Karaciğer Hastalıklarında Ozon Tedavisi

Kanı süzerek temizleyen bir organ olarak, karaciğer bağışıklık sistemimizin yanı sıra kendini özel bir savunma ağı ile de korumaktadır ancak zamanla zehirler, ilaçlar, yiyeceklerdeki kimyasallar, ve ağır metaller tarafından zehirlenerek hastalanır, savunması da hasara uğrar.

Ozon tedavisi karaciğerin kendini toksinlerden arındırmasına yardımcı olur, karaciğer savunmasını güçlendirir. Hidrojen tedavisi ve beslenme yönetimi önemli destek tedavilerdir.

Karaciğer Hastalıkları Nelerdir? Karaciğer Hastalıklarında Ozon Tedavisi ve Hidrojen Tedavisi, Safra Yolları temizliği

Karaciğer vücudumuzdaki en büyük organdır. Vücudumuzun sindirim işlemlerine yardım eder, enerji depolar ve vücuda zehir etkisi yapabilecek her türlü maddeyi kandan süzerek etkisiz hale getirir, çoğunlukla da hücrelerinde depolar.

Hastalanan karaciğerde genellikle yağlanma da başlar. Hasta veya savunması zayıflamış bir karaciğer, virüslere karşı savunmasız hale geldiğinde kolaylıkla hepatit gelişebilir.

Hepatitler

Hepatit karaciğerin enflamatuar hastalıklarını tanımlar. Bu enflamatuar hastalıklar alkol tüketimine, toksik maddelere bağlı olarak gelişebileceği gibi virüs enfeksiyonlarından ötürü de olabilir.

Birkaç farklı hepatit türü vardır. Bazı tipler ciddi problemler olmadan geçer, bazıları ise uzun süreli (kronik) olabilir ve karaciğerde nedbe bırakır (siroz), karaciğer fonksiyon kaybına ve bazı durumlarda karaciğer kanserine neden olabilir. Etkenlerine göre hepatit çeşitleri aşağıdaki gibidir:

  • Alkole bağlı hepatit
  • İlaçlara bağlı hepatit (ağrı kesici ve ateş düşürücüler, bazı antibiyotikler, mantar ilaçları, steroidler, epilepsi ilaçları, kolesterol düşürücü ilaçlar, doğum kontrol hapları yapabilir)
  • Viral Hepatitler (A, B, C, D, E Hepatit)
  • Otoimmün hepatit

Yağlı Karaciğer Hastalığı (Alkole Bağlı Olmayan Steato-Hepatit)

Yağlı Karaciğer Hastalığı bir kronik karaciğer hastalığıdır.

Yağlanmış bir karaciğerde enflamasyon (hepatit) çok az olabileceği gibi hiç olmayabilir de. Bu durumda o kişide sadece karaciğer yağlanması var demektir.

Karaciğerde yağlanma ile beraber enflamasyon da olduğunda tabloya karaciğer hücre hasarı da eşlik eder. Bu hastalığa yağlı karaciğer hastalığı adı verilir.

Enflamasyon ve karaciğer hücre hasarı fibroza yol açar. Fibroz, karaciğer hücrelerinin ölüp yerlerini nedbe dokusunun alması sürecini tarif eder. Fibrozun önü alınamazsa siroz veya karaciğer kanseri gelişebilir.

Yağlı karaciğer hastalığı çok yaygındır. Dünya nüfusunun dörtte birini etkilemektedir. Nedeni bilinmemektedir ancak en çok kimyasallara maruz kalanlarda görüldüğü tespit edilmiştir.

Karaciğerin Safra Yollarının Hastalıkları

Karaciğer hücreleri, pek çok işlevlerinin yanı sıra safra da üretirler. Safra sindirim için şarttır.

Hücreler safrayı hücreler arasındaki safra kanallarına boşaltırlar. Bu kanallar ilerledikçe birbirleriyle birleşir ve daha büyük kanallar haline gelir. En sonunda, sağ ve sol kanalların birleşmesinden oluşan ana safra kanalından bir dal ayrılarak safra kesesine gider, sonra pankreastan gelen boşaltım kanalı da ana safra kanalına bağlandıktan sonra, kanal onikiparmak bağırsağına açılır.

