Kısırlıkta Ozon Terapi

Ozon Terapi kısırlık tedavisinde, sonuç alınamayan zor durumlarda gebe kalmayı sağlayabilir, sağlıklı bir gebeliği garanti edebilir.

Bağışıklığı güçlendirici, doku onarıcı, hücre yenileyici, anti-enflamatuar (iltihap giderici), antioksidan, anti-viral, anti-bakteriyel, anti-fungal etkileriyle, ozon tedavisi gebe kalmaya engel olan iltihabi süreçleri durdurur, tüp tıkanıklıklarını ve iltihaplı yapışıklıkları iyileştirir.

Ozon terapi kısırlık tedavileri sırasında da uygulanmaktadır; tedavi süreçlerini destekler.

Ozon terapi tüp-bebek (IVF) yönteminde olduğu kadar diğer yardımlı üreme teknikleri sırasında da gebe kalmayı kolaylaştırır, gebelik komplikasyonlarını önler, anne ve bebek sağlığını korur.

Kısırlık Nedir?

Kısırlık (infertilite) çiftlerin düzenli olarak ve korunmasız ilişkiye girmelerine rağmen 1 yıl içinde gebeliğin gerçekleşmemesine denir.

Kısırlığın en sık görülen nedeni mikrobik hastalıklardır.

Kısırlıkta Ozon Tedavisinin Önemi Nedir?

Ozon tedavisi kısırlığın en büyük sebebi olan kronik enfeksiyonları iyileştirir, gebe kalma şansını artırır

Ozon çok güçlü bir dezenfektandır. Mikroplar üzerinde antibiyotiklere benzer etkilere sahiptir. Dezenfektanlardan önemli bir farkı, insan vücuduna uygulandığında hiçbir yan etki oluşturmaması ve artık madde bırakmamasıdır. Ozonun antibiyotiklerden de üstünlükleri vardır:

  • Mikroplar hiçbir zaman ozona direnç geliştiremezler
  • Ozonun hiçbir yan etkisi yoktur
  • Ozon genel bağışıklığı güçlendirir
  • Ozon mantar, virüs ve parazitlere, protozoonlara karşı da etkilidir
  • Ozon aynı zamanda anti-enflamatuar etkiler de gösterir

Vulvo-Vajinitlerde Ozonterapi

Vulvo-vajinitler bakteriler, virüsler, mantarlar ve bir parazit olan  Trikomonas vajinalis protozoonu ile oluşur. Bunların çoğu cinsel yolla bulaşırlar.

Vulvo-vajinitlerin önemli bir kısmı serviks (rahim boynu) enfeksiyonudur. Enfeksiyon vajinaya akan bir akıntıya yol açtığı gibi, rahim ağzından rahim içine, kanallardan yumurtalıklara ve karın içine doğru da ilerler.

Rahim ağzı iltihaplanmaları yumurtalık iltihaplanması ve yumurtalık apsesinin de en büyük nedenidir. Enfeksiyon periton ya da karın duvarına da bulaşabilir, peritonit ve yapışıklıklara yol açabilir. Yaygın enfeksiyonlar karın ve kasık ağrısı, ateş, bulantı, kusma gibi şikayetlere neden olabilmektedir.

C. trachomatis ve N. gonorea bakterileri servisite sebep olan bakterilerin başında gelir.
Vajinal akıntıya en çok yol açan sebep rahim boynu iltihabıdır. İltihabın nedeni bakteriyel olabileceği gibi, viral de olabilir.

Yumurtalık iltihabında en çok görülen bakteriler servisit (rahim boynu iltihaplanması) yapan bakteriler ile aynıdır: Chlamydia trachomatis ve Neisseria gonorroheae (Belsoğukluğu etkeni)

Servisit vakalarının yarısından fazlasında bir etken saptanamamıştır. Sebebin virüsler olduğu düşünülmektedir. Ancak hastalıklı dokuda virüslerin gösterilebilmesi için teknik olanaklar henüz yeterli olmadığından bu teori henüz kanıtlanamamıştır.

Ozon terapinin servisitlerde etkili olması bu teoriyi desteklemektedir. Zira ozon çok güçlü bir anti-viral ajandır.

