Böbrek Yetmezliğinde Ozon Tedavisi

Böbrek yetmezliği kronik böbrek hastalıklarında er ya da geç girilen tehlikeli bir aşamadır ve hayat kurtaran bir önlem olarak derhal diyalize başvurulması gerekir.

Ancak diyaliz bir tedavi olmayıp, sadece ömrü uzatmak amacıyla uygulanır.

Böbrek yetmezliğinin başlangıcında, gecikmeden uygulanacak doğru bir tedavi yaklaşımı ise süreci durdurabilir veya tersine çevirebilir, diyalize muhtaç kalmadan yaşamayı sağlayabilir.

Ozon tedavisi, bu tedavi yaklaşımlarının sadece biridir ancak önemli etkileri vardır. 

Böbrek Yetmezliği Nedir?

Kronik böbrek hastalığı sonucunda böbreklerin kanı süzme yeteneğinin azalması sonucu böbrek yetmezliği gelişir.

Kan böbrek tübüllerinden geçerken atık ve toksinlerinden arınır, böbrekler bu atıkları idrar yolu ile vücuttan atar

Böbrek Yetmezliği Neden Olur?

Glomerülonefrit, geçmişte kronik böbrek hastalığı, dolayısıyla böbrek yetmezliğinin en yaygın nedeniydi. günümüzde, diabetes mellitus ve hipertansif böbrek hastalıkları artık kronik böbrek hastalığının önde gelen nedenleridir.

Böbrek yetmezliğine giden sürece sıklıkla anemi, beslenme yetersizliği, karbonhidrat, yağ ve protein metabolizmasında bozulma, trombosit fonksiyonunda bozulma ve vücutta enerjinin hatalı kullanımı eşlik eder.

Böbrek Yetmezliğinde Böbreğe Ne Olur?

Böbreğin kanı süzme kapasitesi azaldığında böbrek yetmezliği gelişir

Reaktif oksijen türleri (ROS) ya da kısaca serbest radikaller, böbrek hastalığı süreçlerinde önemli rol oynamaktadır. Bu etkiler akuttan kronik hasara kadar uzanır ve böbreği birbiriyle ilişkisiz birkaç hastalığın ilerlediği bir bölge haline getirir.

Serbest radikallerin glomerüler membranı parçalayabildiği ve bunun böbrekte hasar meydana getirerek kanı süzme işlevini bozduğu gösterilmiştir.

Aslında toksik etkili serbest radikalleri parçalamak için hücreler çeşitli antioksidan sistemlerle donatılmıştır. Ancak altta yatan metabolik dengesizlikler nedeniyle bu sistemler görevini yapamamaktadır. Bu nedenle doku hasarının gelişimi, serbest radikal oluşumu ile doku antioksidan savunma mekanizması arasındaki dengeye bağlıdır.

Ozon Tedavisi Böbrek Yetmezliğinde Nasıl Etki Gösterir?

  • Ozon dokuların antioksidan üretme kapasitesini artırır.
  • Ozon tedavisinin; böbreğin kansız kalması, xenobiyotik (zenobiotik) hasarı, kronik enflamasyon gibi durumlarda ve travmatik böbrek girişimlerinden önce veya sonra uygulandığında hasarı azaltmakta etkili olduğu gösterilmiştir.
    • (Zenobiyotik, insan/hayvan yaşamına yabancı olan kimyasal maddeleri tanımlamak için kullanılan bir terimdir ve bu nedenle ilaçlar, pestisitler, kozmetikler, tat ve aroma vericiler, gıda katkı maddeleri, endüstriyel kimyasallar ve çevre kirleticileri gibi örnekleri içerir.)
  • Araştırmalarda ozon tedavisi ile iyileştiği gösterilen parametreler şunlardır:
    • Kan üre nitrojeni (BUN)
    • Serum kreatinin (SCr)
    • Endojen metabolitlerin plazma klirensi
  • Kanda üre, kreatinin düşmesi ve glomerüler filtrasyon hızının artması böbreklerin kanı etkin bir şekilde süzmeye başladığının göstergesidir.
  • Ek olarak, ozon tedavisinin medüller kanama, tübüler nekroz, glomerüler hasar, kollajen birikimi ve a-düz kas aktini (α-SMA) ve TGF gibi fibroz belirteçleri dahil olmak üzere, ancak foton mikroskopisi ile kanıtlanabilen yapısal hasarı azalttığı bildirilmiştir.
  • Ayrıca ozon tedavisi hücrelerde antioksidan enzim üretimini uyararak, enflamasyonu yatıştırır.
  • Diğer bir terapötik etki, oksidatif stresi temsil eden lipid peroksidasyonunun azalmasıdır. Hücre yapıları lipidlerle inşa edilmiş olduğundan, bu etki yapısal hasarın azalması anlamına gelir.
  • Ozon serbest radikallerin üretimini baskılayarak glikasyon son-ürünlerin ortaya çıkışını ve hücre ölümünü önler. Böylece, zamanında uygulanacak olursa ozon tedavisi akut böbrek hastalığının kronik böbrek hastalığına dönüşümünü önleyebilir.
    • Glikasyon son ürünleri (AGE’ler), şekerlere maruz kalmanın bir sonucu olarak glike hale gelen proteinler veya lipitlerdir. AGE’ler yaşlanma ve diyabet, ateroskleroz, kronik böbrek hastalığı ve Alzheimer hastalığı gibi birçok dejeneratif hastalığın gelişiminde veya kötüleşmesinde rol oynayan bir biyolojik belirteçtir. Wikipedia
    • Glikasyon son ürünlerinin (AGE’ler) retinada izlenen mikrovasküler bozulmaların da sebebi olduğu bilinmektedir.

Böbrek Yetmezliğinde Fonksiyonel Tıp

Doğru yapılan bir ozon tedavisinin böbrek yapılarında ve işlevlerinde düzelmeler sağladığı kanıtlanmıştır.

Ozon tedavisi holistik tedavilerle desteklendiğinde böbreklerin kendini onarmasında büyük destek sağlar

Ancak akupunktur gibi, vücudun enerji akışını yoluna koyan bir tedavi, güçlü antioksidan etkilere sahip başka tedaviler ve sadece protein ve tuzu kısıtlamakla kalmayan çok yönlü bir beslenme yönetimi ile birkaç kat daha güçlü bir tedavi yanıtı elde edilebilir. Bu süreçte metabolik parametrelerin kontrol altına alınması da hayati önem taşır.

Akupunktur tedavileri vücudun biriken fazla suyu atması için gereken enerjetik dengeyi sağlar.

Bu çok yönlü tedavi yaklaşımları sadece böbreklerin değil, diğer organ ve sistemlerin de iyileşmesini hedeflemelidir. Özellikle metabolik işlevleri olan organlar böbreklerin durumundan birincil derecede sorumlu olabileceğinden, bu yaklaşım hayati önem taşır.

Yetmezlik evresine girmiş kronik böbrek hastasında pek çok kronik sağlık sorunu olacaktır. Bunların bir kısmı,  böbreklerdeki dejeneratif süreçlerle paralel ilerleyen bütün organlarda kılcal damar dolaşım bozukluğu, kan şekeri düzensizlikleri, tansiyon düzensizlikleri ve bu sorunların tedavisi için kullanılan ilaçların etkileridir. Örneğin tansiyon yüksekliği kontrol altına alınmaya çalışılırken kan basıncı aşırı düşebilir, bu ise böbreklere giden kan akışını azaltacaktır. Gerçek bir tedavi tüm kronik sağlık sorunlarını iyileştirmeye yönelik önlemleri de kapsamalıdır.

Beslenme yönetiminin sadece azalmış böbrek fonksiyonlarının yol açtığı atık birikimlerini değil, vücutta devam eden enflamatuar süreçler ve vitamin, mineral ve fitoenzim gereksinimleri de göz önüne alarak düzenlenmesi gerekmektedir. Örneğin kronik böbrek hastalığında çok görülen demir eksikliğinin olumsuz etkileri genel durumun daha da kötüleşmesine yolaçabilir.