Karaciğerin safra yolları bir ağacın dallarına benzediğinden, safra ağacı da denir. Bu ağacın dallarından biri hastalanacak olursa ciddi hastalıklar baş gösterebilir çünkü safra aynı zamanda karaciğer hücrelerinin atıklarını da taşır ve bu atıklar zehirli de olabilir.

Safra hastalığı, karaciğerin safra kanallarını, safra kesesini ve safranın üretimi ve taşınmasında yer alan diğer yapıları etkileyen hastalıkları ifade eder.

Karaciğerin Safra Hastalıkları Nelerdir?

  • Safra Taşı Hastalığı

  • Kolesistit (Safra Kesesi İltihabı)

    • Safra kesesi taşları ve kum/çamur en sık görülen nedenidir
    • Safra kesesinde taş-kum-çamur olmadan da iltihaplanma görülebilir
  • Kolanjit (Safra Yolları Enflamasyonu)

    • Bağışıklıkla yakından ilişkilidir
    • Safra kanallarında daralma ve harabiyete neden olur
    • Çoğunlukla enflamatuar barsak hastalıkları ile beraber görülür

  • Safra Yollarının Selim ve Habis Tümörleri

  • Safra Yolları Kistleri

Safra taşı hastalığı, safra yollarının en yaygın hastalığıdır. Çok genç yaşlarda dahi görülebilir.

Safra taşları, karaciğerin içindeki kanallarda veya safra kesesinde oluşabilen, ve bağırsağa dökülürken ana safra kanalını tıkayabilen katı, boyutlarına göre iri taneli kumlara ve çakıla benzer kitlelerdir.

Safra taşları ve kum-çamur gibi birikintiler, safranın koyulaşması yüzünden oluşurlar. Nedenleri;

  • Yüksek kolesterol
  • Safra bileşiminin bozulması, aşırı safra tuzları
  • Bilirubin. Bilirubin hemoglobinin yıkılması ile oluşan bir son üründür.

Safra kanalındaki taşlar kanalı tıkayarak kolestaz yapabilir (safranın safra kanalında göllenmesi).

Kolestaz, safra kanalında bakteriyel kolanjit adı verilen enfeksiyona yol açabilir ve bu yüzden acil tıbbi tedavi gerektirir.

Safra kanalında uzun süre boyunca duran taşlar akut belirtiler vermese bile zamanla karaciğer hücrelerinin safradan zehirlenerek ölmelerine yol açabilir. Bu durumda siroz gelişir.

Safra taşlarının pankreas boşaltım kanalının ağzını tıkaması pankreatite yol açabilir.

Safra Hastalıklarının Belirtileri Nelerdir?

Safra hastalıklarının çoğu safra kesesindeki taşlar ile, veya safra akışındaki durgunluktan ötürü çökelmiş, katılaşmış safra birikintileri ile ilişkilidir. Safra kesesindeki taşlar veya kum-çamur gibi birikintiler genelde er ya da geç hastalık belirtisi verir.

Safra yollarındaki birikintiler ise nadiren belirti verir. Bunlar zamanla safra yollarında ilerler ve bu sırada irileşir ve sertleşirler. Böyle iri taşlar büyük safra kanallarını veya ana safra kanalını tıkadıklarında belirti verirler.

Uzun zamandır karaciğer safra yollarında taşa benzer birikintileri olan hastalar bazı müphem belirtiler yaşayabilirler: Ağızda acımsı tad, bulantı, hazımsızlık, yağlı yiyeceklerden tiksinme, her türlü beslenme değişikliğine rağmen düşmeyen kolesterol gibi belirtiler olabilir.

Safra Taşı Hastalığı Belirtileri

Safra kesesi taşı olan birçok kişi herhangi bir belirti fark etmez. Çoğu zaman, belirtiler yalnızca komplikasyonlar olduğunda ortaya çıkar. Komplikasyonlara enflamasyon, enfeksiyon veya tıkanıklık neden olabilir.

Safra kesesi taşı hastalığının ana semptomu safra koliğidir.

Safra koliği aniden ortaya çıkar ve hızla şiddetlenir. Genellikle karnın sağ üst tarafında, 15 dakikadan birkaç saate kadar süren sürekli bir karın ağrısıdır. Bu ağrı genellikle yemeklerle, özellikle yağlı yiyeceklerle şiddetlenir.

Safra koliği sendromunda şu belirtiler de görülebilir:

  • Yağlı beslenmeden sonra hazımsızlık (yemekler mideme oturdu hissi)
  • Şişkinlik, gaz
  • Bulantı-kusma-ishal
  • Sağ omuz ağrısı
  • Terleme

Safra kesesi ve karaciğerin safra yollarının hastalıklarında aşağıdaki belirtiler de bulunabilir:

  • Sarılık (cildin ve göz aklarının sararması)
  • Karın ağrısı, özellikle göğüs kafesinin altında karnın sağ üst tarafında
  • İştahsızlık, kilo kaybı
  • Halsizlik
  • Ateş veya üşüme-titreme
  • Kaşıntı
  • Açık kahverengi idrar
  • Yağlı veya kil renkli dışkı

Hepatit Belirtileri Nelerdir?

Kısa süreli (akut) hepatitin genellikle belirgin semptomları yoktur, bu nedenle hepatit olduğunuzu fark etmeyebilirsiniz.

Hepatit belirtileri gelişirse, şunlar görülebilir:

  • Kas ve eklem ağrısı
  • Yüksek ateş
  • Sürekli olarak alışılmadık derecede yorgun hissetmek
  • Genel olarak kendini iyi hissetmeme hali, veya yatağa düşmek
  • İştah kaybı
  • Karın ağrısı veya karın hassasiyeti (özellikle karnın sağ üst bölgesinde)
  • Koyu renkli idrar
  • Soluk, gri renkli dışkı
  • Kaşıntılı cilt
  • Göz aklarının ve cildin sararması (sarılık)

Uzun süreli (kronik) hepatitte de karaciğer düzgün çalışmayı durdurana kadar (karaciğer yetmezliği gelişene dek) belirgin semptomlar olmayabilir. Bu durum rutin kan testleri sırasında veya yaraların kapanmaması gibi şüpheli durumlarda yapılan muayene ve incelemeler sırasında fark edilebilir.

Daha sonraki aşamalarda sarılığa, bacaklarda, ayak bileklerinde ve ayaklarda şişmeye, zihin bulanıklığına neden olabilir, dışkı veya kusmukta kan görülebilir.

Yağlı Karaciğer Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Hem alkole bağlı olan, hem de alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığı (karaciğer yağlanması), genellikle az belirti veren veya hiç belirtisi olmayan sessiz hastalıklardır.

Yine de, çoğu hastada aşağıdaki belirtilerin biri ya da birkaçı görülür:

  • Karında şişkinlik hissi
  • Bel çevresinin genişlemesi
  • Yorgunluk ve güçsüzlük
  • Kafa karışıklığı, konsantrasyon güçlüğü
  • Bulantı, etli-yağlı yemeklere karşı isteksizlik, şekerli yiyecekler tüketme isteği olabilir
  • Cildin parlaklığını kaybetmesi, renginin sararması
  • Yağlanma ilerledikçe kilo artışı

Karaciğer Yağlanması Nedir?

Karaciğer hücrelerinin içlerinde aşırı yağ birikmesidir. Yağ birikmesi, alkole bağlı yağlanmada çok sayıda küçük yağ damlacıkları şeklinde, alkole bağlı olmayan yağlanmada ise az sayıda ama çok iri damlacıklar şeklindedir.

Normalde sağlıklı bir karaciğerde bir miktar yağ bulunur, ancak karaciğerdeki yağ, organın toplam ağırlığının yüzde 5’inden fazla olduğunda yağlı karaciğer hastalığı başlamış demektir. Karaciğerdeki bu fazla yağ, metabolik süreçlere müdahale eder ve tüm vücutta ciddi sorunlara neden olabilir.

