Koronavirüsler Koku Alma Duyusunu Nasıl Bozuyor

Geçici koku kaybı veya anosmi, COVİD-19’da ana nörolojik semptomdur ve COVID-19’un en erken ve en yaygın olarak bildirilen işaretlerinden biridir. Çalışmalar, bu belirtinin hastalığı tahmin etmekte ateş ve öksürük gibi iyi bilinen diğer semptomlardan daha önemli olduğunu göstermekle beraber COVID-19 hastalarında görülen koku kaybının altında yatan mekanizmalar bilinmiyordu.

Salgının 1. yılı dolmadan, Harvard Tıp Okulu’ndaki sinir bilimciler tarafından yönetilen uluslararası bir araştırma ekibi, COVID-19’a neden olan SARS-CoV-2 virüsüne karşı en savunmasız olan koku alma hücre tiplerini belirledi.

Şaşırtıcı bir şekilde, koku duyusunu algılayan ve beyne ileten duyu nöronlarının, savunmasız hücreler arasında olmadığı ortaya çıktı.

Bilindiği gibi, COViD-19 hastalığına neden olan virüs hasta ettiği hücrelere bu hücrelerin zarında bulunan özel bağlantı alanına (ACE2) bağlanarak girmektedir. bkz: Koronavirüsler nasıl hastalık yapıyor>>

24 Temmuz’da Science Advances‘te Harvard araştırma ekibinin bir yazısı yayınlandı. Koku alma duyu nöronlarının, SARS-CoV-2’nin insan hücrelerine girmek için kullandığı ACE2 reseptör proteinini kodlayan geni eksprese etmediğini anlaşılmıştı. ACE2, koku alma duyu nöronlarına metabolik ve yapısal destek sağlayan hücrelerde ve ayrıca belirli kök hücre ve kan damarı hücrelerinde eksprese ediliyordu.

Bulgular, nöronal olmayan hücre tiplerinin enfeksiyonunun, COVID-19 hastalarında anosmiden sorumlu olabileceğini ve hastalığın ilerlemesini daha iyi anlamaya yardımcı olabileceğini düşündürmektedir.

Araştırmacılar, “Bulgularımız yeni koronavirüsün hastalardaki koku duyusunu doğrudan nöronları enfekte ederek değil, destekleyici hücrelerin işlevini etkileyerek bozduğunu gösteriyor” diyorlar ve ekliyorlar: “Bu, çoğu durumda SARS-CoV-2 enfeksiyonunun koku alma sinir devrelerine kalıcı olarak zarar vermesinin ve kalıcı anosmiye yol açmasının olası olmadığını düşündürüyor”

Bulgular ayrıca COVID-19 sırasında görülen nörolojik sorunlara ilişkin ilgi çekici ipuçları sunuyor. Araştırmacılar, gözlemlerin, SARS-CoV-2’nin nöronları doğrudan enfekte etmediği, bunun yerine sinir sistemindeki vasküler hücreleri etkileyerek beyin işlevine müdahale edebileceği hipotezleriyle tutarlı olduğunu belirtiyorlar.

Öte yandan, Mart 2022’de yayınlanan bir araştırma, COViD-19 hastalarının beyinlerinde ancak 10 yılda oluşabilecek bir küçülme (gri maddede yüzde 2 kayıp) olduğunu ve beyin korteksinin koku alma alanına işlevsel olarak bağlı bölgelerde daha büyük doku hasarı belirtileri görüldüğünü bildirdi. Bu bize olayın burundan ziyade beyin ile ilgili olduğunu göstermek bakımından ilginç ve önemli bir veridir.

Araştırmalar, COVID-19 teşhis edilen hastalarda COVID-19 olmayan nezle/grip hastalarına kıyasla koku kaybı olma olasılığının 27 kat daha fazla olduğunu, ancak ateş, öksürük veya solunum zorluğu yaşama olasılığının yalnızca 2,2 ila 2,6 kat daha fazla olduğunu gösteriyor.

Araştırmalar, COVID-19’daki anosminin, diğer viral enfeksiyonların neden olduğu anosmiden farklı olduğunu da gösteriyor.

Örneğin, birçok virüs, burun tıkanıklığı gibi üst solunum yolu sorunlarını tetikleyerek geçici koku kaybına neden olur ama COVID-19 hastaları genel olarak oldukça hızlı bir şekilde, aylar değil de haftalar içinde koku alma duyularını geri kazanırlar. Bununla birlikte, bazı COVID-19 hastaları, burun tıkanıklığı olmaksızın anosmi yaşar.

Uzmanlar anosminin ciddi psikolojik sonuçları olabileceğini ve kalıcı anosminin yaygınlaşması halinde büyük bir halk sağlığı sorunu yaratabileceğini düşünüyor.

Dr. Nilgün Eröztürk

https://istanbulozon.com/yuksek-doz-ozonterapi-bagisikligi-nasil-guclendiriyor/

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu