Ozon Tedavisi

Ozon Tedavisi Nasıl Yapılır?

Ozonun vücuda çeşitli veriliş yolları vardır. Bunlardan en yaygın olanı kanı ozonlamaktır. İşlem, bir şişeye alınan kanın içerisinden medikal ozon gazı geçirerek bu kanı tekrar dolaşıma geri vermekten ibarettir. Ancak bu, kanı ozonlamak için uygulanan ozonterapi yöntemlerden sadece biridir. Seruma ozon verip bu serumu damar yoluyla vererek de kan ozonlamak mümkündür ve bu da çok yaygın bir tedavidir.

Medikal Ozon gazını veya ozonun yağdan geçirilmesi ile elde edilen ozonidleri çeşitli yollardan vücuda vererek veya ozonun sudan geçirilmesi ile elde edilen ozonlu suyu içerek çok yönlü tedaviler yapmak mümkündür.

Kan yoluyla yapılan ozonterapiden başka, yaygın olarak uygulanan bir yöntem de insüflasyondur (İnsufflation=hava verme) Burada ozon gazı doğrudan rektal, vajinal ya da kulak yoluyla, veya mesaneye, veya deriye verilir. Diğer bir ozonterapi yöntemi de başta ağrılar olmak üzere çeşitli hastalıklarda ozonu lokal injeksiyonlar ile uygulamaktır.

Kan Yoluyla Ozon Tedavisi (Major Auto Hemotherapy=MAH, MAHT) (O3 autohemotransfusion (O3-Aht)

Damardan alınan bir miktar kana ozon uygulandıktan sonra bu kanın dolaşıma geri verilmesi şeklinde yapılır.

Uygulamada kullanılan ozon bir tıbbi ozon üreteci (medikal ozon jeneratörü) tarafından, sadece medikal oksijenden, ve işlem sırasında üretilir. Ozona dayanıklı özel materyaller kullanılarak üretilmiş özel ozonterapi setleri kullanılır. Yaygın olarak 80-100 ml kan alınarak yapılır. Ancak bilimsel araştırmalarda tedaviler 150-200 ml kan alınarak yapıldığından, en doğrusu tedavilerin bu miktar kan alınarak yapılmasıdır. Alınan kan miktarına bağlı olarak, işlem 15 veya 35 dakika içerisinde biter.

Bu işlemler için kullanılan setler kan pıhtılaşmasını önleyici maddelerle önceden ilaçlanmış olduğundan, işlem sırasında kanınız asla pıhtılaşmaz. Tedavi setleri, hepsi de tek kullanımlık olan malzemelerden oluşur. Ozon jeneratöründen elde edilen oksijen-ozon karışımı sterildir, yine de bu karışım tek kullanımlık özel filtreler kullanılarak kana verilir. İşlemlerde kan tedavilerinde kullanılan en ince iğneler tercih edilir. Bu iğneler normalde kan almakta kullanılan iğnelerden de daha incedir.

Seanslar sırasında alınan kanın vücudunuzdan birkaç dakikalığına dahi olsa geçici olarak eksilmesi herhangi bir sağlık sorunu ya da tansiyon düşmesi yaratmaz. Seanslarda bir defada en fazla 200 ml kan alınır. Kızılay’a kan verdiğinizde ise alınan 1 ünite kan 300 ml’dir.

Kan yoluyla tedaviler genelde yatarak yapılmaktadır. Kliniğimizde özel olarak bu tedaviler için tasarlanmış yarı yatar pozisyonda tedavi alabileceğiniz, motorlu-hareketli koltuk sistemi kullanılmaktadır. İşlemler acı ve ağrıya yol açmadığından, işlem sırasında bayıltılmanız gerekmez.

İşlem sırasında korkudan bayılma olmaz. Sizin bayılma korkunuz varsa endişeniz olmasın, zira böyle durumlarda koltuğumuzun kan basıncınızı dengeleyecek konuma getirilmesi çok kolaydır. Tedavinin tüm aşamaları hemen yanıbaşınızda gerçekleştirilir. Ozon da yine hemen yanıbaşınızdaki cihazdan, gözlerinizin önünde elde edilir. Kan göremeyen kişilerde, işlem sırasında kan görmeyeceğiniz şekilde çalışmamız da mümkündür.