Karaciğer yağlanması alkol tüketimi olanlarda çok görülür. Sebebi karaciğerin alkolü zararsız hale getirirken oluşan metabolitlerin karaciğer hücrelerine zarar vermesidir. Aynı şekilde, başka maddelerin de yıkımı sırasında zararlı metabolitler oluşabilir.

Karaciğer yağlanmasında safra yollarında katılaşmış safra çökeltileri de sıklıkla bulunur.

Karaciğer Yağlanması Nasıl Teşhis Edilir?

  • Trigliseridlerin yüksek bulunması
  • Açlık kan şekerinin normalden yüksek veya normalin üst sınırında olması
  • Ultrason incelemesi veya, ileri bir ultrason incelemesi olan Fibroscan® ile karaciğerde ağırlığının yüzde 5’inden fazla yağlanma tespit edilmesi

Karaciğer Hastalıkları Belirtileri Nelerdir?

Karaciğerin hastalık belirtileri başlangıçta pek çok hastalığa yorularak gözden kaçabilir. Karaciğerde hücre kaybı ile seyreden kronik hepatitlerde bile, yakınmalar sıklıkla gözden kaçabilmektedir.

Karaciğer sirozu dahi sıklıkla sessiz bir hastalıktır, hastaların çoğu dekompansasyon evresine gelinceye kadar semptom vermez.

Karaciğer hastalıklarında en sık rastlanan şikayetler halsizlik, güçsüzlük ve çabuk yorulmadır. Bulantı, eklem ve kas ağrıları, idrar renginde koyulaşma , kaşıntı, iştah azalması ve kilo kaybı gibi yakınmalar genellikle otoimmün hepatitler ve viral hepatitlerin alevlenme dönemi ve siroza gidiş sırasında görülmektedir. Kronik hepatitli hastaların fizik muayene bulguları genellikle normaldir.

Yorgunluk-halsizlik ve kas-eklem ağrıları pek çok hastalıkta görülen belirtilerdir ve çoğunlukla stres, iş yorgunluğu, grip vs durumlar akla gelir. Oysa sağlıklı bir insan yorgun yatsa da ertesi sabah dinlenmiş olarak kalkar ve halsizlikten yakınmaz.

Kas ağrısı ise hangi hastalıkta görülürse görülsün, her zaman karaciğerin hasta olduğu anlamına gelir.

Birçok hastalık da aslında karaciğerin hastalığıdır veya karaciğer sorunlarından kaynaklanmaktadır. Onlara ayrı bir isim verilmiş olması karaciğer bağlantısının gözden kaçmasına neden olmaktadır.

Bunun bir nedeni de karaciğerin ağrıyan bir organ olmamasıdır. Karaciğer hastalandığında baş ağrısı veya migren olur, göz ağrısı olur, karın ağrısı olur, yaygın kas ağrısı olur, hatta taban ağrısı olur ama karaciğer ağrısı olmaz.

Karaciğerimizin sağlığının iyi durumda olmadığını veya hastalandığını pek çok belirtiden anlayabiliriz. Bunların sadece biri veya bir kaçının bulunması yeterlidir:

  • Sık sık baş ağrısı (özellikle başın tepesinde ve şakaklarda hissedilen ağrılar)
  • Önceden alkol tüketimini nispeten iyi tolere ederken, artık alkolün etkilerini daha ağır hissetmek, sonrasında aşırı yorgunluk, zihinsel bulanıklık, şiddetli baş ağrısı
  • Başta antibiyotikler olmak üzere, ilaçlara alerjik tepkiler vermek
  • Kan yağları düzeylerindeki anormallikler. Örneğin; yüksek LDL kolesterol, düşük HDL kolesterol ve yüksek trigliseritler. Kolesterolün beslenme değişikliklerine rağmen düşmemesi.
  • Karaciğer yağlanması ve diğer vücut organlarında yağ birikmesi (organların yağlı dejenerasyonu)
  • Hipertansiyon, kalp ve damar hastalıkları, varisler, kalp krizi ve inme/felç
  • Obeziteye varabilecek aşırı kilo artışı, diyet yaparken bile kilo verememek
  • Yavaş metabolizma
  • Belirgin biçimde çıkıntılı karın (şişmiş görünümü veren sivri göbek)
  • Üst karın içinde iç yağ katmanları – (karaciğer rulosu)
  • Mide-barsak kanalının kanamaları

