Pankreas Kanseri Nasıl Önlenir?
Pankreas kanseri, özellikle ileri evrelerde teşhis edilebilmesi yüzünden tedavisinin olmaması nedeniyle en ölümcül kanserler arasında dördüncü sıradadır.
Pankreasın başında bulunan bir tümör, safra kanalının tıkanmasına yol açtığında belirtiler göstermeye başlar, ancak bu, tümörün tıkanıklığa neden olacak kadar büyük olduğunu gösterir. Pankreas kanseri safra yollarını tıkayacak kadar büyümesi ise kanserin lenf düğümleri veya diğer organlar gibi çevre dokulara yayılmış olma ihtimali olduğu anlamına gelir.
Pankreas kanserinin görülme sıklığı ve ölüm oranları dünya genelinde artmaktadır. 1990 ile 2021 yılları arasında pankreas kanseri vaka sayısı yaklaşık 207.905’ten 508.533’e yükselmiştir.
Ölüm oranları da benzer bir yükseliş eğilimi göstermiş, ölüm sayısı yaklaşık 211.613’ten 505.752’ye yükselmiştir.
Pankreas kanserine bağlı ölüm oranı, daha sık görülen kanser türlerine kıyasla daha yüksektir. Bu nedenle bu kanserden korunmak hayati önem taşımaktadır.
İçindekiler
Pankreas Nedir?
Pankreas hem hormon hem sindirim enzimleri üreten bir salgı bezidir. Yaklaşık 15 cm büyüklüğünde, yaprak şeklinde bir organdır.

Pankreasın görevi vücudun enerji metabolizmasını yönetmektir. Salgıladığı sindirim enzimleri yiyeceklerdeki şeker, nişasta ve yağ gibi enerji kaynaklarının kana alınabilecek kadar küçük parçalara ayrılmasını sağlarken ürettiği hormonlar da kan şekeri seviyesini ve iştahı düzenlemeye yardımcı olur, mide asitlerini uyarır ve mideye ne zaman boşalması gerektiğini söyler.
Pankreasın ürettiği hormonlar insülin Glukagon, Somatostatin, Amilin ve Gastrindir. İnsülin ve Glukagon hücrelerimizin enerji ihtiyacını karşılamak üzere kan şekerini belli bir seviyede tutar. Amilin iştahı kontrol eder, midenin boşalmasını sağlar ve Gastrin de mideden Gastrik asit salgılanmasını sağlar.
Pankreasta salgılanan Somatostatin ise İnsülin, Glukagon ve Gastrin gibi hormonların salgısını kontrol ederek kan şekeri düzeyini ve sindirim faaliyetlerini düzenler. Ayrıca gerektiğinde midede asit salgısını ve ve bağırsaklarda da bağırsak hareketliliğini azaltarak sindirimin yavaşlamasını destekler.
Pankreas barsağa günde 250 ml kadar sindirim sıvısı salgılar. Bu sıvının içinde Lipaz, Amilaz enzimleri ve Tripsin ve Kimotripsin gibi proteazlar bulunur. Lipaz safra ile birlikte yağları sindirirken proteazlar proteinleri parçalar ve Amilaz da nişasta ve şekerleri parçalar. Proteazlar aynı zamanda bizi barsaklarımızda yaşayan bazı bakteri ve mayaların olumsuz etkilerinden de korur. Sütte bulunan bir protein olan kazein, tripsin tarafından parçalanır.
Pankreasın hormon üreten hücreleri ve sindirim enzimi üreten hücreleri pankreasın her bölgesinde komşuluk gösterirler. Bu bölgeler Pankreas başı, pankreas boynu, pankreas gövdesi ve pankreas kuyruğu adını alır.
Pankreas başı yerleşimli tümörler en sık görülen pankreas kanseri türüdür. Pankreas başı tümörleri komşuluk yaptığı doku ve organlara bası yapması nedeniyle nispeten erken belirti verirken, gövde ve kuyruk yerleşimli tümörlerde semptomlar gecikebilir ve bu durum erken tanı olasılığını oldukça düşürür.
Pankreas Vücudumuzda Nerede Bulunur?
Pankreas karın boşluğunun üst tarafında, tam ortada, kaburgaların birleştiği yer hizasında bulunur.
Pankreas midenin arkasında, omurganın önünde yer alır. Karaciğer ve safra kesesi ile komşudur ve karaciğerden çıkan safra boşaltım kanalı pankreasın içinde geçerek bağırsağa açılır. Safra kanalı ve pankreas kanalı pankreas başı içerisinde birleşerek tek bir kanal halinde barsağa açılırlar.

Pankreas Kanseri Belirtileri Nelerdir?
Pankreas kanseri nadiren erken belirti verir. İyice ilerleyene kadar hiçbir belirti vermeyebilir ve bu sık görülür. Belirti verdiğinde de, bu erken belirtiler genellikle gözden kaçar.
Aşağıdaki belirtilerin birkaçının bir arada olması pankreas kanserini düşündürebilir:
- Açıklanamayan kilo kaybı
- Sarılık – cildin ve göz aklarının sararması
- Aşırı yorgunluk
- Ateş/titreme
- Mide bulantısı/kusma
- Şişkinlik
- İshal veya kabızlık başlaması
- Yemek yerken veya sırt üstü yatarken kötüleşen sırt ağrısı
- Üst karın bölgesinde ağrı
- Kaşıntı
Pankreas kanseri sırt ağrısı ile sıklıkla ilişkilendirilir. Bu sırt ağrısı genelde sırtın orta yerinde olur.
Yakın zamanda açlık kan şekerinizde yükselmeler başlamışsa, yukarıdaki belirtilerden biri ya da birkaçı başladıysa ve 2 hafta boyunca düzelmeyecek olursa en kısa sürede bir doktora başvurmanız önerilir.
Pankreas Kanserinde Kaşıntı Nerelerde Olur?
Kaşıntı genellikle tümörün safra yollarını tıkaması sonucu gelişen sarılıkla ilişkilidir. Safra akışının engellenmesi ile beraber ciltte safra tuzları birikmeye başlar. Bu birikim şiddetli kaşıntıya yol açabilir.
Kaşıntının nedeni safra asitlerinin derideki sinirleri tahriş etmesidir. Bu tür kaşıntıda ciltte kızarıklık-kabarıklık olmaz.
Genellikle tüm vücutta yaygın bir kaşıntı olur. Ancak bazı hastalarda kaşıntı sadece gövdede olurken bazılarında sadece kol ve bacaklarda olabilir.
Pankreas Kanseri Kimlerde Görülür?
- Sigara içenler
- Düzenli alkol tüketenler
- Fazla kilolu olanlar (özellikle göbeklenme, iç yağ artışı şeklinde)
- Diyabet hastaları (özellikle ileri yaşlarda yeni diyabet tanısı alınmış olması)
- Kimyasal boyalar, tozlar ya da temizlik maddelerine maruz kalanlar
- Kronik pankreatit hastalığı olanlar
- 45 yaş üzeri erkekler
Pankreas Kanseri Hangi Yaşlarda Görülür?
Pankreas kanseri her yaşta görülebilir, yaşla birlikte görülme sıklığı artar. 45 yaştan itibaren görülme sıklığı artar en çok 65 yaş üstünde görülür.
Ancak çok seyrek olmakla beraber, çocuklarda dahi pankreas kanseri görülebilmektedir.
Pankreas Kanseri Neden Olur?
Nedeni tam bilinmemektedir ancak safra hastalıkları ve kronik pankreatit ile bir ilişkisinin olabileceği düşünülmektedir.
Diyabet, kronik pankreatit ve çeşitli kalıtsal durumlar dahil olmak üzere bazı sağlık durumları pankreas kanseri gelişimine neden olabilir.
Ek olarak sigara, obezite, kırmızı et ağırlıklı beslenme tarzı, aşırı alkol tüketimi, vücutta ağır metal birikimi ve bazı kimyasallara maruz kalmak da pankreas kanserine yakalanma riskini artıran faktörlerdendir.
Safra hastalıkları, taşların safra kanalında yol açtığı tıkanıklıklardan ötürü safranın barsağa akamayarak pankreas kanalı içinde geriye doğru ilerlemesine yol açar. Bu ise pankreasa zarar verir.
Nitekim Pankreas kaynaklı en çok görülen kanser tipi, pankreastan sindirim enzimlerinin toplanıp taşınmasını sağlayan kanalları oluşturan pankreatik hücrelerden köken alır.
Pankreas kanserine yol açan süreçler araştırıldığında aşağıdaki günlük yaşam alışkanlıkları ile ilgisi bulunmuştur:
- Proteinden zengin beslenme (daha çok kırmızı et, işlenmiş etler ve yumurta tüketimi, protein takviyeleri)
- Yağlı peynirler, krema ve sütlü tatlılar
- Yağlı beslenme
- Alkol alışkanlığı
- Sigara alışkanlığı
- Ağır metal ve kimyasal maruziyetleri (tarım kimyasalları vb)
- Diyabet, obezite
Alkol Tüketimi ve Pankreas Kanseri
Alkol tüketimi ile pankreas kanseri arasında uzun zamandır bir bağlantı olduğundan şüphelenilse de, geçmişte kanıtlar her zaman yeterince güçlü olmamıştır.
