Sırt ve Bel Ağrılarında Ozon Terapi

Bel ağrısı, endüstrileşmiş ülkelerde yüksek bir görülme sıklığına sahiptir ve yetişkinlerin üçte ikisini hayatlarında en az bir kez etkiler.

Bel ağrılarının iyi ya da kötü huylu kemik hastalıklarından, iç organlarımızın hastalıklarına kadar pek çok nedenle ortaya çıkabileceği akılda tutulmalıdır.

Bel ağrılarında daima kas kasılması vardır ve ağrı bu kasılmayı daha da arttırır. Ağrı kesici ilaçlar çözüm olmadığı gibi, kas gevşetici ilaçlar gerçek bir çözüm değildir.

Bazen, her ne kadar MR veya BT görüntülemesinde öyle görünse bile, cerrahi seçenekler de bir çözüm olmayabilir.

Tedavi Seçenekleri

Kronik kas tutulmalarının en sık rastlanan sebebi duruş bozuklukları olduğu için, bu durumu düzeltmek ilk düşünülmesi gereken tedavi olacaktır. Bir eğitmenin gözetiminde yapılacak doğru yoga hareketleri çoğu vakada bir tedaviden beklenen her şartı zamanla yerine getirecektir. Hiçbir istenmeyen yan etkisi yoktur.

Birçok hareketi yapamayacak kadar şiddetli kas tutulması olanlara akupunktur ve ozon terapi uygulandıktan sonra hareketler rahatlayınca yine yoga yapmak önerilir. Yoga, kişinin kendi kendine yaptığı bir şifa çalışması olarak da düşünülebilir. Çok etkilidir.

Akupunktur tedavisi binlerce yıldan beri başarıyla uygulanan bir tedavidir. Hiçbir istenmeyen yan etkisi yoktur. Boyun ve bel ağrılarında etkinliği kanıtlanmış bir tedavidir. Kliniğimizde uygulanmaktadır.

Sırt ve bel ağrılarında ozon akupunktur en başarılı yöntemdir
Sırtta yer alan enerji kanalları: Ortada Yönetici Damar, sağ ve solunda Ayak Taiyang çiftleri

Vücudun en önemli enerji kanalı sayılabilecek bir enerji kanalı, “Yönetici Damar” kuyruksokumundan itibaren bütün sırtı tam omurga üzerinden boylu boyunca kat ederek başa doğru ilerler. Bu kanal üzerinde çok sayıda biyoaktif nokta vardır ve bu kanalın tıkanıklıklarının açılması sağlam bir omurga ve bel için şarttır. Biyoaktif noktalar aynı zamanda iç organların da sağlıklı çalışmasında rol oynadıkları için ağrılı bir belin tedavi edilmesi beraberinde pek çok fayda getirir. Akupunktur ile vücut enerji dolaşımı doğal akışına kavuşur ve ağrılar ortadan kalkar. Yönetici Damar konusunda daha fazla bilgi için>>>

Ozonterapi, ağrı ve enflamasyon giderici özellikleri ile sırt, boyun ve bel ağrılarının tedavisinde uzun yıllardır başvurulan bir tedavidir. Tedavi aslında sırttaki ağrılı bölgelere yapılan ozon enjeksiyonlarının çoğunlukla akupunktur noktalarına denk gelmesi ile (tetik noktalar aslında akupunktur noktalarıdır) başarılı olur. Paravertebral ozon tedavisinde ozon enjekte edilen hatlar aslında akupunktur noktalarından zengin enerji kanallarıdır. Kuru iğne tedavisi de aynı sebepten başarılı olmuştur. Ozonun anti-enflamatuar etkileri ve kronik kasılma sonucu oksijenasyonu azalmış dokularda ozon enjeksiyonlarından sonra kılcal dolaşımın düzelmesine bağlı olarak oksijenasyonun artması da iyileşme süreçlerinde rol oynuyor olabilir.