Vulvo-vajinitlere yol açtığı bilinen virüsler şunlardır: Herpes simpleks virüsleri HSV-1 ve HSV-2, HHV-4, HHV-6, HPV-Human Papilloma Virüsü, Pox (Molluscum contagiosum) virüsü

Bu virüsler deri belirtilerine yol açtıkları gibi, kronik enflamasyonlara da sebep olmakta ve kısırlığa da yol açabilmektedirler.

Vulvo-Vajinit Nedir?

Vulvo-vajinit, kadın dış genital organı olan vulvanın ve vajinal dokuların mikroplar, parazitler veya kimyasal ajanlara, toksinlere karşı verdiği iltihabi tepkidir. Bu bir bağışıklık tepkisidir.

Vulvo-vajinitlerde, akıntı, kaşıntı ve kızarıklık olur. Akıntı çoğunlukla serviks (rahim boynu) iltihaplanmasından kaynaklanır (servisit).

Servisit belirtileri şiddetli akıntı, bazen koku, kasık ve bel ağrısı, ilişki sırasında ağrı, kaşıntı, bazen işeme sırasında yanmadır. Vajinal akıntı aşırı miktarda olabilir, cinsel ilişki sonrası anormal vajinal kanama görülebilir.

Servisit üreme organlarına yayılarak kısırlığa yol açabilir. İltihaplı sarı-yeşil akıntılı servisit yapan iki önemli etken Chlamydia trachomatis ve Neisseria gonorroheae’dir.

Ozon terapi, vulvo-vajinite yol açan bütün mikroorganizmalara karşı etkilidir. Ozon terapi servisit dahil tüm vulvo-vajinit vakalarında tek başına veya tedavi güçlendirici ajan olarak güvenle uygulanabilir.

Bu uygulamalar kan yoluyla ve vajinal yol ile yapılır. Kan yolu ile yapılan tedavi bağışıklığı güçlendirmek için gereklidir. Vajinal yol ile yapılan tedaviler ise enfeksiyon etkenine doğrudan ozon etkisi için gereklidir. Tüplerdeki yapışıklıklar, yumurtalık iltihapları ve apseleri ancak bu tedavi kombinasyonu ile iyileşir.

Gebe Kalmak için Ozon Terapi

Ozon tedavisi kısırlıkta bağışıklığı güçlendirici, doku onarıcı ve dokuları mikroplardan arındırıcı anti-enfektif etkileriyle önemli bir tedavi desteğidir. Ozon tedavisi kısırlık sebeplerini tek başına da ortadan kaldırabilmektedir.

IVF – Tüp Bebek Tedavisinde Ozon Terapi

Doğal yoldan gebe kalmak; yumurtanın yumurtalıktan rahime doğru giderken tüp içerisinde sperm tarafından döllenmesi ve sonra döllenmiş yumurtanın yoluna devam ederek rahime ulaşıp rahim içi zarına yerleşmesiyle olur.

Ancak tüplerin geçirilmiş enfeksiyonlar nedeniyle hasarlanması veya tıkanması nedeniyle, bazen de endometriosis veya burada salgılanan sıvıların spermin yumurtaya ulaşmasına yardımcı olamaması nedeniyle döllenme gerçekleşemeyebilir.

Tüplerle ilişkili faktörler tüm kısırlıkların yüzde 25-30’unu oluşturur. Bu vakaların da büyük çoğunluğu aktif veya geçirilmiş enfeksiyonlardır.

Ozon terapi , enfeksiyondan kaynaklanan kısırlıkların tedavisinde tek başına veya yardımcı yöntem olarak başarılı olabilmektedir.

Yardımlı üreme teknikleri pek çok yöntemi içerir. İnseminasyon, gamet intrafallopian transfer, zigot intrafallopian transfer, invitro fertilizasyon, embriyo transfer, intrasitoplazmik sperm enjeksiyonu.. gibi yöntemlerin tümüne birden tüp bebek tedavisi denilebilmektedir.

Tüp bebek tabiri sadece in-vitro fertilizasyonu (IVF) tarif eder. Bu yöntemde anneden alınan yumurta hücresi ve babadan alınan sperm hücresi laboratuvarda döllenme işlemine tabi tutulur ve döllenmiş yumurta (embriyo) rahime yerleştirilir.

Başlangıçta IVF tıkalı, hasarlı tüpleri olanlar veya hiç tüpleri olmayan kadınları tedavi etmek için kullanılıyordu. Bugün IVF, birçok kısırlık nedeninin tedavisi için uygulanmaktadır (endometriozis, erkek faktör veya sebebi bilinemeyen kısırlıklar).