Sindirim Sorunları

  • Hazımsızlık
  • Reflü
  • Hemoroid
  • Safra taşı ve safra kesesi hastalığı
  • Yağlı yiyeceklerin hazımsızlığa yol açması
  • Bulantı ve kusma atakları
  • Karın şişkinliği
  • Kabızlık veya ishal
  • Huzursuz bağırsak sendromu
  • Karaciğer üzerinde ağrı veya ağırlık-şişkinlik hissi- (karnın sağ üst köşesinde, kaburgaların altında)

Kan Şekeri Sorunları

  • Şekere doymamak (canı sık sık şeker/şekerli şeyler çekmek)
  • Hipoglisemi ve kararsız kan şekeri seviyeleri
  • Tip 2 Diyabet (aslında bir karaciğer hastalığıdır)

Karaciğer Hastalıkları ve Sinir Sistemi Sorunları

Karaciğer hastalığında beyin metabolizması bozulur. Kronik karaciğer hastalıklarında beyinde gerçek yapısal değişiklikler meydana gelir.

Sonuç olarak, anormal nörotransmitter fonksiyonu olan bir beyin, sağlıklı insanlarda tepki yaratmayan durumlara karşı aşırı duyarlıdır.

Kronik karaciğer hastalıklarının beyni etkileyerek uyku bozukluğuna yol açtığı gösterilmiştir.

Aşağıdaki belirtiler karaciğer hastalıklarında sık görülen sorunlardır:

  • Uyku bozuklukları (uykuya başlama güçlüğü, gece uyku bölünmesi, uyku süresinde azalma, yüzeysel uyku)
  • Apne (özellikle sirozun ileri evrelerinde apne görülme sıklığı çok artar).
  • Depresif duygu durumu, kararsızlık, karamsarlık, olumlu düşünememe, strateji belirleyememe, zayıf hissetme
  • Major depresyon
  • Anksiyete
  • Bipolar bozukluk, demans, deliryum, psikozlar
  • Zihinsel konsantrasyonun zayıflaması ve dalgınlık, dikkat eksikliği
  • Öfke ve sinirlilik gibi ruh hali değişiklikleri (Tibet tıbbında karaciğer vücudun “öfke merkezi” olarak bilinir).
  • Alınganlık, kolay gücenme, ani çıkışlar
  • Gün içinde değişen mizaç ve kişilik değişimi
  • Tremor (esansiyel tremor – ellerin, başın ve sesin titremesi)
  • Huzursuz bacak
  • Hararet – Vücudun aşırı ısınması, özellikle yüz ve gövdede ısınma, sıcağa tahammülsüzlük
  • Bulantı ile beraber görülebilen, tekrarlayan baş ağrıları (migren dahil)

Bağışıklığın Zayıflaması

  • Tekrarlayan enfeksiyonlar – Viral, bakteriyel, mantar ve paraziter enfeksiyonlarda artış
  • Alerjiler – sinüzit, saman nezlesi, astım, dermatit, ürtiker/kurdeşen vb.
  • Pek çok gıda ve kimyasal maddeye karşı duyarlılık/entolerans
  • Deri döküntüleri ve yangıları
  • Otoimmün hastalıklar
  • Kronik yorgunluk sendromu
  • Fibromiyalji