Böbrek yetmezliğinin belirtileri ve çok yönlü bir tedavinin klinik sonuçları:

  • Bulantı-kusma
    • Kronik böbrek hastalığında bulantı ve kusma ciddi bir sorundur. Bazen bulantı olmaksızın ani bir refleksle kusmalar olabilir. Bu belirti karaciğerle ilgilidir ve doğru bir tedavi ile ortadan kalkabilir. Çok yönlü bir tedavi ile bulantı da tedavinin ilk günlerinden itibaren hafiflemeye başlar.
  • Sık idrara çıkma (özellikle geceleri)
    • Böbrek idrar çıkışının düzenlenmesi oldukça karmaşık bir süreçtir, uykusuzluk dahi bu süreçte rol oynayabilir. Kronik böbrek hastalığında genellikle böbreklerde tübüler geri emilimin bozulması idrar çıkışında ve albüminüride artışa neden olur. Gece idrara çıkma, albüminürinin bağımsız bir işaretidir ve kronik böbrek hastalığının erken bir belirtisi olabilir. Çok yönlü bir tedavi idrarda albümin çıkışını azaltacağından, gece idrara çıkma sıklığı kısa sürede azalabilir.
  • Ödem
    • Ödem böbreklerin süzme işlevini yapmakta zorlandığının işareti olmakla beraber, aslında çok yönlü mekanizmalar sonucu gelişen bir semptomdur. Böbreklerden protein kaçağı da önemli bir ödem nedenidir. Hastalığın evresine bağlı olarak, çok yönlü bir tedavi yaklaşımı ile kısa sürede hafifleyebilir.
  • Kaşıntılar
    • Kaşıntı kronik böbrek hastalığının genellikle 4. ve 5. evresinde görülür. Bu tip kaşıntıya üremik pruritus da denir. Sebebi kandaki yüksek fosfor ve böbreklerin kandan temizleyemediği atıklar ve toksinlerin deride birikmesidir. Bu atıklar ve toksinler derideki sinir sonlanmalarında enflamasyona neden olur, böylelikle deride kabarıklıklar ve beraberinde rahatsız edici bir kaşıntı başlar. Atıkları deriye taşıyan lenf dolaşımı özellikle geceleri aktif olduğu için kaşıntı da gece daha şiddetlidir. Bu semptom ozon tedavisi ile nispeten hafifleyebilmekle beraber, çok yönlü bir tedavi yaklaşımı çok daha iyi bir ilerleme sağlar.
  • Kas krampları
    • Özellikle bacak krampları kronik böbrek hastalığında sık görülür. Krampların sıvı ve elektrolitlerdeki dengesizliklerden, sinir hasarından veya kan akışı sorunlarından kaynaklandığı düşünülmektedir.
    • Holistik tıbba göre bacak krampları, hem dış hem de iç kaynaklı kas ve tendon problemleridir. Karaciğer tendonları, pankreas ve dalak kol ve bacaklardaki kasları yönetir. Bu metabolik organlar zayıfladığında kaslar ve tendonları beslenemez, sonuç olarak istemsiz kas kasılmaları olur.
    • Örneğin, geceleri kanın önemli bir kısmı karaciğerde dolaşım dışı kaldığından, kas ve tendonların beslenmesi de zayıflar, bu yüzden kramplar da geceleri daha çok görülür.
    • Bu sırada soğuk ve rutubet veya fiziksel egzersizlerden kaynaklanan incinmeler gibi dış etkenler enerji akışını daha da bozduğunda bacaklarda kas krampları tetiklenir.
    • Bacak krampları tedavisi, iç organları güçlendirmeyi, kan ve enerji akışını dengelemeyi, bacaklardaki kasları ve tendonları beslemeyi ve gevşetmeyi amaçlamalıdır.
  • Sırt ağrısı
    • Böbrek hastalığı olan hastalar sıklıkla sırt ağrısı yaşarlar. Böbrek ağrısı böbreklerin bulunduğu bölgede hissedilir.
    • Böbrek hastalığından kaynaklanan sırt ağrısı, sırt rahatsızlığının aksine, bir veya iki tarafta, genellikle göğüs kafesinin hemen altında ve sırt ağrısından daha derinde hissedilir. Ağrı sırtın alt kısmında değil, üst yarısında hissedilir ve genellikle, aralıksız devam eden bir ağrıdır.
  • Nefes darlığı
    • Kronik böbrek hastalığında nefes darlığının birden çok nedeni olabilir: düşük demir seviyeleri, akciğerlerde sıvı birikmesi gibi nedenler başta gelmekle birlikte, bunların düzeltilmesine rağmen tam geçmeyen nefes darlığı aşırı endişeli olmaktan da kaynaklanabilir. Bu nedenle, nefes darlığının düzeltilmesi için soruna aynı anda birkaç yönden yaklaşan bir tedavi gerekmektedir.