Ozon tedavisi güçlü antibakteriyel ve antiviral etkileriyle IVF tedavilerine yardımcıdır
Ozon tedavisi kısırlığa neden olan enfeksiyon ve enflamasyonları iyileştirerek gebe kalmayı sağlar

Ozon tedavisinin bakteri, klamidya, mikoplazma, üreaplazma, toksoplazma, herpes simpleks, sitomegalovirüs ve diğer herpes virüslerin neden olduğu enfeksiyonlar üzerinde iyileştirici etkisi vardır.

Ozon iltihabı giderir, böylece tüplerin açılmasını kolaylaştırır. Bu nedenle ozon kadın kısırlığı tedavisinde, özellikle inatçı vakalarda başarı şansını artırmaktadır.

Endometriosis ve Ozon Terapi

Kronik bir kadın hastalığı olan endometriozis şiddetli karın ağrılarına sebep olur ve kısırlığa yol açabilir. Kesin nedeni bilinmemekle beraber viral sebeplere yönelik araştırmalar altta yatan hastalık sürecine ışık tutmaktadır: Viral enfeksiyon

Viral enfeksiyonlarda çok yönlü etkileriyle başarısı kanıtlanmış olan ozonterapi endometriozis tedavisinde de uygulanmaktadır. Ozon tedavisinin endometriosis gelişimini baskıladığı gösterilmiştir.

Gebelikte Ozon Terapi

Gebelik sırasında annenin ve bebeğin sağlığını tehdit edebilecek pek çok durum gelişebilir. Bunların başında enfeksiyonlar gelmektedir.

Enfeksiyonlar anne sağlığını bozmakla kalmayıp gebeliği de tehdit ettiği için, ve bu sırada antibiyotik kullanımının hem anneye hem bebeğe zararı olabileceği için ozon tedavisi önem kazanmaktadır.

Ozon terapi hiçbir yan etkisi olmayan bir tedavi olarak gebeliğin başından itibaren güvenle uygulanabilir.

Preeklampsi ve Ozon Terapi

Preeklampsi ya da ‘Gebelik Zehirlenmesi’ gebeliğin ikinci yarısında tansiyon yüksekliği ve böbreklerden protein kaçağı gibi karaciğer ve böbrek belirtileriyle seyreder, akciğer ödemi ve konvülsiyonlar (epilepsi nöbetleri) tabloya eklenebilir. Plasenta ayrılmasına bağlı sorunlar, gelişme geriliği, erken doğum veya ölü doğum gibi gebelik komplikasyonları yaşanır.

Preeklampsi nedeni kesin olarak bilinmeyen bir gebelik hastalığıdır. Plasenta hastalığı olduğu anlaşılmıştır ancak buna yol açan sebep aydınlatılamamıştır. Son yıllarda virologların bu alana yaptığı katkılar sayesinde yeni bulgular elde edilmektedir.

Preeklampsinin eş tarafından anne adayına bulaştırılan virüslerden kaynaklanabileceği düşünülmektedir. Ancak dokularda virüs varlığını gösterebilmek için henüz yeterli teknik olanaklar olmadığından kanıtlar sınırlıdır.

Tıbbi teknolojilerin ilerlemesi ile çok yakında daha çok bilgi edineceğimiz bu alanda yapılmış çalışmalardan birinin özetini buraya alıyoruz:

Preeklampside, plasentada virüs bulundu

99 pozitif preeklampsi vakasından alınan plasenta numunelerinde viral RNA/DNA içeriği arayan bir çalışma, dokularda herpes virüs ailesinden HHV-6 virüsünü tespit etti.

Pozitif vakaların %70’inde virüs kendini hücre DNA’sına kopyalamıştı (insan genomuna dahil olmuş HHV virüslerine iciHHV-6 denmektedir) ve bu vakaların %70’inde iciHHV-6’nın kaynağı anne değil, baba olarak bulundu.

Araştırmacılar daha sonra preeklampsi ile komplike olan 368 gebeliğin ve preeklampsisiz 3.674 gebeliğin kordon kanı DNA’sındaki iciHHV-6 içeriğini karşılaştırdı. iciHHV-6, preeklampsi vakalarının yüzde 2,1’inde ve kontrollerin binde 8’inde bulundu. Bu anlamlı bir fark olarak kabul edilmektedir Gacciolio 2020.

