NAET İle Alerji Tedavisi Nedir?

Alerjilerinizden NAET ile Kurtulun

Dr. Devi Nambudripad, Kasım 1983’te alerjileri gideren bir tedavi geliştirdi ve buna “NAMBUDRIPAD Alerji Giderme Teknikleri” anlamında, NAET adını verdi.

Keşfini izleyen yıllarda NAET ABD’de hızla yayıldı ve çok geçmeden beş kıtada uygulanmaya başladı.

NAET Nedir?

NAET her tür ve her şiddetteki alerjileri hafifletmek için uygulanan; invaziv olmayan, ilaçsız, doğal bir çözümdür.

NAET Tedavileri Nasıl Yapılır?

NAET tedavilerinde aşağıdaki yöntemler kullanılır:

  • Modern tıp biyokimyasal teknikleri
  • Akupunktur/Akupressür
  • Allopati
  • Kayropraktik
  • Beslenme bilimi
  • Kinezyolojik tıp disiplinlerinden olan enerji dengeleme test ve tedavi prosedürleri.

Tedaviler sırasında her seferde bir alerjen tedavi edilir. Ciddi derecede bağışıklık yetersizliğiniz yoksa, bir alerjeni duyarsızlaştırmak için yalnızca bir tedaviye ihtiyacınız olabilir.

NAET Tedavisi İçin Kaç Seans Gerekir?

Hafif ila orta derecede alerjisi olan bir kişi, 15-20 gıda ve/veya çevresel alerjeni duyarsızlaştırmak için yaklaşık 15-20 seans alabilir.

Doğru NAET tedavi protokolüne göre uygun şekilde tedavi edilirse; en ağır besin alerjilerinin tedavileri tamamlandıktan sonra lateks, çimen, yabani otlar/polenler, çiçekler, hayvan tüyü, hayvan epiteli, makyaj malzemeleri, parfümler, kimyasallar, sigara dumanı, çeşitli hastalık yapıcı ajanlar, ısı, güneş, soğuk ve diğer çevresel ajanlara olan alerji ve duyarlılıklar birer seansta iyileşebilir.

Yumurta, süt, yer fıstığı, penisilin, aspirin, küf mantarları ve mayalar, kabuklu deniz ürünleri, balıklar gluten vb günlük tüketilen gıdalara olan alerjiler tedavinin başında ortadan kaldırılır, sonra diğer alerjilerin tedavilerine başlanır.

Şiddetli bir alerjiyi duyarsızlaştırmak için birkaç seans gerekebilir.

NAET Tedavisinde Hangi Alerjiler Tedavi Edilir?

NAET ile organik veya inorganik maddelere, ilaçlara, hatta canlı organizmalara karşı olan, bütün alerjiler tedavi edilebilir.

İlk birkaç seansta temel besinler tedavi edilir. Yaklaşık on beş temel temel besin maddesi tamamlandıktan sonra kimyasallar, çevresel alerjenler, aşılar, vb. tedavi edilir.

Alerji Çeşitleri Nelerdir?

Alerjiler, vücudun yabancı maddelere karşı aşırı tepki göstermesi sonucu ortaya çıkan reaksiyonlardır. Alerjiler, genellikle bağışıklık sistemi tarafından tetiklenir ve insanların farklı maddelere karşı duyarlılık gösterebilirler. Yaygın alerji türleri:

  1. Besin Alerjileri: Belirli yiyecek veya içeceklerin tüketimi sonucu ortaya çıkar. En yaygın besin alerjileri arasında fındık, süt, yumurta, soya, buğday, deniz ürünleri ve kabuklu yemişler bulunur.
  2. Polen Alerjisi (Saman Nezlesi): Bitki polenlerine karşı duyarlılık sonucu oluşur ve genellikle bahar veya yaz aylarında ortaya çıkar. Çimenler, ağaçlar ve çiçeklerin polenleri bu tür alerjilere neden olabilir.
  3. Ev Tozu Akarları Alerjisi: Ev tozu akarları, evlerde yaygın olarak bulunan mikroskobik organizmaların neden olduğu alerjilere sebep olabilir. Bu organizmaların döküntüleri insanlarda alerjik reaksiyonlara yol açabilir.
  4. Hayvan Alerjileri: Kediler, köpekler ve diğer evcil hayvanların tüyleri, tüy döküntüleri veya tüylerinde bulunan proteinler, hayvan alerjilerine neden olabilir.
  5. İlaç Alerjileri: Belirli ilaçlara karşı alerjik reaksiyonlar meydana gelebilir. Bu ilaçlar arasında antibiyotikler, ağrı kesiciler ve antienflamatuar ilaçlar bulunabilir.
  6. Arı ve Böcek Sokmalarına Karşı Alerji: Arı, yaban arısı ve böcek sokmaları sonucu ortaya çıkabilir ve bazen ciddi anafilaktik reaksiyonlara yol açabilir.
  7. Lateks Alerjisi: Lateks (kauçuk) ürünlerine karşı alerjik reaksiyonlar gelişebilir. Bu tür ürünler arasında lastik eldivenler, prezervatifler ve medikal ekipmanlar bulunur.
  8. Dermatit: Temas dermatiti veya temas alerjisi, ciltle temas eden belirli maddelere karşı alerjik reaksiyonlar içerir. Bu reaksiyonlar, ciltte kaşıntı, kızarıklık ve döküntülerle kendini gösterebilir.
  9. Alkol Alerjisi: Bazı insanlar belirli alkol türlerine veya içeceklere karşı alerjik reaksiyonlar gösterebilirler. Bu reaksiyonlar baş ağrısı, cilt kızarıklığı ve mide rahatsızlığı gibi belirtilerle ortaya çıkabilir.

Alerjilerin şiddeti kişiden kişiye değişebilir. Hafif alerjiler sadece hafif belirtilerle kendini gösterirken, ciddi alerjiler yaşamı tehdit eden anafilaksi gibi acil tıbbi müdahale gerektiren reaksiyonlara yol açabilir.

NAET ve Allopati /Modern Tıp

Batı tıbbının beyin, kraniyal sinirler, omurilik sinirleri ve otonom sinir sistemi hakkında eriştiği bilgiler, vücudun bu çok katmanlı iletişim ağı hakkında oldukça aydınlatıcıdır.

Yaşam enerjisi, bu sinir ağı üzerinden vücutta dolaşarak, beyinden gelen pozitif ve negatif mesajları vücuttaki her hücreye ve hücrelerden de beyne ulaştırır.

Sinirler sadece haberleşme ağı değil aynı zamanda besleyici kanallardır. Her sinir ulaştığı organı yenilenme ve büyümeye uyarır.

Sinir sistemi, kökeni, sinirlerin vücuttaki anatomik yolları, sinir enerjisi kaynaklarından yararlanan organ ve dokular (hedef organlar ve dokular) ve varış yeri hakkında sahip olduğumuz bilgiler, 31 çift omurilik sinir kökünden çıkan belli omurilik sinirlerinin enerji dağılımını anlamamıza yardımcı olur.

NAET ve Kinezyoloji

Kinezyoloji, insan vücudunun hareket sanatı ve bilimidir.

Kinezyoloji, NAET’te herhangi bir maddenin varlığında ve yokluğunda vücudun herhangi bir kasının (nöromüsküler duyarlılık testi (NST) olarak da bilinir) gücünü ve zayıflığını karşılaştırmak için kullanılır. Bir maddenin varlığında ölçülen bir zayıflık, kişinin dokunduğu maddeye karşı alerjinin etkisinden kaynaklanmaktadır.

Bu basit yöntem alerjenlerinizi tespit etmek için kullanılabilir. Bu bulgu uygun laboratuvar testleri ile doğrulanır. Bunlardan biri IgE (İmmünoglobulin-E) olarak bilinir.

Spesifik IgE testleri, test edilen belirli alerjene karşı kandaki antikorların varlığını ve seviyelerini tespit eder.

Akupunktur/akupressür yöntemleri kullanılarak duyarsızlaştırma tedavisine başlamadan önce bu testler zorunludur.

NAET ve Kayropraktik

Kayropraktik ilkeler, sıkışan sinir kökünü tam olarak tespit edip izole ederek, belirli bir sinir enerjisi yolundaki sinir enerjisi tıkanıklığını tespit etmemize yardımcı olur. Sıkışan omurilik sinir köküne göre tam vertebral seviye, o enerji yolunun seyahat rotasını, varış noktasını ve hedef organlarını izlememize yardımcı olur. “Kayropraktiğin Babası” olarak kabul edilen DD Palmer, “Çok fazla veya çok az enerji hastalıktır” dedi. Sıkışmış bir sinir enerji akışında bozulmaya neden olabilir.

