Kanı süzerek temizleyen bir organ olarak, karaciğer bağışıklık sistemimizin yanı sıra kendini de özel bir savunma ağı ile de korumaktadır ancak zamanla zehirler, ilaçlar, yiyeceklerdeki kimyasallar, ve ağır metaller tarafından zehirlenerek hastalanır, savunması da hasara uğrar.

Ozon tedavisi karaciğerin kendini toksinlerden arındırmasına yardımcı olur, karaciğer savunmasını güçlendirir. Hidrojen tedavisi ve beslenme yönetimi önemli destek tedavilerdir. 

Karaciğer Hastalıkları Nelerdir? Karaciğer Hastalıklarında Ozon Tedavisi ve Hidrojen Tedavisi, Safra Yolları temizliği

Karaciğer vücudumuzdaki en büyük organdır. Vücudumuzun sindirim işlemlerine yardım eder, enerji depolar ve vücuda zehir etkisi yapabilecek her türlü maddeyi kandan süzerek etkisiz hale getirir, çoğunlukla da hücrelerinde depolar.

Hastalanan karaciğerde genellikle yağlanma da başlar. Hasta veya savunması zayıflamış bir karaciğer, virüslere karşı savunmasız hale geldiğinde kolaylıkla hepatit gelişebilir.

Hepatitler

Hepatit karaciğerin enflamatuar hastalıklarını tanımlar. Bu enflamatuar hastalıklar alkol tüketimine, toksik maddelere bağlı olarak gelişebileceği gibi virüs enfeksiyonlarından ötürü de olabilir.

Birkaç farklı hepatit türü vardır. Bazı tipler ciddi problemler olmadan geçer, bazıları ise uzun süreli (kronik) olabilir ve karaciğerde nedbe bırakır (siroz), karaciğer fonksiyon kaybına ve bazı durumlarda karaciğer kanserine neden olabilir. Etkenlerine göre hepatit çeşitleri aşağıdaki gibidir:

Yağlı Karaciğer Hastalığı (Alkole Bağlı Olmayan Steato-Hepatit)

Yağlı Karaciğer Hastalığı bir kronik karaciğer hastalığıdır.

Yağlanmış bir karaciğerde enflamasyon (hepatit) çok az olabileceği gibi hiç olmayabilir de. Bu durumda o kişide sadece karaciğer yağlanması var demektir.

Karaciğerde yağlanma ile beraber enflamasyon da olduğunda tabloya karaciğer hücre hasarı da eşlik eder. Bu hastalığa yağlı karaciğer hastalığı adı verilir.

Enflamasyon ve karaciğer hücre hasarı fibroza yol açar. Fibroz, karaciğer hücrelerinin ölüp yerlerini nedbe dokusunun alması sürecini tarif eder. Fibrozun önü alınamazsa siroz veya karaciğer kanseri gelişebilir.

Yağlı karaciğer hastalığı çok yaygındır. Dünya nüfusunun dörtte birini etkilemektedir. Nedeni bilinmemektedir ancak en çok kimyasallara maruz kalanlarda görüldüğü tespit edilmiştir.

Karaciğerin Safra Yollarının Hastalıkları

Karaciğer hücreleri, pek çok işlevlerinin yanı sıra safra da üretirler. Safra sindirim için şarttır.

Hücreler safrayı hücreler arasındaki safra kanallarına boşaltırlar. Bu kanallar ilerledikçe birbirleriyle birleşir ve daha büyük kanallar haline gelir. En sonunda, sağ ve sol kanalların birleşmesinden oluşan ana safra kanalından bir dal ayrılarak safra kesesine gider, sonra pankreastan gelen boşaltım kanalı da ana safra kanalına bağlandıktan sonra, kanal onikiparmak bağırsağına açılır.

Karaciğerin safra yolları bir ağacın dallarına benzediğinden, safra ağacı da denir. Bu ağacın dallarından biri hastalanacak olursa ciddi hastalıklar baş gösterebilir çünkü safra aynı zamanda karaciğer hücrelerinin atıklarını da taşır ve bu atıklar zehirli de olabilir.

Safra hastalığı, karaciğerin safra kanallarını, safra kesesini ve safranın üretimi ve taşınmasında yer alan diğer yapıları etkileyen hastalıkları ifade eder.

Karaciğerin Safra Hastalıkları Nelerdir?

Safra taşı hastalığı, safra yollarının en yaygın hastalığıdır. Çok genç yaşlarda dahi görülebilir.

Safra taşları, karaciğerin içindeki kanallarda veya safra kesesinde oluşabilen, ve bağırsağa dökülürken ana safra kanalını tıkayabilen katı, boyutlarına göre iri taneli kumlara ve çakıla benzer kitlelerdir.

Safra taşları ve kum-çamur gibi birikintiler, safranın koyulaşması yüzünden oluşurlar. Nedenleri;

Safra kanalındaki taşlar kanalı tıkayarak kolestaz yapabilir (safranın safra kanalında göllenmesi).

Kolestaz, safra kanalında bakteriyel kolanjit adı verilen enfeksiyona yol açabilir ve bu yüzden acil tıbbi tedavi gerektirir.

Safra kanalında uzun süre boyunca duran taşlar akut belirtiler vermese bile zamanla karaciğer hücrelerinin safradan zehirlenerek ölmelerine yol açabilir. Bu durumda siroz gelişir.

Safra taşlarının pankreas boşaltım kanalının ağzını tıkaması pankreatite yol açabilir.

Safra Hastalıklarının Belirtileri Nelerdir?

Safra hastalıklarının çoğu safra kesesindeki taşlar ile, veya safra akışındaki durgunluktan ötürü çökelmiş, katılaşmış safra birikintileri ile ilişkilidir. Safra kesesindeki taşlar veya kum-çamur gibi birikintiler genelde belirti verirler.

Safra yollarındaki birikintiler ise nadiren belirti verir. Bunlar zamanla safra yollarında ilerler ve bu sırada irileşir ve sertleşirler. Böyle iri taşlar büyük safra kanallarını veya ana safra kanalını tıkadıklarında belirti verirler.

Uzun zamandır karaciğer safra yollarında taşa benzer birikintileri olan hastalar bazı müphem belirtiler yaşayabilirler: Ağızda acımsı tad, bulantı, hazımsızlık, yağlı yiyeceklerden tiksinme, her türlü beslenme değişikliğine rağmen düşmeyen kolesterol gibi belirtiler olabilir.

Safra Taşı Hastalığı Belirtileri

Safra kesesi taşı olan birçok kişi herhangi bir belirti fark etmez. Çoğu zaman, belirtiler yalnızca komplikasyonlar olduğunda ortaya çıkar. Komplikasyonlara enflamasyon, enfeksiyon veya tıkanıklık neden olabilir.

Safra kesesi taşı hastalığının ana semptomu safra koliğidir.

Safra koliği aniden ortaya çıkar ve hızla şiddetlenir. Genellikle karnın sağ üst tarafında, 15 dakikadan birkaç saate kadar süren sürekli bir karın ağrısıdır. Bu ağrı genellikle yemeklerle, özellikle yağlı yiyeceklerle şiddetlenir.

Safra koliği sendromunda şu belirtiler de görülebilir:

Safra kesesi ve karaciğerin safra yollarının hastalıklarında aşağıdaki belirtiler de bulunabilir:

Hepatit Belirtileri Nelerdir?

Kısa süreli (akut) hepatitin genellikle belirgin semptomları yoktur, bu nedenle hepatit olduğunuzu fark etmeyebilirsiniz.

Hepatit belirtileri gelişirse, şunlar görülebilir:

Uzun süreli (kronik) hepatitte de karaciğer düzgün çalışmayı durdurana kadar (karaciğer yetmezliği gelişene dek) belirgin semptomlar olmayabilir. Bu durum rutin kan testleri sırasında veya yaraların kapanmaması gibi şüpheli durumlarda yapılan muayene ve incelemeler sırasında fark edilebilir.

Daha sonraki aşamalarda sarılığa, bacaklarda, ayak bileklerinde ve ayaklarda şişmeye, zihin bulanıklığına neden olabilir, dışkı veya kusmukta kan görülebilir.

Yağlı Karaciğer Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Hem alkole bağlı olan, hem de alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığı (karaciğer yağlanması), genellikle az belirti veren veya hiç belirtisi olmayan sessiz hastalıklardır.

Yine de, çoğu hastada aşağıdaki belirtilerin biri ya da birkaçı görülür:

Karaciğer Yağlanması Nedir?

Karaciğer hücrelerinin içlerinde aşırı yağ birikmesidir. Yağ birikmesi, alkole bağlı yağlanmada çok sayıda küçük yağ damlacıkları şeklinde, alkole bağlı olmayan yağlanmada ise az sayıda ama çok iri damlacıklar şeklindedir.

Normalde sağlıklı bir karaciğerde bir miktar yağ bulunur, ancak karaciğerdeki yağ, organın toplam ağırlığının yüzde 5’inden fazla olduğunda yağlı karaciğer hastalığı başlamış demektir. Karaciğerdeki bu fazla yağ, metabolik süreçlere müdahale eder ve tüm vücutta ciddi sorunlara neden olabilir.

Karaciğer yağlanması alkol tüketimi olanlarda çok görülür. Sebebi karaciğerin alkolü zararsız hale getirirken oluşan metabolitlerin karaciğer hücrelerine zarar vermesidir. Aynı şekilde, başka maddelerin de yıkımı sırasında zararlı metabolitler oluşabilir.

Karaciğer yağlanmasında safra yollarında katılaşmış safra çökeltileri de sıklıkla bulunur.

Karaciğer Yağlanması Nasıl Teşhis Edilir?

Karaciğer Hastalıkları Belirtileri Nelerdir?

Karaciğerin hastalık belirtileri başlangıçta pek çok hastalığa yorularak gözden kaçabilir. Karaciğerde hücre kaybı ile seyreden kronik hepatitlerde bile, yakınmalar sıklıkla gözden kaçabilmektedir.

Karaciğer sirozu dahi sıklıkla sessiz bir hastalıktır, hastaların çoğu dekompansasyon evresine gelinceye kadar semptom vermez.

Karaciğer hastalıklarında en sık rastlanan şikayetler halsizlik, güçsüzlük ve çabuk yorulmadır. Bulantı, eklem ve kas ağrıları, idrar renginde koyulaşma , kaşıntı, iştah azalması ve kilo kaybı gibi yakınmalar genellikle otoimmün hepatitler ve viral hepatitlerin alevlenme dönemi ve siroza gidiş sırasında görülmektedir. Kronik hepatitli hastaların fizik muayene bulguları genellikle normaldir.

Yorgunluk-halsizlik ve kas-eklem ağrıları pek çok hastalıkta görülen belirtilerdir ve çoğunlukla stres, iş yorgunluğu, grip vs durumlar akla gelir. Oysa sağlıklı bir insan yorgun yatsa da ertesi sabah dinlenmiş olarak kalkar ve halsizlikten yakınmaz.

Kas ağrısı ise hangi hastalıkta görülürse görülsün, her zaman karaciğerin hasta olduğu anlamına gelir.

Birçok hastalık da aslında karaciğerin hastalığıdır veya karaciğer sorunlarından kaynaklanmaktadır. Onlara ayrı bir isim verilmiş olması karaciğer bağlantısının gözden kaçmasına neden olmaktadır.

Bunun bir nedeni de karaciğerin ağrıyan bir organ olmamasıdır. Karaciğer hastalandığında baş ağrısı veya migren olur, göz ağrısı olur, karın ağrısı olur, yaygın kas ağrısı olur, hatta taban ağrısı olur ama karaciğer ağrısı olmaz.

Karaciğerimizin sağlığının iyi durumda olmadığını veya hastalandığını pek çok belirtiden anlayabiliriz. Bunların sadece biri veya bir kaçının bulunması yeterlidir:

Sindirim Sorunları

Kan Şekeri Sorunları

Karaciğer Hastalıkları ve Sinir Sistemi Sorunları

Karaciğer hastalığında beyin metabolizması bozulur. Kronik karaciğer hastalıklarında beyinde gerçek yapısal değişiklikler meydana gelir.

Sonuç olarak, anormal nörotransmitter fonksiyonu olan bir beyin, sağlıklı insanlarda tepki yaratmayan durumlara karşı aşırı tepkiler verebilir.

Kronik karaciğer hastalıklarının beyni etkileyerek uyku bozukluğuna yol açtığı gösterilmiştir.

Aşağıdaki belirtiler karaciğer hastalıklarında sık görülen sorunlardır:

Bağışıklığın Zayıflaması

Çeşitli işaretler

Hormonal Dengesizlikler

Siroz Belirtileri Nelerdir?

Karaciğer Hastalıklarının Tedavisi Nasıl Yapılır?

Karaciğer hastalıklarında tedaviler sebebe yönelik planlanır. Karaciğer yağlanmasında yaşam tarzı değişiklikleri önerilirken karaciğerin viral hastalıkları antiviral ilaçlar ve vitamin takviyeleri ile tedavi edilmeye çalışılır.

Karaciğerin tüm hastalıklarında bilinen en güçlü ve güvenli tedavi ozon ve hidrojen tedavilerinin kombinasyonudur. Bu tedavinin hiçbir yan etkisi yoktur.

Tedavi sırasında beslenmenin değiştirilmesi de gerekebilir. Bunun için kişiye özel beslenme programı hazırlanır.

Karaciğer Hastalıklarında Ozon Tedavisi

Ozon terapi vücuttaki en önemli etkilerini karaciğer dokusunda gösterir, birçok hastalık belirtisini aslında karaciğeri iyileştirerek ortadan kaldırır. Ozon Tedavisi ile;

Karaciğer Hastalıklarında Hidrojen Tedavisi

Karaciğer Hastalıklarında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Karaciğer hastaları alkolden uzak durmalı ve ilaç kullanımından mümkün olduğu kadar kaçınmalıdır.

Sık Sorulan Sorular

[toggle title=”Ozon tedavisi karaciğere iyi gelir mi?” state=”open”]Ozon ve hidrojen tedavilerinin en çok iyileşme meydana getirdiği organ karaciğerdir. Birlikte uygulandıklarında karaciğerin viral hastalıkları ve karaciğer yağlanması hiçbir yan etki olmaksızın kısa sürede iyileşebilir.[/toggle]

[toggle title=”Karaciğer yağlanmasını ne yok eder?” state=”open”]Uzun vadeli bir program yaparak günlük yaşam alışkanlıklarını ve beslenmeyi tümden değiştirmekle ve ayrıca ozon-hidrojen kombinasyonu ile karaciğer yağlanması geriye döndürülebilir.[/toggle]

[toggle title=”Ozon tedavisi karaciğeri temizler mi?” state=”open”]Ozonun kan ile teması sırasında oluşan maddeler karaciğer hücrelerinde detoks başlatır. Karaciğerin toksin yükünün azalması hemen hissedilir, her seansta damardan daha kırmızı kan alınmasından anlaşılır.[/toggle]

Sonuç

Karaciğer hastalıkları günümüzün sağlık sorunlarının başında gelmektedir. Kliniğimize başvuran hastaların çoğunun yakınmalarının altında yatan sebep genellikle karaciğer intoksikasyonudur (zehirlenme). Çevre kirlenmesinden ve günlük yaşam biçiminde son yüzyılda meydana gelen büyük değişikliklerden ötürü karaciğerin maruz kaldığı ağır yükler ne yazık ki ilaç tedavileri ile daha da ağırlaşabilmektedir.

Karaciğer hastalıkları ve karaciğer stresi ya da yorgunluğu, çok yönlü tedavi yaklaşımları ile ele alınması gereken hastalıklardır.

Pek çok hayati organı etkilemesi nedeniyle, doğru bir karaciğer tedavisi bütün vücudu iyileştirebilir, hatta yaşlılığı geri döndürebilir, başka bir deyişle gençleştirebilir.

Karaciğerin tedavisinde ilk basamak onun toksin yükünü hafifletmek olmalıdır. Bu amaçla beslenmenizi yeniden programlıyoruz. Bunun için kan testlerinizin ışığında, sadece sizin metabolik ihtiyaçlarınıza göre hazırlanmış bir beslenme programı hazırlıyoruz. Bu beslenme programına başlar başlamaz kan şekeri iniş-çıkışlarının olmadığı, iştahınızın normalleştiği bir iyileşme yaşıyorsunuz.

Tedavilerimiz, metabolik detoks beslenme programının yanı sıra ozon tedavisi, hidrojen tedavisi, akupunktur, gerekli besin ögelerinin takviyesi ve bitkisel detoks reçetelerinden oluşmaktadır.

tedavilerimiz arasında karaciğerin safra yolları temizliği de bulunmaktadır.

Ozon terapi, çok yönlü etkileri ile tanınmıştır. Bilindiği gibi;

Çünkü ozon tedavisi,

OZON TEDAVİSİ NASIL YAPILIR

Kliniğimizde karaciğer hastalıklarında veya karaciğerin stres altında olduğu durumlarda ozon tedavisinin yanı sıra hidrojen tedavisi de uygulamaktayız.

Hidrojen tedavisi de etkilerinin çoğunu karaciğeri iyileştirerek göstermektedir. Hidrojen tedavisi;

Bu, umulanın çok üstünde bir tedavi desteğidir çünkü vücutta hidrojene en çok ihtiyaç duyan organ karaciğerdir. Kanı süzen ve zehirleri biriktiren bir organ olarak karaciğer, hidrojenin antioksidan desteğine bütün organlardan daha çok ihtiyaç duymaktadır.

İyileşme süresini kısaltan önemli bir tedavi desteği olarak, akupunktur kliniğimizde özellikle baş ağrısında, ayrıca ağrılı kas ve eklemlerin kısa sürede iyileşmesi amacıyla ve karaciğer enerjilerini güçlendirmek için uygulanmaktadır.

Karaciğerin safra hastalıklarında ise özel bir tedavi yöntemi uyguluyoruz: Safra Kesesi ve Safra Yolları Temizliği

Dr. Nilgün Eröztürk