Ozonlanmış kanın dolaşımınıza geri dönmesi sırasında kendinizde hiçbir değişiklik fark etmezsiniz. Sağlıklı bir insanda vücut ağırlığının her 1 kilogramının yaklaşık 79 mililitresi kandan oluşur. Bu orana göre örneğin 60 kiloluk birinde 4,74 l; 86 kiloluk birinde 6,7 l kan bulunur. 200 ml kan alarak yaptığımız ozonterapi seansında alınan bu kan miktarı, 60 kiloluk birinin toplam kanının yaklaşık 24’de biridir. Başka bir deyişle yüzde 4’ü kadardır

Bu seanslar günde iki kez, sabah-akşam yapılabileceği gibi, haftada 2 kez de yapılabilir. Daha seyrek seansların da faydası olabilmekle beraber, bir hastalıkla mücadele ederken hatta detoks amacıyla ozonterapi yaparken dahi, haftada ikiden daha seyrek tedaviler önerilmez.

Belli bir hastalıkla mücadele ederken veya sadece detoks amacıyla yapılan ozonterapi kürlerinde sizin ihtiyacınız olan seans sayısı konusunda sadece tahminde bulunulabilir, sizi iyileştirecek olan tedavi sayısı önceden kesin olarak bilinemez.

Verilen seans sayısı daima önceki deneyimlere dayanır ancak siz daha çok sayıda tedavi alması gereken biri de olabilirsiniz.

Tedaviye başlarken yapılması gereken standart testler yoktur. Belli bir hastalık için tedaviye başlanacak ise istenecek belli testler olabilir ancak bunlara ancak ilk konsültasyon sırasında karar verilir. Gelmezden önce test yaptırıp getirmeniz istenmez.

Minor AutoHemoTherapy

Kan yoluyla yapılan bir başka ozonterapi şekli de küçük ozon ya da ozon aşısı adları ile anılan minör otohemoterapidir. Bu yöntemde 3 veya 5 ml gibi çok az kan alınarak şırınga içinde ozonlanır ve kas içine injekte edilerek tekrar vücuda verilir. Yöntemin bağışıklık güçlendirmekte özel bir etkisi olduğuna inanılır, bu nedenle MAH yapılamayan durumlarda uygulanmaya devam etmektedir.

Ozon/Ozonid İnsüflasyonları

Ozon gazının ozon-oksijen karışımı halinde veya ozonid olarak yine gaz halinde verildiği bu tedavilerde ozonun hem lokal, hem sistemik etkilerinden faydalanılır.

İnsüflasyon yönteminde medikal ozon, gaz olarak doğrudan vücuda verilir:

  • Rektal Ozon veya Ozonid İnsüflasyonu
  • Vajinal Ozon veya Ozonid İnsüflasyonu
  • Kulaktan Ozon veya Ozonid İnsüflasyonu
  • Mesaneye Ozon veya Ozonid İnsüflasyonu
  • Deriye (belli bir deri alanına veya tüm vücuda) ozon insüflasyonu

Bazı dokular ozona çok duyarlıdır, ozon bu dokulara sadece ozonid insüflasyonu şeklinde verilir:

Üst ve alt solunum yollarının ozonterapisinde, burun, ağız, boğaz, alt solunum yolları ve Akciğerlere ozonid insüflasyonu uygulanır. Göze yapılan ozonterapide kornea, göz kapağının içi ve kirpik diplerine haricen ozonid insüflasyonu uygulanır.

İnsüflasyon yönteminin uygulandığı tedavilerde elde edilen lokal antienflamatuar, antiviral, antibakteriyel, antifungal etkiler üzerinden pek çok hastalık tedavi edilebildiği gibi, rektal ve vajinal insüflasyonlarda sistemik yani tüm vücuda faydası olan genel etkilere de ulaşılabilir.

Rektal İnsüflasyon

Rektal insüflasyonda 300 ml kadar miktardaki medikal ozon özel bir set yardımıyla anüsten rektuma verilir. Rektum anüsün hemen üstünde olan, anüsten uygulanan fitil/süppozituarların yerleştirildiği son barsak bölümünün tıbbi adıdır. Bu barsak bölümünde dışkı/gaita bulunmaz. Bu nedenle ağrı kesici ateş düşürücü fitiller buradan rahatlıkla uygulanarak hızla ve sindirim sisteminde yan etki yaratmaksızın emilmesi sağlanır. İşte ozon da aynı şekilde bu bölgeden emilerek hızla kana karışır.