Çeşitli işaretler

  • Dil üzerinde pas oluşması
  • Ağız kokusu
  • Deri döküntüleri, kızarıklıklar, pullanma ve ekzema, sedef hastalığı vb tüm deri hastalıkları
  • Kaşıntılı cilt (kaşıntı veya kaşıntı ile seyreden alerjik cilt hastalıkları)
  • Selülit ve derideki yağ topakları (lipomlar ve diğer yağlı tümörler)
  • Aşırı terleme
  • Rahatsız edici vücut kokusu
  • Gözlerin altındaki koyu halkalar
  • Göz aklarının sararması
  • Kızarmış, şiş ve kaşıntılı gözler (alerjik gözler), glokom, katarakt, retina dekolmanı, Behçet hastalığı dahil çeşitli göz hastalıkları, göz kuruluğu (Sjögren sendromu dahil)
  • Akne rozasea (burun, yanaklar ve çene çevresinde kabarık kırmızı sivilceler)
  • Deride kahverengimsi lekeler ve benekler (karaciğer lekeleri)
  • Kızarmış avuç içi ve tabanlar, ayak tabanında ağrı, kızarıklık ve şişlik, topuk dikeni
  • Kırmızı yüz görünümü veya yüz kılcal damarlarının belli bölgelerde yoğunlaşması veya belirgin hale gelmiş olması)

Hormonal Dengesizlikler

  • Ani sıcak basması (menopoz belirtisinden ziyade, karaciğer yorgunluğu belirtisidir=Karaciğer ateşi)
  • Premenstrüel sendrom (PMS)
  • Hormon tedavisine veya doğum kontrol hapına karşı duyarlılık (kullanım sırasında hepatit gelişebilir)

Siroz Belirtileri Nelerdir?

  • Hafif ateş
  • Kas krampları
  • Bulantı ve kusma
  • Ödem
  • Sıkıntılı solunum
  • Halsizlik, yorgunluk, güçsüzlük
  • Kilo kaybı veya kilo artışı
  • Kıllarda azalma ve dağılımında bozukluk
  • Erkeklerde jinekomasti
  • Libido azalması, impotans
  • Burun veya diş eti kanamaları, morarmalar
  • Muayenede hastada karaciğer büyümesinden başka belirti bulunmayabilir.

Karaciğer Hastalıklarının Tedavisi Nasıl Yapılır?

Karaciğer hastalıklarında tedaviler sebebe yönelik planlanır. Karaciğer yağlanmasında yaşam tarzı değişiklikleri önerilirken karaciğerin viral hastalıkları antiviral ilaçlar ve vitamin takviyeleri ile tedavi edilmeye çalışılır.

Karaciğerin tüm hastalıklarında bilinen en güçlü ve güvenli tedavi ozon ve hidrojen tedavilerinin kombinasyonudur. Bu tedavinin hiçbir yan etkisi yoktur.

Tedavi sırasında beslenmenin değiştirilmesi de gerekebilir. Bunun için kişiye özel beslenme programı hazırlanır.

Karaciğer Hastalıklarında Ozon Tedavisi

Ozon terapi vücuttaki en önemli etkilerini karaciğer dokusunda gösterir, birçok hastalık belirtisini aslında karaciğeri iyileştirerek ortadan kaldırır. Ozon Tedavisi ile;

  • Karaciğer hücrelerinin detoksifikasyon kapasitesi artar
    Karaciğer hastalıklarında ozon ve hidrojen tedavileri
    Ozon ve Hidrojen gazları vücutta en çok karaciğeri iyileştirir
  • Karaciğerin glutatyon üretimi artar
  • Antioksidan kapasite artar
  • Genel bağışıklık ve karaciğerin özel bağışıklığı güçlenir
  • İnterferon üretimi artar
  • Karaciğer hücrelerinde enflamasyon geriler
  • Ozon güçlü bir anti-viral etkiye sahiptir, virüsün zarf yapısının bozarak hücre içine girmesini olanaksız hale getirir. Virüs çoğalamaz, hastalık yapamaz.
  • Kan virüs yükünde %99’a varan oranlarda azalma meydana gelir
  • Karaciğer enzimleri ve albümin, bilirubin ve protrombin düzeyleri normale döner

Karaciğer Hastalıklarında Hidrojen Tedavisi

  • Karaciğerde yağ yapımını azaltır
  • Karaciğerde yağların yakılmasını arttırır
  • İç yağlanmayı azaltır
  • Kahverengi yağ dokusunu azaltır
  • Kan yağları (kolesterol, trigliserid) düzeylerini düşürür
  • İltihaba karşı etkileri ile karaciğerin virüslerle mücadelesini destekler
  • Antioksidan etkileri ile serbest radikalleri zararsız hale getirir
  • Toksinlerin neden olduğu oksidatif stresi baskılayarak hücre hasarını önler
  • Hücre ölümünü durdurucu etkileri ile organ hasarını önler
  • Otofaji başlatıcı etkileriyle hücre yaşlanmasını durdurur

Karaciğer Hastalıklarında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Karaciğer hastaları alkolden uzak durmalı ve ilaç kullanımından mümkün olduğu kadar kaçınmalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Ozon tedavisi karaciğere iyi gelir mi?