Ancak, yeni ve kapsamlı bir çalışma bu belirsizliği ortadan kaldırmış ve alkolün pankreas kanseri riskini artırdığını açıkça ortaya koymuştur.
1980-2013 yılları arasında 33 yıl boyunca dört kıtada yaklaşık 2,5 milyon katılımcının verilerini inceleyen bu kapsamlı çalışma, alkolün pankreas kanseri riskini artırdığına dair güçlü ve tutarlı kanıtlar sunmuştur.
📌 Katılımcıların ortalama yaşı: 57
📌 %70’i alkol kullandığını bildirdi
📌 Her bir katılımcının takip edildiği süre: Ortalama 16 yıl
📌 Tespit edilen yeni pankreas kanseri vakaları: 10.067
🍷 Günde Bir İçki Bile Risk Taşıyabilir
Günde her 10 gram alkol tüketimi (kabaca yarım ila bir içki) pankreas kanseri riskini %3 oranında artırır
Kadınlarda günde 1-2 içki, riski %12 artırır
Erkeklerde günde 2-4 içki, riski %15 artırır
Erkeklerde daha yüksek tüketim, riski %36’ya kadar artırır
Alkol, pankreas kanserinden başka aşağıdaki yedi kanser türü için kanıtlanmış bir risk faktörüdür:
- Ağız boşluğu
- Gırtlak
- Geniz-Yutak
- Yemek borusu
- Karaciğer
- Meme
- Kolorektal (kalın barsak ve rektum)
Alkolün sadece pankreas kanseriyle değil, aynı zamanda karaciğer hastalıkları, kalp damar sorunları, meme kanseri ve ruh sağlığı sorunlarıyla da bağlantısı vardır.
Sigara Tüketimi ve Pankreas Kanseri
Sigara içen kişilerde pankreas kanserine yakalanma riski, hiç sigara içmemiş kişilere kıyasla yaklaşık iki kat daha yüksek bulunmuştur.
Pankreas kanserlerinin yaklaşık %25’inin sigaradan kaynaklandığı düşünülmektedir.
Beslenme Alışkanlıkları ve Pankreas Kanseri
Herhangi bir gıdanın doğrudan pankreas kanserine neden olduğuna dair bir kanıt bulunmamaktadır. Ancak bazı gıdaların pankreas kanseri de dahil olmak üzere birçok kanser türü riskini artırdığına inanılmaktadır. Bu nedenle birçok uzman, aşağıdakilerin tüketiminin sınırlandırılmasını veya tamamen kesilmesini önermektedir:
- Sığır eti, dana eti, domuz eti, kuzu eti ve koyun eti gibi kırmızı etler
- İyi pişmiş, kızarmış ve barbekü etler de dahil olmak üzere kömürleşmiş gıdalar
- Pastırma, sosis, sucuk, jambon, kurutulmuş dana eti ve salam gibi işlenmiş, terbiye edilmiş, tuzlanmış, salamura edilmiş veya tütsülenmiş gıdalar
- Yumurta
Bilimsel araştırmalara göre aşırı protein tüketimi pankreasta oksidatif strese yol açarak pankreas fonksiyonlarının bozulmasına neden olabilir.
Bilimsel araştırmalara göre, hayvansal kaynaklı gıdalar ve bunlarla üretilen besin öğeleri, nişasta veya unlu gıdalar, kızarmış patates, krema, peynir ve diğer yüksek yağlı süt ürünleri, tatlılar ve şekerlemeler, bira ve kahve gibi diğer tipik Batı tarzı gıdaların daha fazla tüketilmesiyle karakterize beslenme düzenleri, pankreas kanseri riskinin artmasıyla ilişkilendirilmiştir.
Batı ülkesi olmayıp, Ortadoğu beslenme alışkanlıklarına göre etler ve süt ürünlerini her gün tüketen 101 pankreas hastasında yapılan bir vaka kontrol çalışmasında yoğurt tüketimi de araştırılmış, risk faktörleri sıralamasında yoğurdun en başta geldiği, bunu kırmızı etlerin izlediği görülmüştür. Araştırmacılar sonuçları değerlendirdiklerinde peynirlerin ve tavuk etinin de pankreas kanseri ile ilişkili olabileceğini ifade etmişlerdir.
Araştırmalara göre her gün yumurta tüketimi de pankreas kanseri riskini 1.6 kat artırmaktadır.
Safra Taşları Pankreas Kanserine Neden Olabilir Mi?
Safra kesesi taşı olan kişilerde, safra kesesi taşı olmayanlara kıyasla pankreas kanseri riski daha yüksektir. Bunun nedeni, safra taşlarının pankreas kanseri için bir diğer risk faktörü olan kronik pankreatite neden olabilmesi olabilir.
Pankreas kanseri kronik pankreatit ile ilişkili bulunduğu için, kronik pankreatite neden olan olayların kontrol altına alınması pankreas kanserini önleyebilir. Bunlardan biri de safra taşlarıdır.
Safra Taşları
Pankreas, karaciğer ve safra kesesi komşu organlardır. Bu organların sindirim salgılarını barsağa boşaltan kanallar pankreas başı içinde birleşerek onikiparmak barsağına açılırlar.
Safra taşları sadece safra kesesinde olmazlar ve daha sık olarak karaciğerin safra yollarında oluşurlar. Karaciğerde üretilen safra safra kesesinde toplanmakla beraber bir kısmı da doğrudan barsağa akar. Safra barsağa akarken bu taşları da sürükler ve bazen taşlar kanalın içinde sıkışarak safra akışını engellerler.
Barsağa akamayan safra, kanalın içinde yükselerek geriye doğru birikir ve eğer tıkayıcı taşlar safra ve pankreas kanallarının birleştiği noktadan ileride ise hem safra ve hem de pankreas sindirim sıvısı pankreasın içine doğru ilerlemeye başlar. Bu durum akut pankreatite neden olabilir.
Pankreasta safra sıvısı birikmesi safra çökeltileri ile sonuçlanabilir, bu çökeltiler zamanla taşlaşarak pankreas taşı denilen ama aslında safra taşı olan sert birikintiler oluşturur. Bu taşlar önemlidir çünkü pankreas sıvısının akışına engel olarak kronik pankreatite yol açabilir. Ama pankreas sıvısı da taş oluşturabilir.
Pankreas Taşları
Pankreas taşları pankreası ince bağırsağa bağlayan kanalda veya bu kanala açılan yan kanallarda oluşabilirler. Pankreas taşlarının kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, pankreas öz suyundaki kalsiyum karbonat, protein, bilirubin gibi maddelerin katılaşması sonucu oluştuğu düşünülmektedir.
Pankreatolitiazis (pankreas taşı), aslında kronik pankreatitin bir sonucudur ve kolesterolden oluşmuş safra taşlarından farklı olarak pankreas taşlarının, kalsiyum karbonat tabakalarıyla oluşmuş bir çekirdeği vardır. Bu taşlar çok sayıda fibriler protein ve polisakkaritten oluşan jel benzeri bir matris ve bu matrisin içine gömülü bulunan kalsiyum karbonat kristalin bir kafesten oluşur.

Geniş bilgi için >>Safra hastalıkları
Pankreas Kanserine Yol Açabilen Hastalıklar
Aşağıdaki hastalıklar pankreas kanseri riskini arttırabilir:
- Kronik pankreatit geçirenlerin pankreas kanserine yakalanma riski 13 kat artar
- Diyabet (Tip-II) tanısı almış olmak pankreas kanserine yakalanma riskinin en az 2 kat artması demektir
- Pankreas kanseri olan hastaların, tanıdan önceki yılda safrakesesi taşı hastalığına yakalanmış olma oranı kanser olmayanlara kıyasla 6 kat daha fazla bulunmuştur. Bunun nedeni, safra taşlarının pankreas kanseri için bir diğer risk faktörü olan kronik pankreatite neden olabilmesi olabilir.
- Safra kesesinde değil de karaciğerin safra yollarında oluşan safra taşları safra kanalını tıkamadıkça belirti vermediği için karaciğer safra taşları ile pankreas kanseri arasındaki ilişki net değildir ancak bu taşların safra kanalını tıkayabilme potansiyelinin safra kesesi taşlarına göre daha yüksek olduğu tahmin edilmektedir.
Bununla beraber, safra kesesi taşları pankreas kanserine yol açmaz. Toplumda pek çok kişide birçok kişide safra kesesi taşı hastalığı varken pankreas kanseri çok nadir görülür.
Pankreas Kanseri Nasıl Teşhis Edilir?
Ultrason: 1 cm’den küçük tümörlerin ancak %50’si ultrasonografiyle tespit edilebilir.
Endoskopik ultrason (EUS) en çok tercih edilen görüntüleme yöntemlerinden biridir. Endoskopik ultrasonda ağız yoluyla barsağa ince bir boru gönderilir. Bu borunun ucunda kamera bulunur. Böylece barsak duvarından pankreasın ultrasonik görüntüsü elde edilebilir.
Bazı durumlarda pankreastan doku örneği (biyopsi) alınarak mikroskopik inceleme yapılabilir.
Pankreas hücreleri tarafından üretilen bir protein formu olan karbonhidrat antijeni CA 19-9’un kanda yüksekliği de teşhise yardımcıdır.
Bilgisayarlı tomografi (BT veya CT): 2 cm’den küçük kitlelerin saptanmasındaki duyarlılığı %77’dir. 1-3 mm’lik kesitlerle tarama yapabilen MDCT’nin (Multi Detector CT Scanner) kullanılmasıyla daha doğru karar verilmesi olanaklıdır.
PET görüntüleme ve manyetik rezonans (MR) görüntüleme de yardımcı görüntüleme yöntemleri arasındadır.
MR görüntüleme ile birlikte MRCP (MR kolanjio-pankretografi) uygulanması selim ve habis lezyonların ayrımında önem taşır.
PET (Pozitron emisyon tomografi) yönteminde, damar yoluyla verilen radyoaktif maddenin tümör dokusu tarafından tutulmasıyla tümör görüntülenebilir. Yöntem, 7mm çapındaki küçük pankreas kanserlerini ve metastazları gösterebilmektedir.
Pankreas Kanseri Nasıl Tedavi Edilir?
Pankreas kanseri, erken teşhis edildiğinde ve erken tedavi başlandığında iyi sonuçlar vermesine karşın erken evrede teşhis edilmesi oldukça nadirdir. Teşhis edildiğinde genellikle diğer organlara yayılım olduğu görülür.
Tedavi cerrahi girişim, radyasyon (ışın tedavisi/radyoterapi) ve kemoterapi ile olur. Eğer hastalık yeterince erken teşhis edilebilirse tümör ameliyatla çıkartılır ve ardından radyoterapi veya kemoterapi başlanır.
Kanserde ozon tedavisi desteği hakkında geniş bilgi için >> Ozon Terapi
Pankreas Kanseri Nasıl Önlenir?
Geç teşhis edilen bir pankreas kanserinin tedaviye direnç göstermesi nedeniyle, pankreas kanserinin risk faktörlerini anlamak ve önlenebilir etkenlere odaklanmak son derece önemlidir.
Pankreasın bir metabolizma organı olduğu göz önünde bulundurulduğunda hastalık sürecinin beslenme ile doğrudan ilişkili olup olmadığı halen araştırılmakta olan bir konudur.
Vaka-kontrol çalışmalarında, meyve, sebze, tam tahıllar, beyaz et, lif, az yağlı süt ürünleri, folat ve C vitamini ve beta karoten gibi antioksidan besin öğelerinin yüksek tüketimiyle karakterize edilen beslenme düzenleri, pankreas kanseri riskinin daha düşük olmasıyla ilişkilendirilmiştir.
Pankreas kanserinden kaçınmak için aşağıdaki gıdaların mümkün olduğu kadar seyrek tüketildiği bir diyet önerilir:
- Süt (tam yağlı veya yağı azaltılmış), peynirler, yoğurt ve kremalar
- Etler (özellikle yağlı etler ve yağda kızarmış etler)
- Yumurta (yumurta akı ve sarısı)
- Unlu-yağlı veya sütlü tatlılar
- Yağlar, tereyağı, margarin (bitkisel yağlar güvenle tüketilebilir)
- Yoğun sarımsak, soğan, acı biber içeren öğünler
- Rafine karbonhidratlar (nişasta, beyaz un, şeker, pekmez, mısır şurubu)
- Yoğun tam tahıllar içeren öğünler
- Kafein (kahve, çay, kafeinli içecekler)
Sonuç
Daha sağlıklı bir yaşam sürmek için:
🫑 Dengeli ve besleyici bir beslenme düzeni uygulayın
🏃♂️ Düzenli fiziksel aktiviteyi alışkanlık haline getirin
⚖️ Sağlıklı bir kiloyu koruyun
🍷 Alkol tüketimini azaltın veya tamamen bırakın