Proloterapi de faset eklem sorunlarından kaynaklanan ağrılar başta olmak üzere, sırt ve bel ağrılarında çözüm sağlayan bir yöntemdir. Özellikle travmalara bağlı olarak omurga boyunca uzanan ligamentler ve kasları omurlara bağlayan tendonlarda meydana gelen her türlü yaralanma için en uygun tedavi yöntemi proloterapidir. Kliniğimizde uygulanmaktadır.

Boyun veya sırtın hangi bölgesinde olursa olsun, omurga kaynaklı ağrıların en sık görülen nedeni faset eklem sorunları (faset artropati) olarak kabul edilmektedir. İlerleyen yaşla birlikte bel ağrılarının yüzde 45’e varan çoğunluğu faset eklemlerden kaynaklanır Manchikanti 1999. Bunlar, omurganın tüm hareketlerine katılan, omurganın küçük eklemleridir. Fasetler omurun arka kısmına eklemlidir ve işlevleri omurların arkaya doğru hareketliliğini sınırlamak, omurganın bütünlüğünü sağlamaktır. Fasetlerin dejenerasyonu sadece ağrı değil, kas tutulmaları ve hareket kısıtlılıkları ile de ilişkili bulunmuştur. Faset eklemler Proloterapiden çok fayda görürler.

Ozon Terapi İle Bel, Boyun ve Sırt Ağrılarının Tedavisi:

Ozon; artrit, tendinit, miyozit, fasiit (fasya iltihabı), nevrit veya miyofasiyal ağrı gibi kas-iskelet sistemi enflamatuar hastalıklarının tedavisinde faydalıdır.

Sırt ve bel ağrıları fıtık kaynaklı veya fıtıktan bağımsız olabilir. Her durumda, omurga çevresindeki akupunktur noktalarına çok ince iğneler ile verilen az miktarlardaki ozon-oksijen karışımı ağrıyı hızla giderir, hareket kısıtlılığını iyileştirir.

Boyun, sırt ve bel ağrılarında paravertebral ozon injeksiyonu yöntemi uygulanır. Paravertebral “omurga boyunca” anlamına gelmektedir. Enjeksiyonlar, sadece ağrılı bölgeler olmak üzere omurganın her iki yanına yapılır. Omuriliğe yapılmaz.

Kaslara Ozon İnjeksiyonu: Bel ve boyun fıtıklarında, kas/eklem ağrılarında ve kas tutulmasında uygulanır. Aslında enjeksiyonlar kas içine değil, kas ile kas kılıfı (fasya) arasına yapılır. Uygulama yeri olarak akupunktur noktaları seçilir. Enjeksiyonlara haftada 1 veya 2 kez yapılarak başlanır, sonradan haftada bir kez devam edilebilir. Gereken seans sayısı önceden kesin olarak tayin edilemez ancak kronik vakalarda bile çoğunlukla 5-6 seans yeterli olabilmektedir.

Bilimsel araştırma sonuçları ozon tedavilerinin bel fıtığı tedavisindeki olumlu etkilerini destekler niteliktedir.

  • Bel fıtığı ve bel ağrısı olan 60 hasta üzerinde yapılan bir çift-kör çalışmanın sonuçlarına göre, omurga çevresindeki noktalara uygulanan mikro ozon enjeksiyonlarının (paravertebral ozon tedavisi) hastaların %61’inde ağrıyı tamamen geçirdiği rapor edilmiştir. Anti-inflamatuar ilaçların verildiği kontrol grubunda iyileşme oranı %33’te kalmıştır.
  • Araştırmacılar paravertebral ozon injeksiyonlarının lomber disk hernisi, radiküler ağrı ve bel ağrısına bağlı mekanik sırt ağrılarının tedavisinde güvenilir ve etkili bir tedavi olduğunu bildirmişlerdir.
  • Paravertebral ozon enjeksiyonları, antibiyotik tedavisine dirençli spondilodiskit (omurga enfeksiyonu) tedavisinde de başarılı bulunmuştur.

Medikal ozonun uygulama temel olarak üç uygulama yolu vardır: topikal, infiltratif (lokal enjeksiyonlar) ve sistemik. Ağrı tedavisinde bu yolların her biri tek başına başarılı olabilir, hepsi birlikte uygulandığında iyileşme hızlı elde edilebilir.