Düşük Tehdidinde Ozon Terapi

Düşük tehdidi ve tekrarlayan düşüklerde ozon tedavisi uygulanmış, daha önce tekrarlayan düşükler yaşamış gebelerde miadında sağlıklı doğumlar gerçekleşmesini sağlamıştır.

Ozon tedavisinin spontan düşükleri önleyici etkisinin antiviral aktivitesi ve plasenta fonksiyon bozukluğunu düzeltmesinden kaynaklandığı düşünülmektedir.

Viral Enfeksiyonlar ve Düşük

Human Herpes Virüs-6 (HHV-6) düşüklerle ilgisi en çok gösterilmiş virüstür.

Bilimsel araştırmalar kendini DNA’sına kopyalanmış HHV-6 (iciHHV-6) tespit edilen kadınların spontan düşük yapma olasılığının normal nüfusa göre yaklaşık 6,5 kat daha fazla olduğuna işaret etmektedir.

iciHHV-6’nın fetüste büyüme geriliğine yol açarak düşüğe neden olduğu düşünülmektedir.

Antiviral etkileriyle ozon, viral enfeksiyonlara bağlı spontan düşükleri önleyebilir.

Üreme Hastalıkları ve Virüsler

Ozonun güçlü antiviral etkileri birçok hastalıktaki tedavi edici etki mekanizmasını açıklayabilir. Zira virüsler gitgide daha çok hastalığın sebebi olarak karşımıza çıkmaktadır. Örneğin Herpesvirüs ailesinden HHV-6 virüsleri son zamanlarda giderek daha çok hastalıkla ilişkili olduğu keşfedilen bir virüstür.

Harvard Tıp ve İtalya Ferrara Üniversitesi Tıp fakültelerinin Doğum/Jinekoloji bölümlerinde yapılan bir ortak inceleme, HHV-6 virüslerini birkaç önemli üreme hastalığına bağlayan kanıtları özetlemektedir:

  • Sebebi bulunamayan infertilite (Primer açıklanamayan infertilite)
  • Preeklampsi
  • Konjenital enfeksiyon
  • Spontan düşükler
  • İntrauterin büyüme kısıtlanması (düşük tartılı doğum vb)

Nedeni Açıklanamayan Kısırlık ve Virüsler

HHV-6A virüsünden kaynaklanan enflamasyonun, sebebi bulunamayan kısırlık vakalarının asıl nedeni olabileceği düşünülmektedir.

Sebebi bulunamayan kısırlığı olan kadınların yüzde 43’ünün rahim endometrium hücrelerinde HHV-6 DNA’sı bulunurken, kısırlığı olmayan kontrol grubundaki kadınlardan hiçbirinde bulunmamıştır.

HHV-6 virüsünün başlattığı enflamasyon, plasentanın rahim duvarına tutunmasının bozulmasına yol açmaktadır.

HHV-6A rahim savunma sisteminde, hücresel bağışıklığın en önemli unsurlarından NK hücrelerine bulaşıp onları hastalandırarak rahim savunmasını ele geçirir. Virüs ayrıca endometriyuma tutunan plasental hücreler olan trofoblast hücrelerine ve endometriyal epitel hücrelerine de bulaşır. Son olarak, virüs ayrıca plasenta damarlarına da bulaşabilmekte, böylece tutunma için gerekli olan damar gelişimini ve plasenta tutunmasını potansiyel olarak etkilemektedir.

Ozon, bağışıklığı güçlendirici ve doğrudan antiviral etkileri ile sebebi bulunamayan kısırlıkların tedavisinde etkili bir tedavi ajanıdır.

Konjenital (doğumsal) HHV-6 Enfeksiyonu

Doğuştan HHV-6 enfeksiyonu üç şekilde ortaya çıkabilir:

  • Kalıtım nedeniyle bebek genomuna iciHHV-6 entegrasyonu (vakaların yaklaşık %86’sı)
  • iciHHV-6, plasentadan geçen viryonlar üretir (vakaların yaklaşık %10’u)
  • Edinilmiş HHV-6 (kalıtsal değil) plasentadan bebeğe geçer (vakaların yaklaşık %4’ü)

Yenidoğanların yüzde 1-2’sinde doğuştan HHV-6 bulunduğu tespit edilmiştir. Çalışmalar, plasentadan üzerinden virüs bulaşan bebeklerin Bayley Bebek Gelişimi Ölçeğinde düşük puanlara sahip olduğunu göstermiştir.