  • Anemi
    • Böbrekler, kanı süzmenin yanısıra birçok metabolik faaliyette de görev alırlar. Bunlardan biri de alyuvar yapımıdır. Kanın en önemli bileşeni olan bu hücreler kemik iliğinde üretilir.
    • Ancak kemik iliği böbreklerden komut almadan bu üretimi gerçekleştirmez. Bu komut ise eritropoietin hormonu şeklinde gelir.
    • Hastalanan böbrek dokusu yeterli eritropoietin üretemeyeceğinden, tedavi ancak rekombinant insan eritropoietini takviyesi ile sağlanabilir.
    • Bu takviye ise karaciğer tarafından tepki ile karşılanabilmekte ve bazen hipertansiyon krizleri, nadiren de havale nöbetlerine yol açan ensefalopatiler görülmektedir.
    • Böbrek dokusunun kendi kendini onarmasına yardımcı olan holistik tedaviler ve ozon tedavisi ise yeterli eritropoietin hormonu üretimi sağlayarak anemiyi hiçbir yan etki oluşturmadan kontrol altına alabilir.
  • Bitkinlik
    • Kronik böbrek hastalarında görülen halsizlik ve bitkinliğin yetersiz beslenme ve kansızlık dışında pek çok nedeni olabilir. Atık ve toksinlerin böbrekler tarafından kandan temizlenemeyişi bu nedenlerden biridir.
    • Bir başka neden ise vücutta metabolik organların hepsinin az ya da çok katıldığı genel bir metabolik zafiyet olmasıdır. Bu semptomlar ancak çok yönlü tedavi yaklaşımları ile düzeltilebilir.
  • Bilinç bulanıklığı, konfüzyon
    • Şiddetli böbrek hastalığı olan kişilerde kafa karışıklığı veya konsantrasyon sorunları gibi bilişsel belirtiler gelişebilir. Bu tablo delirium/deliryuma kadar varabilir.
    • Delirium, nörobilişsel bir bozukluktur. Genellikle bilinç, düşünce süreçleri, algı, davranış, dikkat ve uyku bozuklukları birlikte seyreder. Bellek bozulması görülebilir. Duygularda dalgalanmalar gözlemlenebilir. Delirium, aniden ortaya çıkar ve çoğu zaman geçicidir.
    • Hafiften ağıra tüm bu bilişsel değişiklikler, beyindeki kılcal kan damarlarının hasar görmesi veya kanda biriken atık ürünlerin beyin hücrelerine zarar vermesi gibi nedenlerle açıklanmaktadır.
    • Böbreklerin kanı süzme işlevinin az-çok koruyan ve kılcal damar hasarını onaran holistik tedaviler ve ozon terapi kafa karışıklığı ve bilinç bulanıklığı belirtilerini önler.
  • Kilo kaybı
    • Zayıflama, en çok böbrek hastalığının erken ve orta evrelerinde görülür. GFR düzeylerinin normal aralığın altına düşmesi genellikle iştah kaybı ile birlikte seyreder.
    • İştahsızlık yetersiz beslenmeye, bitkinliğe, kafa karışıklığına ve yorgunluğa yol açabilir.
    • Çok yönlü bir tedavi sırasında ayrıca beslenmeyi kontrol altına almak, böbrekleri yormadan iştahı uyarıcı yiyecekler ve mikro-besinlerle beslenmeyi normalleştirmek zayıflamayı önleyecektir.
  • Düzensiz nabız (kardiyak aritmiler)
    • Aritmiler, erken ölüm riskinde artışa neden olur, ancak böbrek yetmezliği olan hastalarda bu çok daha fazladır.
    • Kısmen hipertansiyon ve diyabet gibi durumlardan kaynaklanan kalp ve böbrek hasarı birbirini etkiler. Aslında her ikisinde de tek bir metabolik bozulma rol oynamaktadır ancak bu sebep henüz kanıtlanmamıştır.
    • Çoğu durumda, böbrek fonksiyon bozukluğunun aritmileri teşvik etmesi ve aritmilerin böbrek fonksiyon bozukluğunu şiddetlendirmesi arasında nedensel bir ilişki vardır.
    • Ozon tedavisinin de içinde yer aldığı çok yönlü bir tedavi yaklaşımı aritmileri kısa sürede kontrol altına alabilir.

Bu sayfadaki konularda bilimsel araştırmalar var mı?

Pek çok bilimsel yayından bazıları şunlardır: del Rio 2023Xi-bing Gu, 2010Delgadillo-Valero, 2023