Sistemik ozon tedavisi, gaz karışımının başlıca iki yoldan verilmesinden oluşur: dolaylı damar içi yol (otohemoterapi olarak da bilinir) ve rektal insüflasyon.

Dolaylı damar içi uygulama, kapalı bir devre içinde, damardan alınarak ozon ile temas ettirilen, birkaç saniye içinde reaksiyon meydana geldikten sonra yeniden damara verilen kan ile yapılır.

Rektal insüflasyon, rektuma bir sonda ile bir miktar ozon gazı verilmesinden oluşur. Ozon rektal mukus ile reaksiyona girer ve peroksitler üretilir, bunlar mukoza tarafından emilir, süppozituar yoluyla yapılan diğer rektal tedaviler gibi hemoroidal pleksusa ve oradan da genel venöz kan dolaşım sistemine ulaşır.

Ozon infiltrasyonlarının kas-iskelet hastalıklarını tedavi etmek için kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır. Kronik bel ağrılı hastalarda paravertebral ve tetik noktalarda ozon enjeksiyonu uygulamaları ilk olarak 1989 yılında bildirilmiştir. Daha sonra 90’larda bu prosedür aynı zamanda akut ve kronik poliartrit (kalça, diz, sakroiliak eklem ve parmak eklemleri), tendinit, epikondilit, karpal tünel sendromu ve miyofasiyal ağrı tedavisinde de kullanılmıştır.

Sık kullanımına rağmen, lomber disk herniasyonu ve diz osteoartriti tedavisi hariç belirtilen endikasyonların çoğunda bilimsel yayın azdır, çünkü ozon yıllardır özel kliniklerde, randomize klinik çalışmaların zor olduğu yerlerde kullanılmıştır. Ancak, artık daha fazla ülke devlet hastaneleri ve üniversite kliniklerinde tıbbi ozon kullanmaya başladığından bu durum değişmektedir.

Enjekte Edilen Ozonun Terapötik Özellikleri ve Etki Mekanizmaları

Tedavilerde ozon enjeksiyonu yapıldığında, şırıngadaki oksijenin içinde çok az miktarda da olsa, iyi bir doku içi yayılım kapasitesine sahip, oksitleyici bir gaz verilmektedir. Birçok yazar enjekte edilen tıbbi ozonun anti-inflamatuar, analjezik ve anti-ödem özelliklerini tanımlamış ve ağrı reseptörlerinin oksidasyonunun ağrı sinyalini engelleyeceğini ve antinosiseptif sistemi aktive edeceğini ileri sürmüştür (Re 2010). Bu gerçek, bir klinik öncesi çalışmada kontrol edilmiştir. Deney hayvanlarında siyatik sinir hasarı meydana getirilerek yapılan çalışmada pro-inflamatuar, pro-apoptotik ve allodiniden sorumlu caspase 1, 8, 12 genlerinin kortikofrontal aktivasyonu doğrulanmış ve bu gen ekspresyonu hasarlı alanın çevresine yapılan tek bir periferik O2/O3 enjeksiyonu ile normalleştirilirken mekanik ağrının da azaldığı tespit edilmiştir Fuccio 2009.

Ozonun ağrı giderici etkileri kas gevşetici bir etkiyi de beraberinde getirir, böylece tedavi edilen bölgenin hareketleri de serbestleşir. Bu faktör hasta bölgedeki kasların iyileşmesi için çok önemlidir.

Kliniğimizde bel ve boyun ağrılarında, sırt ağrılarında ve eklem sorunlarında ozon-akupunktur yöntemini kullanmaktayız. Bu yöntemde tedaviler akupunktur tedavisi ilkelerine göre planlanır, enjeksiyonlar akupunktur noktalarına yapılır. Kullanılan iğneler akupunktur iğnelerine benzer ve verilen ozon miktarı çok küçüktür. Bu tedavi yçntemi hızlı iyileşme sağlamaktadır.

Dr. Nilgün Eröztürk – Her hakkı saklıdır

Başa dön tuşu