Gebelik sırasında yapılan ozon tedavisi potansiyel olarak konjenital enfeksiyon olasılığını düşürür.

Ozon Terapinin Faydaları Nelerdir?

    • Bağışıklık sistemini harekete geçirir. Lökosit sayısını artırır.
    • Güçlü bir antimikrobik ajandır, virüs, bakteri ve mantarları öldürür veya çoğalmalarını durdurur.
    • Antienflamatuardır, enflamasyonu (iltihabı) durdurur.
    • Doku onarımı ve hücresel yenilenme sağlar
    • Hücrelerin detoks kapasitesini artırarak vücuda toksin attırır.
    • Vücudun antioksidan kapasitesini arttırarak serbest radikal hasarından korur.
    • Ozon, damar elastikiyetini düzeltir, damar sertliği ile seyreden aterosklerozu iyileştirir.
    • Kan oksijen düzeylerini yükseltir. Hücrelerin oksijen kullanımında artış sağlar.
    • Mitokondri hasarını onararak hücre enerji üretimini arttırır
    • Kılcal dolaşımı iyileştirir, hipoksik (oksijen alamayan) alanlarda yeni kılcal damarlar oluşmasını sağlar.
    • Kalbin kasılma gücünü artırır, dolaşımı iyileştirir.

Sık Sorulan Sorular

Ozon tedavisi kısırlığa iyi gelir mi?

Ozon enfeksiyondan kaynaklanan kısırlıkların tedavisinde yardımcı yöntem olarak kullanıldığı gibi, tek başına da başarılı olabilmektedir

Tüp bebek tedavisinde vajinal ozon yapılır mı?

Kısırlık çoğunlukla tüplerin enfeksiyon hastalıklarından kaynaklandığı için vajinal ozon insüflasyonu ile yapılan ozon tedavisi tüp bebek tedavilerinin başarı şansını arttırmaktadır

Ozon tedavisi tekrarlayan düşükleri önler mi?

Ozon tedavisi tekrarlayan düşüklerde tek başına ya da yardımcı tedavi olarak miadında normal doğum şansını artırır

Gebelikte ozon tedavisi yapılabilir mi?

Ozon tedavisi dünyada pek çok ülkede kadın doğum kliniklerinde uygulanmaktadır. Gebelikte de uygulanmaktadır zira ozon gebeliğe zarar vermez, aksine gebeliği korur.

Gebelikte yapılan ozon tedavisinin bebeğe bir zararı olur mu?

Ozon tedavisi gebeliğe zarar vermediği gibi, bebeğe de zarar vermez. Aksine, bebekte anneden bulaşma ile oluşabilecek viral enfeksiyonları önleme potansiyeline sahiptir.

SONUÇ

Kliniğimizde kısırlık tedavilerine destek terapi olarak aşağıdaki tedaviler uygulanmaktadır:

  • Akupunktur (kısırlığa neden olabilecek enerji dengesizliklerini giderir)
  • Ozon terapi (enfeksiyonları giderir, doku yenilenmesi sağlar)
  • Beslenme programı (metabolik sorunlar, sağlıklı gebelik, sağlıklı bebek gelişimine yönelik hazırlanır)
  • Detoks programları (bebek gelişimini etkileyebilecek ağır metaller ve kimyasallar gibi toksinlerin vücuttan atılması sağlanır)

Ozon terapi gebelerde kan yolu ile uygulanmaktadır.

Kısırlık tedavilerinde ise kan yolu ile ve vajinal yoldan verilerek (vajinal ozon insüflasyonu) uygulanmaktadır.

Vajinal ozon insüflasyonu sırasında 15-30 dakika süre ile, düşük akım hızında, sürekli ozon verilmektedir. Tedavi sırasında ozon sadece vajinaya değil, rahim ağzından rahime ve sonra tüplere ulaşmakta, böylece yumurtalıklar ve karın boşluğu da ozonlanabilmektedir. Bu sırada ozon vajina yüzeyinden kana da karışabilmektedir.

Ozon tedavisi hakkında genel bilgiler

Bilimsel yayınlar: Kozlowska 1979, Mattassi 2019, Aktun 2016, Caserta 2014, Marci 2016Rizzo 2017, Pegoraro 2020, Bortolotti 2020Hall 2010, Hall 2008, Miura 2021, Komaroff 2021, Merhi 2019