Kayropraktik tıp, sıkışmış bir sinirin veya enerji akışındaki herhangi bir rahatsızlığın hastalığa neden olabileceğini öne sürüyor ve bu da sinir enerjisinin kesintisiz akışını sürdürmenin önemini ortaya koyuyor. Sinir sıkışması veya enerji akışındaki tıkanıklık genellikle alerjinin sonucudur. Sıkışan sinirin spesifik vertebra seviyesindeki omurga manipülasyonu, enerji akışındaki tıkanıklığı giderebilir ve vücudun homeostazis durumuna ulaşmasına yardımcı olabilir.

NAET ve Akupunktur / Uzakdoğu Tıbbı

Uzakdoğu tıp ilkelerinden gelen Yin-Yang teorisi, vücutta homeostazın korunmasının önemini öğretir. Doğu tıbbının ilkelerine göre, “beden mükemmel bir dengede olduğunda hiçbir hastalık mümkün değildir.”

Homeostazdaki herhangi bir bozukluk hastalığa neden olabilir. Kinezyolojik testte de görüldüğü üzere vücutta kasları zayıflatan bir etki yaratabilen herhangi bir alerjen, homeostazisin bozulmasına neden olabilir.

Dolayısıyla homeostazın korunmasıyla hastalıklar önlenebilir ve tedavi edilebilir.

Akupunktur teorisine göre, akupunktur ve/veya belirli akupunktur noktalarındaki akupressür, meridyenler ya da enerji kanalları olarak bilinen enerji yollarındaki enerji tıkanıklıklarını ortadan kaldırarak vücudu homeostazis durumuna getirme gücüne sahiptir.

Tıkanıklıklar giderildiğinde enerji, yolunda serbestçe akabilir ve böylece vücut mükemmel bir dengeye kavuşur.

NAET ve Beslenme

Ne yersen O’sun! Doğru beslenme sağlık için şarttır.

Ama hangi doğru beslenme?

Kimin bünyesine göre doğru?

Besleyici yiyecekleri rahatsızlık duymadan yiyebildiğiniz ve besin değerlerini özümseyebildiğiniz zaman, o yiyeceğin doğru yiyecek olduğu söylenebilir.

Yiyecekleri yediğinizde hazımsızlık, şişkinlik veya diğer sindirim sorunları yaşıyorsanız, bu yiyecek normal şekilde çalışmanıza yardımcı olmuyor demektir. Bunun nedeni gıdaya karşı alerjidir.

Farklı yiyecekler farklı insanlarda farklı tepkiler verir. Bazıları için besin olan bazıları için zehir olabilir. Bu nedenle besinlere karşı alerjinin temizlenmesi çok önemlidir.

Alerjik kişiler, besin değeri düşük yiyecekleri, besleyici yiyeceklerden daha iyi tolere edebilirler. Ancak alerjiyi temizledikten sonra daha sağlıklı ve besleyici yiyecekler yemeye çalışmalısınız. Besin değeri olmayan, rafine edilmiş, rengini kaybetmiş yiyeceklerden kaçınmalısınız.

Teşhis edilmemiş gıda alerjileri nedeniyle kendini kötü hissedenler, spesifik alerji tedavisi gördükten sonra canlılıklarını artırmak için vitaminler veya diğer takviyeleri alabilir ve artık onlardan fayda görebilir.

Aldıkları besin takviyelerine karşı alerjileri varsa, bu onların kendilerini daha kötü hissetmelerine neden olacaktır.

Ancak bu alerjileri temizledikten sonra vücutları bu takviyeleri uygun şekilde özümseyecektir.

Bu nedenle periyodik olarak beslenme değerlendirmesi yapılmalı ve gerekiyorsa uygun takviyeler alınarak daha hızlı sonuç alınmalıdır.

NAET ile alerji tedavilerimiz sırasında gerektiğinde başka yöntemlerle de tedaviyi desteklemekteyiz:

Bunun nedeni, alerjinin çoğunlukla artık bir hastalığa yol açmış olmasıdır. Örneğin kronik sinüzit veya astım/KOAH gibi hastalıklar alerjik zeminlerde gelişir ancak alerjiler dokulara da zarar vermiştir.

Bu gibi durumlarda bir an önce hasta organı iyileştirmek için spesifik tedavilerin desteğine ihtiyaç olabilir.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı