler kılcal damarlar sayesinde oksijen ve besin maddelerini alırlar, karbondioksit ve atık ürünlerinden kurtulurlar. Kılcal damarlarda bu maddelerin alışverişi tamamlandıktan sonra kan toplardamarlardan geri taşınır ve böbreklerden de geçtikten sonra kalbin sağ kulakçığına geri döner.

Kan Dolaşımı Neden Önemli

Çoğu modern çağ hastalıkları olan; geriatrik hastalıkların, kronik hastalıkların ve inatçı hastalıkların %98’den fazlasının zayıf kan dolaşımının neden olduğu hastalıklar olduğu bilinmektedir. 60 yaşına gelindiğinde insanların %80’i kan dolaşımı ile ilgili sorunlar yaşar. Vücudumuzdaki kan damarları çok karmaşık bir yapı olan, geniş bir damar, arter, arteriyol, venül ve kılcal damar ağına sahiptirler.

Bu ağ aracılığıyla, kalpten vücut hücrelerine ortalama 4,5L ila 6L arasında kan pompalanır ve kalbe geri gönderilir. Kan, vücudumuzun ve yaşamımızın düzgün çalışması için gerekli besinleri ve hormonları taşır ve hücrelere ulaşmak için geçeceği yol da kan damarlarıdır. İyi kan dolaşımı için alyuvar sağlığı, kanın akışkanlığı ve kan bileşenleri önemlidir ancak kan damarı sağlığının da önemli olduğunu unutmamalıyız.

İyi bir kan dolaşımı, hem kan bileşenlerinin hem de kan damarlarının sağlığı ile ilgili herhangi bir sorun olmadığı anlamına gelir. İlaçlar, takviyeler, spor ya da sağlıklı beslenme ne kadar iyi olursa olsun, besinleri taşıyan araçta (kan) ya da yol (damar) ile ilgili bir sorun olursa kan gitmesi gereken yere varamaz.

Peki kan ve kan damarlarını sağlıklı tutmak ve kan dolaşımını iyileştirmek için ne yapılmalı? Vücudunuza uygun herhangi bir egzersiz, doğru beslenme, stres yönetimi ve yeterli uyku gibi önlemler en önemlileri. Bununla birlikte, önlem almakta geciktiyseniz ve elverişsiz yaşam tarzı, yaşlanma veya kronik hastalıklar nedeniyle sorunlarınız varsa, sağlıklıyken alınacak önlemlere kıyasla daha çok şey yapmak gerekir.

Örneğin damarlara esnekliğini tekrar kazandıran, tıkanıklıkları açan, beslenme bozukluğu olan bölgelerde yeni kılcal damar ağı oluşturan, kalbi güçlendiren ve kan dolaşımını artıran, yan etkisi olmayan hızlı bir tedavi yöntemine ihtiyacınız vardır.

Bu yöntem, klinik olarak etkinliği birçok çalışmada kanıtlanmış olan ozon terapidir.

Ozonun Damarlara Etkileri

  • Ozon anti-enflamatuar etkisi ile damar sertliğini iyileştirici etkilere sahiptir
  • Antioksidan kapasitemizi yükseltici etkileriyle damarı yıpratan serbest radikal hasarını azaltır
  •  Ozon atardamarlarda tıkayıcı plak oluşumunu engeller, oluşmuş plakları dahi yıkabilir
  • Ozon kasılmış damarları gevşeterek yüksek kan basıncını normalleştirebilir
  • Ozon LDL-Kolesterol ve Trigliseridleri düşürerek kan yağlarını dengeler; bu etki ile damar sağlığına ve dolaşımın iyileşmesine katkıda bulunur

Ozonlanmış alyuvarlar akciğerlerde daha çok oksijen yüklenirler ve kan oksijen düzeyleri yükselir. Kan renginizde işlemden sonra izlenen fark çarpıcıdır.

Ozonlanmış alyuvarların içindeki hemoglobinler akciğerde oksijeni daha hızlı ve kolay yüklenir, dokulara ulaştığında oksijeni bırakması da yine hızlı ve kolay olur. Kandan dokulara oksijen salınımındaki artış dolaşımı bozulmuş olan bölgelerde daha belirgindir.

Ozon Tedavisinden sonra vücuttaki tüm hücrelerin oksijen kullanımında artış meydana gelir.

Ozon koroner arter hastalarında araştırılmış, oksidatif stres indeksini azalttığı ve Glutatyon seviyelerini arttırdığı gözlenmiştir

Çalışmanın sonuçları, tekrarlanan ozon uygulamalarının (20 seans rektal insüflasyon), koroner arter hastalığı hastalarında antioksidan/pro-oksidan dengesinin kontrolünde olumlu bir rol oynadığını göstermektedir. Delgado-Roche 2011

Ozonun Koroner Damar Hastalıklarındaki Tedavi Sonuçları:

  • Ağrı ataklarının sıklığında azalma
  • Merdiven çıkma vb egzersiz toleransında artış
  • Kalbe dolan kan miktarında artış (Kardiyak Volüm)
  • Kalbin pompaladığı kan miktarında artış (Atım Hacmi)

Ozon tedavisi anti-enflamatuar (iltihap ve hastalık giderici) etkileriyle damar sertliğine yol açan tüm süreçler üzerine etkilidir, damar sertliğini giderir. Ayrıca yüksek tansiyon, yüksek kan şekeri ve bozulmuş kan yağları profilinin düzelmesinde yardımcıdır. Kan oksijen düzeylerini yükseltir ve kan dolaşımını iyileştirir. Genel antioksidan aktiviteyi artırarak kalp kası hücrelerinin sağlığını iyileştirir.

Ozon Dan Dolaşımını ve Damarları İyileştirir

Ozon vücutta oksijenlenme ve doku beslenmesini artırır. Bu etkisini hem kan oksijen içeriğini ve kan dolaşımını iyileştirerek, hem de damarları iyileştirerek gösterir.
Ozon Terapisinin kan dolaşımı üzerine etkileri ozonun kanla ilk temasından itibaren başlar. Ozon kanda çeşitli değişiklikler başlatır, bunlar tedavi sonuçlarını yaratırlar.

Kan Akışkanlığı Düzelir

Kanın kılcal damarlardan belli bir hızda geçmesi sadece kalbin güçlü bir şekilde pompalaması ile değil, alyuvarların esnekliği sayesinde de olmaktadır. Örneğin diyabette bu elastikiyet bozulduğundan alyuvarların ince kılcallardan kolayca geçebilmelerini sağlayan şekil değiştirme yetenekleri azalır ve membran elektrik yükleri de bozulduğundan alyuvarlar birbirine yapışma eğilimi gösterirler.

Ozonlanmış alyuvarların ise zarı esnekleşir, böylece kanın dar kılcal damarlarda akışı iyileşir çünkü alyuvarlar kanımızın yarısına yakınını oluşturmaktadır ve damarlar içinde kan akışı sırasında damarın şekline ve akımın hızına göre şekil değiştirebilme kabiliyeti kanın akışkanlığı anlamına gelir. Kan akışkanlığının iyileşmesi daha iyi dolaşım, daha sağlıklı bir kalp, daha iyi beslenen dokular, ve daha sağlıklı bir beden demektir.

  • Aritmi nöbetlerinin süresinde kısalma
  • Kalp kasılma gücünde iyileşme
  • Ejeksiyon Fraksiyonunda (EF)* artış
  • Lipid profilinde düzelme
  • Hastanın genel durumunda düzelme, iş gücü artışı
    *EF, kalbin her atışta gelen kanın ne kadarını pompaladığını gösterir

Bu etkileriyle ozon aşağıdaki kalp ve damar hastalıklarında başarıyla uygulanmaktadır:

• Koroner Hastalık
• Kalp Yetmezliği
• Kalp ritm bozukluğu (Aritmi)
• Bacak damarlarının tıkanması

Tedavi Yöntemi

Temel uygulama kan yoluyla yapılır. Bu yöntemde 100-200 ml kan alınarak, kapalı sistemde (özel üretilmiş cam şişelerde) kanın içerisinden oksijen-ozon karışımı geçirilir, ve bu kan kısa süre içinde damara geri verilir.
Gerektiğinde başka yöntemler de tedaviye eklenir. Örneğin bacak damarlarının tıkanıklığında, venöz dolaşım bozukluğunda ya da gangren ve yaralarda harici ozonterapi uygulanır.

Tedavi Süresi

Hastalığın seyrine göre değişmekle birlikte genelde 12-16 haftalık kürler halinde yılda 1 veya 2 kez uygulanır. İlk kürden sonraki kür süreleri 4-8 hafta olabilir. Ozonlanacak toplam kan miktarı tedavide esastır. Tedaviler her gün veya birkaç gün aralıklarla yapılır. Başlangıç döneminden sonra terapilerin sıklığı azaltılabilir, sonuna doğru 1-2 hafta aralarla yapılarak tedaviye son verilir. Bazı durumlarda kür tamamlandıktan sonra 4-5 hafta aralarla yapılacak idame tedavilerine devam etmek önerilebilir.

Bacak Damarı Tıkanmasında Ozon Terapi

Bu hastalık damarların kan akışı engellenecek şekilde tıkanmasıyla seyreder. Bacağı kesilme aşamasına kadar gelmiş olan hastaların en az yarısı ozonterapi ile iyileşebilmektedir. Yürüyüşle baldır kaslarında ağrı oluşmasıyla kendini gösteren fasılalı bacak ağrısı da ozon tedavisi ile hızla iyileşen hastalıklar arasındadır.

Aşağıdaki şekilde kan yoluyla tek bir ozonterapi seansı sonrasında beyin dolaşımında 1 dakika aralıklarla değişen kan oksijen içerikleri gösterilmektedir.

 

Dr. Nilgün Eröztürk – Her hakkı saklıdır

Başa dön tuşu