Ozon ve hidrojen tedavilerinin en çok iyileşme meydana getirdiği organ karaciğerdir. Birlikte uygulandıklarında karaciğerin viral hastalıkları ve karaciğer yağlanması hiçbir yan etki olmaksızın kısa sürede iyileşebilir.

Karaciğer yağlanmasını ne yok eder?

Uzun vadeli bir program yaparak günlük yaşam alışkanlıklarını ve beslenmeyi tümden değiştirmekle ve ayrıca ozon-hidrojen kombinasyonu ile karaciğer yağlanması geriye döndürülebilir.

Ozon tedavisi karaciğeri temizler mi?

Ozonun kan ile teması sırasında oluşan maddeler karaciğer hücrelerinde detoks başlatır. Karaciğerin toksin yükünün azalması hemen hissedilir, her seansta damardan daha kırmızı kan alınmasından anlaşılır.

Sonuç

Karaciğer hastalıkları günümüzün sağlık sorunlarının başında gelmektedir. Kliniğimize başvuran hastaların çoğunun yakınmalarının altında yatan sebep genellikle karaciğer intoksikasyonudur (zehirlenme). Çevre kirlenmesinden ve günlük yaşam biçiminde son yüzyılda meydana gelen büyük değişikliklerden ötürü karaciğerin maruz kaldığı ağır yükler ne yazık ki ilaç tedavileri ile daha da ağırlaşabilmektedir.

Karaciğer hastalıkları ve karaciğer stresi ya da yorgunluğu, çok yönlü tedavi yaklaşımları ile ele alınması gereken hastalıklardır.

Pek çok hayati organı etkilemesi nedeniyle, doğru bir karaciğer tedavisi bütün vücudu iyileştirebilir, hatta yaşlılığı geri döndürebilir, başka bir deyişle gençleştirebilir.

Karaciğerin tedavisinde ilk basamak onun toksin yükünü hafifletmek olmalıdır. Bu amaçla beslenmenizi yeniden programlıyoruz. Bunun için kan testlerinizin ışığında, sadece sizin metabolik ihtiyaçlarınıza göre hazırlanmış bir beslenme programı hazırlıyoruz. Bu beslenme programına başlar başlamaz kan şekeri iniş-çıkışlarının olmadığı, iştahınızın normalleştiği bir iyileşme yaşıyorsunuz.

Tedavilerimiz, metabolik detoks beslenme programının yanı sıra ozon tedavisi, hidrojen tedavisi, akupunktur, gerekli besin ögelerinin takviyesi ve bitkisel detoks reçetelerinden oluşmaktadır.

tedavilerimiz arasında karaciğerin safra yolları temizliği de bulunmaktadır.

Ozon terapi, çok yönlü etkileri ile tanınmıştır. Bilindiği gibi;

  • Ozon tedavisi ile kan dolaşımı iyileşir. Damarların esnekliği geri kazanılır, kan akışkanlığı düzelir, kan pıhtılaşma bozuklukları düzelir. Bu etkiler hep ozonun karaciğeri iyileştirici etkileri üzerinden gerçekleşmektedir.
  • Ozon tedavisi hormonları düzenler, beyinde melatonin ve endorfin üretimi sağlar ve bu etkiler de karaciğeri iyileştirici etkileri üzerinden gerçekleşmektedir.
  • Ozon tedavisi selülitleri giderir, cildi parlaklaştırır, kollajen içeriğini arttırarak cilde esneklik ve gerginlik kazandırır, cildin rengini açar ve bu etkiler de karaciğeri iyileştirici etkileri üzerinden gerçekleşir.
  • Ozon tedavisi uykusuzluğu daha tedavinin ilk gününden itibaren giderir. Derin bir uyku ve sabah zinde uyanmayı sağlar. Uyku apnesini ve huzursuz bacağı çok kısa sürede iyileştirir ve bu etkiler de karaciğeri iyileştirici etkileri üzerinden gerçekleşir.
  • Ozon tedavisi depresyonu giderir, anksiyeteyi giderir, konsantrasyonu artırır, ve bu etkiler de karaciğeri iyileştirici etkileri üzerinden gerçekleşmektedir.
  • Ozon tedavisi kronik ağrıları, fibromiyalji ve kronik yorgunluğu iyileştirir ve bu etkiler de karaciğeri iyileştirici etkileri üzerinden gerçekleşir.
  • Ozon tedavisi insülin direncini iyileştirir, şeker hastalığında kan şekeri düzeylerini düşürür, kontrol edilemeyen hipertansiyonu kontrol altına almayı kolaylaştırır, kilo vermeyi kolaylaştırır ve bu etkiler de karaciğeri iyileştirici etkileri üzerinden gerçekleşmektedir.

Çünkü ozon tedavisi,

  • Anti-viral etkileri ve bağışıklığı güçlendirici etkileri ile yorgun karaciğerin virüslerle mücadelesine destek olur, viral yükü çok düşük seviyelere düşürür.
  • Karaciğer hücrelerinin detoksifikasyon işlevlerini destekleyerek ağır metaller, kimyasallar gibi birikmiş toksinlerini atmalarına yardımcı olur.
  • Karaciğeri iyileştirir ve karaciğer hücrelerinin glutatyon üretme kapasitesini artırır, böylece serbest radikal hasarını onarır.

OZON TEDAVİSİ NASIL YAPILIR

Kliniğimizde karaciğer hastalıklarında veya karaciğerin stres altında olduğu durumlarda ozon tedavisinin yanı sıra hidrojen tedavisi de uygulamaktayız.

Hidrojen tedavisi de etkilerinin çoğunu karaciğeri iyileştirerek göstermektedir. Hidrojen tedavisi;

  • Esansiyel tremor (istemsiz baş sallanması, ses titremesi, el titremesi) hastalığında etkilidir, çünkü karaciğeri iyileştirir.
  • Uykusuzluğa çok iyi gelir ve uyku apnesinde, uyku teröründe etkili bulunmuştur çünkü karaciğeri iyileştirir.
  • Kronik ağrılarda ve kronik yorgunlukta tek başına etkilidir çünkü karaciğeri iyileştirir.
  • Egzersiz sırasında kas kasılma fonksiyonunu iyileştirir çünkü karaciğeri iyileştirir.
  • Cildi gerginleştirir, pürüzsüzleştirir, parlaklık ve dirilik kazandırır, çünkü karaciğeri iyileştirir.
  • Hidrojen tedavisi beyin koruyucu bir tedavi olarak ünlenmiştir ve bu dahi karaciğeri iyileştirdiği için olmaktadır.
  • Hidrojen solunarak vücuda alınan bir gazdır. Ve akciğerde kana karıştıktan sonra vücutta en yoğun bulunduğu organın karaciğer olduğu tespit edilmiştir.

Bu, umulanın çok üstünde bir tedavi desteğidir çünkü vücutta hidrojene en çok ihtiyaç duyan organ karaciğerdir. Kanı süzen ve zehirleri biriktiren bir organ olarak karaciğer, hidrojenin antioksidan desteğine bütün organlardan daha çok ihtiyaç duymaktadır.

İyileşme süresini kısaltan önemli bir tedavi desteği olarak, akupunktur kliniğimizde özellikle baş ağrısında, ayrıca ağrılı kas ve eklemlerin kısa sürede iyileşmesi amacıyla ve karaciğer enerjilerini güçlendirmek için uygulanmaktadır.

Karaciğerin safra hastalıklarında ise özel bir tedavi yöntemi uyguluyoruz: Safra Kesesi ve Safra Yolları Temizliği

Dr. Nilgün Eröztürk

Başa dön tuşu