Kana karışan ozon barsakların kan dolaşımı gereğince doğrudan karaciğere gidecektir. Bu nedenle başta karaciğer hastalıkları olmak üzere pek çok hastalıkta ve hatta bağışıklığı arttırmak için de, ozon bu şekilde uygulanabilir. Zira ozon bir kez kan dolaşımına geçtikten sonra sadece karaciğeri değil, bütün vücudu dolaşacaktır.

Vajinal İnsüflasyon

Vajinal insüflasyonun geçmişi rektal insüflasyona nazaran nispeten daha yenidir. Başlangıçta sadece vajinanın mikrobik hastalıklarında ve rahim ağzı kanserlerinde uygulanırken zamanla uygulama alanları genişlemiştir. Zira ozonun vajina duvarından oldukça yüksek konsantrasyonlarda kana karıştığı anlaşılmıştır.

Vajinal ozon insüflasyonlarının uygulanması idrar yolu sondalarının vajinaya yerleştirilmesi yardımıyla olur. Ozonun veriliş hızı gayet düşüktür, hissedilmez. İnsüflasyon sırasında ağrı ya da benzeri herhangi bir rahatsızlık verici his oluşmaz.

Verilen ozon hızla dokulardan emilir ve kana karışır, bir yandan da rahimağzından rahime, oradan tüplere ve sonra yumurtalıklara dek ulaşır. Bu sırada karın boşluğu, komşu dokular ve periton da ozonlanmış olur.

Mesane İnsüflasyonu (intravesikal ozon uygulaması)

Ozon gazının bir sonda yardımıyla mesaneye verilmesi gerek mikrobik hastalıklarda, gerekse habis hastalıklarda yaygın olarak bir yöntemdir. Uygulama hiçbir rahatsızlık vermez, verilen medikal ozon miktarı her seansta 60 ml’dir. En çok uygulandığı hastalık interstisyel sistit/ağrılı mesane hastalığıdır.

Plevra İnsüflasyonu

Bazı plevra hastalıklarında (pleural mesothelioma) bu yöntemle verilen ozonun tedavi edici etkileri dünyada henüz az sayıda klinikte tecrübe edilmiştir ancak sonuçlar ümit vericidir.

Periton İnsüflasyonu

Peritoneal carcinomatosis hastalığında veya karındaki organların periton metastazlarını önlemek veya tedavi etmek amacıyla uygulanan deneysel bir tedavidir. Tedavi öncesinde genel anestezi altında yerleştirilen bir kateter yardımıyla uygulanır. Tartışmalı bir yöntemdir ancak çoğu vakada etkili bulunmuştur.

Kulak İnsüflasyonu

Dış kulak yolunun, orta kulağın ve iç kulağın mikrobik olan olmayan enflamatuar hastalıklarında ve sinüzitte uygulanır. Ozon yüzdeki tüm sinüslerin bakteri, mantar ve virüslerle olan enfeksiyonlarında hızla ve kolayca tedavi sağlar. Orta kulak enfeksiyonunu ve çocuklardaki kulakta sıvı birikmesi sendromunu hızla iyileştirir.

Kulaklara ozon insüflasyonu özel kulaklıklar yardımıyla yapılır. Ozonun veriliş hızı gayet düşüktür, hissedilmez.

Ozon dış kulak yolundan girer girmez deriden emilmeye başlar. Kulak içindeki yolculuğu sırasında yüksek emilim kabiliyetiyle ozon çevre dokulara emilerek tüm kafa içi dokulara yayılır.

Ozon insüflasyonu dış kulak, orta ve iç kulağı ozonlarken bir yandan da sinüslere ve buruna ulaşır ve ozon kokusu saniyeler içinde burnunuza gelir. Aynı işlemde hem kulaklar, hem sinüsler aynı anda ozonlanabilir. 5 dakikalık seanslar mükemmel bir tedavi sağlamaktadırlar. Verilen ozon ozonid şeklinde günler boyunca kulak ve sinüs boşluklarında kalarak tedaviye devam eder. Genelde 3-4 gün ara ile yapılan 3-4 tedavi yeterli olmaktadır

Derinin Ozon İnsüflasyonu

Diyabetik ayak sorununda, kapanmayan yaralarda, venöz ülserlerde, bacağın dolaşım bozukluklarında ayak veya bacaklar torba içine alınarak ozon insüflasyonu yapılır.

Tüm vücudun deri yoluyla ozonlanması gerektiğinde kapalı kabinlerde baş dışarıda kalacak şekilde yatılarak deriye ozon insüflasyonu yapılır.

Bu yöntemlerde de, ozonun hem lokal antimikrobik ve antienflamatuar, yara iyileştirici etkilerinden faydalanılır, tüm vücudun haricen ozonlanmasında olduğu gibi, sistemik etkiler de sağlanır.

İnjeksiyon ile vücut içine ozon verilme yöntemleri

Medikal Ozon gazı injeksiyon yöntemiyle de vücutta çeşitli yerlere uygulanabilir

Periton İçine Ozon İnjeksiyonları

Enfeksiyon, kanser, metastaz profilaksisi ve başta Kronik Pelvik Ağrı sendromu olmak üzere alt batının nedeni bilinen-bilinmeyen  tüm ağrılı hastalıklarında  uygulanır

Eklem İçine Ozon İnjeksiyonları

Kalça, diz, omuz, bilek, parmak gibi, eklem bağlarının olduğu tüm eklemlere uygulanır

Akupunktur Noktalarına Ozon İnjeksiyonları 

Çok küçük ve ince iğnelerle yapılan bu mikro-ozon injeksiyonları akupunktur seansının etkilerinin çabuk başlamasını ve uzun sürmesini sağlar, tedavi sonucuna daha çabuk ulaşılır

Deri Altına Ozon İnjeksiyonları

Selülit veya lokal dolaşım bozukluklarında hipoksik alanlara yapılır

Deri İçine Ozon İnjeksiyonları

Ameliyatlardan sonra geç iyileşen kesi yerlerinde, kapanmayan yaralarda, dolaşımı bozulmuş küçük alanlarda, eski dikiş izlerinde, açılan ameliyat dikişlerinde, sikatris ve nedbelerde lokal olarak deri içine mikro-ozon injeksiyonları yapılır.

Ozonlu Su İle Yapılan Tedaviler

İki kere distile edilen suya ozon gazı verilmesi ile elde edilen ozonlu su içilerek ağız-boğaz hastalıklarının, yemek borusu ve mide hastalıklarının tedavisi mümkündür. Ozon bu şekilde de vücuda verilebilir, kana karışabilir, kan yoluyla bütün vücuda ve vücut sıvılarına dağılabilir.

Ozonid Nedir?

Ozonid, ozonun organik doymamış yağlar ile girdiği reaksiyon sonucu ortaya çıkan bir üründür. Vücudumuzdaki çoğu hücrenin de zarında çift karbon bağlar bulunduğu için, vücudumuzda ya da kanda da ozonid oluşur. Zaten ozonun vücuttaki etkilerini çoğunlukla ozonidlere borçluyuz. Ozonid ozona göre daha zayıf ancak çok daha uzun etki süreli bir moleküldür. Bu nedenle bir ozon seansının etkisi vücutta birkaç güne kadar uzayabilir.

Ozonidin sadece vücudumuzda değil, içinden ozon geçirilen bitkisel doymamış yağlarda da oluşması sayesinde yeni tedavi olanakları elde edilmiştir.

Ozonidler hazırlanırken kontrollü üretim yapılarak uygulama amacına bağlı olarak gerekli peroksit sayısına ulaşmaları takip edilmelidir. Böylece, uygun peroksit sayısına sahip ozonid karışımları; Göze ve kulağa uygulanabilir

Ağız-dişeti, burun-boğaz, vajina, vulva, üretra, rektum ve anüs gibi vücut bölgelerinde, tüm mukozalara tatbik edilebilir, gargara yapılabilir, içilebilir, deriye ve saçlı deriye uygulanabilir. Eklem hastalıklarında, çeşitli ağrılı hastalıklarda ağrılı bölgeye haricen uygulanabilir.

Yağlı bileşikler halindeki ozonid uygulamalarından başka, ozonidi gaz olarak alabileceğimiz ozonid tedavileri de vardır. Soluk borusu ve akciğer hastalıklarında akciğerlere doğrudan uygulanabilecek biricik ozon tedavisi ancak bu yöntemle olabilir.

Bu yöntem bronşların ve akciğerlerdeki lenf düğümlerinin etkili bir şekilde ozonlanmasını sağlayarak pek çok hastalıkla mücadele sağlar, buralardaki virüs, bakteri ve mantarları öldürür. Covid19 sonrasında göğüste kalan ağrı-acı hissini de yine bu yöntem etkili bir şekilde tedavi eder.

Ozonid tedavileri, vajinal, rektal ve kulak insüflasyonunda nadiren de olsa görülebilecek doku hassasiyetinde de etkili bir alternatif tedavi sağlar.

Dr. Nilgün Eröztürk – Her hakkı saklıdır

Başa dön tuşu